Erdoğan’ın faiz inadı krize davetiye mi?

Seçimi Erdoğan’ın kazanması halinde ekonomide yaşanabilecek gelişmelerle ilgili bir öngörüde bulunmak kolay değil. Sayın Erdoğan’ın CNN muhabirine yaptığı açıklama doğrultusunda davranması halinde Türkiye ekonomisinin acil ihtiyacı olan sağlam dış kaynağı bulmakta hayli zorlanacağını söyleyebiliriz.

Osman ULAGAY DÜNYA GÖZÜ

Geçen haftaki yazımda, Cumhurbaşkanlığı seçiminin 2. turu  sonrasında Erdoğan’ın görevde kalması halinde, Türkiye ekonomisinin uluslararası piyasaların ağır baskısı altında kalacağını ve Sayın Erdoğan’ın da bu nedenle finans dünyasının taleplerine boyun eğmek zorunda kalabileceğini belirtmiştim.  

Benim yazımın yayınlanmasından birkaç gün sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmek için Türkiye’ye gelen CNN International muhabiri Becky Anderson, Türkiye’de enflasyonu azdıran faizleri düşürme politikasından vazgeçmeyi düşünüp düşünmediğini sordu Erdoğan’a. Erdoğan kendisinin bir ekonomist olarak, faizleri düşürmenin enflasyonu düşüreceğine ve büyümeyi artıracağına inandığını ve bu politikadan vazgeçme niyetinde olmadığını söyledi Anderson’a.  

Sayın Erdoğan, Türkiye’de kendisine çanak soru sormak için yarışan yandaş medya mensuplarından farklı olarak, böyle bir soru sormaya cüret eden yabancı gazeteci hanıma unutamayacağı bir ders vermek için mi böyle cevapladı bu soruyu bilmiyorum ama faizleri düşürme inadını seçimi kazandıktan sonra da sürdürürse bu davranışın Türkiye ekonomisinin krize girmesini çabuklaştıracağına eminim. Erdoğan’ın talimatıyla karar alan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yönetimi bakalım nasıl bir sinyal verecek piyasalara yarın yapacağı toplantıda.

Erdoğan’dan cesaret alan “allame” bakan

Muhaliflerini aşağılamaktan farklı bir zevk alan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisine yaranmak isteyen bakanlar ve yanındaki zevat için bir rol modeli oluşturması şaşılacak bir şey değil. Bakan olduğu günden beri yaptığı iddialı tahminlerin hiçbiri doğru çıkmayan ve farklı söylemiyle alay konusu haline gelen Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, önceki gün yaptığı açıklamada hükümetin ekonomi politikasını eleştirenleri “beyinsizler” olarak nitelemiş.

Kendini “allame” sanan Sayın Nebati’nin iltifatına mazhar olan bir gazete yazarı olarak kendisine şöyle bir müjde verebilirim: Bakan olduğu günden itibaren yapmış olduğu iddialı açıklamalarla bu iddialarla çelişen gerçekleşmeler arasındaki uçurumu belgeleyen çok sayıda örnek var arşivimde. Kendisinin bakan olduğu dönemi de kapsayan bir kitap yazarsam ilerde, “allame” bakana mutena bir yer ayıracağım bu kitapta.

Seçimden sonra ekonomi ne olacak?

28 Mayıs’ta yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçiminin sonucunun kritik bir kavşakta bulunan Türkiye ekonomisinin seyrini etkilemesi kaçınılmaz.

Seçimi Erdoğan’ın kazanması halinde ekonomide yaşanabilecek gelişmelerle ilgili bir öngörüde bulunmak kolay değil. Sayın Erdoğan’ın CNN muhabirine yaptığı açıklama doğrultusunda davranması halinde Türkiye ekonomisinin acil ihtiyacı olan sağlam dış kaynağı bulmakta hayli zorlanacağını söyleyebiliriz. Belirleyici unsur olarak Erdoğan dışında kimse gelmiyor akla.

Millet İttifakı içinde ise Türkiye ekonomisi için farklı çıkış yolu senaryoları geliştirmiş olan, iktisatçı olduklarını dünyaya kanıtlamış değerli uzmanlar var. Onların yapacakları değerlendirmelerin ve getirecekleri önerilerin, seçimin sonucundan bağımsız olarak dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum.                                                                

Tüm yazılarını göster