İthalatçıların KDV indirimine kısıtlama

Numan Emre ERGİN PERSPEKTİF

24.11.2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ithalatta gözetim uygulaması, korunma önlemleri ve haksız rekabetin önlenmesi kapsamında yapılan uygulamalar nedeniyle hesaplanan KDV’nin indirim hakkı kaldırılmıştır. Yapılan düzenleme uyarınca,

  1. İthalatta gözetim uygulanması hakkında ilgili mevzuat uyarınca, gözetim uygulamasına tabi tutulan mallara ilişkin gümrük beyannamelerinde beyan olunan ve tevsik edilemeyen tutarlar ile bu tutarlar nedeniyle doğan ve katma değer vergisi matrahına dâhil olan her türlü vergi, resim, harç ve paylar dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin,

  2. İthalatta korunma önlemleri uygulanması hakkında ilgili mevzuat uyarınca, korunma önlemi olarak uygulanan gümrük vergisi ve/veya ek mali mükellefiyetler ile bu tutarlar nedeniyle doğan ve katma değer vergisi matrahına dâhil olan her türlü vergi, resim, harç ve paylar dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin,

  3. İthalatta haksız rekabetin önlenmesi hakkında ilgili mevzuat kapsamında uygulanan dampinge karşı vergi ve telafi edici vergiler ile bu tutarlar nedeniyle doğan ve katma değer vergisi matrahına dâhil olan her türlü vergi, resim, harç ve paylar dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin

indirim hakkı kaldırılmıştır.

Yapılan düzenleme uyarınca indirim hakkı kaldırılan KDV, ithalatta gözetim, koruma ve haksız rekabetin önlenmesi tedbirleri dolayısıyla yapılan değer artışı ve ödenmek durumunda kalınan ilave mali yüklere isabet eden KDV’dir.

Söz konusu Kararın yayımlanması ile birlikte. eşitli tartışmalar da başlamıştır. Öncelikle bu düzenlemenin bir yasayla mı yapılması gerektiği sorusu akla gelebilir, zira vergisel bir indirimin kısıtlanması söz konusu olduğunda akla ilk gelen sorunun bu olması çok normal. Anayasa’nın 73. maddesinde vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülüklerin kanunla koyulup, değiştirilip kaldırılabileceği söylendikten sonra muaflık, istisnalar ve indirimler ve oranlara ilişkin hükümlerde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisinin Cumhurbaşkanı’na verilebileceği belirtilmiş. KDV Kanunu’nun 36. maddesinde de böyle bir yetki düzenlenmiş. Söz konusu madde uyarınca Cumhurbaşkanı (KDV) indirim hakkını kısmen veya tamamen kaldırmaya veya yeniden koymaya ve bu şekilde indirim hakkı kısıtlanan mal veya hizmetleri belirlemeye, süresi içinde iadesi talep edilmeyen ve indirim yoluyla giderilmek üzere sonraki dönemlere devrolunan katma değer vergisinin gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak yazılmasına imkân vermeye, iade talebinde bulunulabilecek asgari tutarı belirlemeye yetkilidir.” Bu durumda, düzenlemenin CB Kararı ile yapılmasında bir sorun gözükmüyor. Diğer taraftan, kanunda alt alt sınır açısından bir belirlilik olmadığı şerhini de düşmek gerekir.

Ortaya çıkan diğer bir soru ise indirilemeyecek olan bu KDV’nin akıbeti ile ilgili. KDV Kanunu’nun 58. maddesinde mükelleflerin indirebildikleri KDV’yi gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak dikkate alamayacakları düzenlenmiştir. Bu hükmün mefhum-u muhalifinden mükelleflerin indiremedikleri KDV’yi gider olarak dikkate alabilecekleri sonucu çıkmaktadır. Bu nedenle, söz konusu CB Kararı ile indirim hakkı kaldırılan KDV’nin gider veya maliyet (stoklar/emtia açısından Vergi Usul Kanunu’nun 262. maddesi 4. fıkrası uyarınca maliyet) olarak dikkate alınabileceğini değerlendiriyorum.

Söz konusu düzenleme 24 Kasım 2023 tarihi itibariyle yürürlüğe girdi. Dolayısıyla, Kasım ayına ilişkin KDV beyannamelerinin indirilemeyecek olan KDV’nin ayıklanarak verilmesi gerekmektedir. Şirketlerin bundan sonraki dönemlerde bu ayrıştırmayı sağlayacak sistemler ve hesaplamalar geliştirmesi gerektiği muhakkak. Mali müşavirlerin iş yükü biraz daha artacak gibi durmaktadır.

Söz konusu CB Kararı ile neden böyle bir düzenleme yapıldığını tam olarak bilmesek de ithalatta vergi gelirini artırmak, ithalat maliyetini artırarak yerli üreticiyi korumak amacıyla yapılmış olabileceği düşünülebilir. İthalatta gözetim, koruma ve haksız rekabetin önlenmesi için uygulanan vergiler nedeniyle oluşan KDV’nin indirim hakkının kısıtlanmasının ithalatçıların maliyetini artıracağınında şüphe yok. Bu durum, ister istemez ithal ürünlerin fiyatlarında enflasyonist bir etki yaratacaktır. Sırf KDV’nin indirim hakkı kaldırıldı diye ithalatın azalacağını zannetmiyorum. Düzenlemeyi genel olarak mükelleflerin gerçekte yüklendikleri KDV’yi indirememesi ve bu durumun KDV’nin felsefesine aykırı olması nedeniyle olumlu karşılamadığımı belirtmek isterim.

Eğer bir sürpriz yapılıp da bu CB Kararı nedeniyle indirilemeyen KDV’nin gider olarak da dikkate alınamayacağı yönünde bir düzenleme yapılmazsa Karardan olumlu etkilenecek kesim, sürekli olarak devreden KDV beyan eden ithalatçılar olarak gözükmektedir. Böylece bu durumdaki ithalatçılar devletten alamadıkları bu KDV’lerin bir kısmını gider yazmak süretiyle kurum kazancından indirerek geri almış olacaklardır. Kim bilir; belki de bu düzenleme devleti faizsiz fonlayan bu kesimin lobisiyle yapılmıştır...

 

Sözün özü: Birine yapılan indirim, başkasına yapılan bindirimdir.

Tüm yazılarını göster