2025’in ana temaları; jeopolitik riskler, küresel büyüme,
enflasyondaki eğilim ve Trump politikaları olmaya devam ediyor.
Bu yılın en önemli temalarından biri Trump dönemiyle birlikte
hisse senetlerinin çok düşmeyeceğine dair gelişmeler olarak öne
çıkıyor ve bu fikrin 2025 yılının ilk çeyreğinde, test edilmesinin
muhtemel olacağını düşünüyoruz. Aynı zamanda, küresel büyümenin
dayanıklı kaldığını da görüyoruz. İleriye dönük olarak, büyümenin
trend şekline yakın bir performans sergilemesi muhtemel görünüyor.
Ayrıca kademeli olarak düşen enflasyon, merkez bankasının
gevşemesinin devam etmesine olanak tanıyabilir. Diğer taraftan
enflasyonist etkileri olması beklenen Trump politikaları, ana
temalardan biri olarak önemini koruyor. Özellikle tarife artışları,
vergi kesintileri, göçe yönelik ek kısıtlamalar ve deregülasyonlara
yönelik adımların bu yıl önemli olacağını düşünüyoruz.
Yatırımcılar; bu yıl ABD'de faiz beklentilerindeki değişime, ABD
ile diğer ekonomiler arasında giderek büyüyen politika
farklılıkları ve başkan seçilen Donald Trump’ın gümrük vergisi
politikalarına odaklanmış durumdalar. FED başta olmak üzere, merkez
bankalarının faiz indirim sürecine yönelik beklentiler de piyasalar
üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Küresel merkez bankaları şu
anda, bir faiz indirimi döngüsünün ortasındalar. Daha fazla faiz
indirimi için alan görmemize rağmen, özellikle FED ve Trump
yönetimi politikalarının süreci şekillendireceğini de düşünüyoruz.
ABD Merkez Bankası'nın daha sıkı para politikası yanlısı bir duruşa
geçtiğini görüyoruz. FED Başkanı Jerome Powell, FED’in politika
ayarlamasını tamamladığını ve ileriye dönük olarak daha dikkatli
hareket edeceğini söyledi. Ayrıca artık enflasyonda daha fazla
iyileşme gördüklerinde faizleri düşüreceklerini de vurguladı.
ABD istihdam verisinin tahminleri aşması ardından, ABD Merkez
Bankası'nın bu yıl beklenenden daha az sayıda faiz indirime gitme
olasılığı güçlenmişti. Ilımlı enflasyon verisi ise FED'in faiz
indirimi beklentilerinin daha da gerilemesini engelledi. FED,
Aralık ayında 2025 için daha önce açıkladığı dört faiz indirimi
tahmininde değişikliğe giderek, yalnızca iki faiz indirimi
öngörmüştü. Piyasalar ise bu yıl için 40 baz puan faiz indirimi
fiyatlarken, ilk faiz indiriminin Temmuz ayından önce
gerçekleşmesini beklemiyor.
Bu doğrultuda FED’in faiz patikasına yönelik sinyaller arayan piyasalarda, bu
hafta ABD’de çekirdek PCE verisi odak noktasında olacak. Enflasyon
konusunda cesaretli haberler gelmesi, faiz indirimi beklentilerine
destek olabilir. Ayrıca bu hafta, FED ve ECB’nin faiz kararları
açıklanacak. FED’in pas geçmesi ECB’nin ise 25 baz puan indirime
giderek faiz indirim döngüsüne devam etmesi bekleniyor. ABD
ve Euro Bölgesi’nde ise büyüme verileri ve bilançolar izlenecek.
Piyasalar ABD’deki büyük teknoloji şirketlerinin hisselerinin rekor
seviyelere yakın fiyatlarda işlem gördüğü ve değerlemelerin de
yüksek seyrettiği bir dönemde kritik bir bilanço sezonuna da
hazırlanıyor. Bu şirketlerin yaklaşık iki yılın en yavaş kar
büyümesini açıklaması bekleniyor. Alphabet Inc. ve Amazon.com
Inc.’in rakamları gelecek hafta, çip üreticisi Nvidia’nın bilançosu
da 26 Şubat’ta duyurulacak. Önümüzdeki dönemde ise 7 Şubat’ta
açıklanacak tarım dışı istihdam ve 12 Şubat’ta açıklanacak
enflasyon verileri 18-19 Mart’ta gerçekleştirilecek FED toplantısı
öncesinde iki önemli veri olarak karşımıza çıkacak.