Türkiye İsveç’in NATO’ya üyeliğini onayladı

İlter TURAN SİYASET PENCERESİ

Uzun ve karmaşık bir süreç sonunda Türk parlamentosu İsveç’in NATO’ya üye olmasını onayladı. Son zamanlarda, aralarında Türkiye’nin İsveç’in NATO tatbikatına katılmasına onay vermesinin de yer aldığı göstergeler üyelik başvurusunun onaylanacağına işaret ediyordu. Yine de ihtiyatlı olalım ve Macaristan parlamentosunun İsveç’in katılımını henüz onaylamadığını belirtelim. Ancak İsveç’in üyeliğine gerçek engel olarak Türkiye görülüyor, bu engelin aşılması durumunda Macaristan’ın da ülkemizi izlemesi bekleniyordu.

Türkiye’nin itirazları İsveç’in Kürt terör hareketi PKK’ya dostça yaklaşmasından kaynaklanıyordu. İsveç’in Türkiye’nin şikayetlerine karşısında tedbirler aldıysa da, bunlar Türkiye tarafından tatmin edici bulunmamaktaydı. Ancak, Türkiye ile İsveç arasındaki tartışma, araya ABD’nin girmesiyle farklı bir nitelik kazandı. Önceleri İsveç’in üyeliğini hararetle desteklemekle birlikte, Amerikalılar Türkiye’nin tutumunu, kendilerinin Türkiye ile sorun yüklü ikili ilişkileriyle irtibatlandırmıyorlardı. Ancak Türkiye direnmeyi sürdürünce, her ne kadar İsveç’in üyeliği ile Türkiye’nin Amerika’dan satın almak istediği F-16 kitleri ve uçakları arasında bir ilişki yoktur derken, Türkiye’nin izlediği politikanın Amerikan Kongresinde büyük memnuniyetsizlik yarattığını da ilan ettiler.

Türk hükümeti İsveç’in üyeliğinin parlamentoda onaylanması sırasında bu ülkenin PKK’ya karşı tedbirler aldığını vurguladıysa da, zihninin arka planında F-16 kit ve uçaklarının temini olduğu kesindir. Şu anda sadece Türk hükümeti değil, Türk kamuoyu da Amerika’nın satışı kesinleştirmesini beklemektdir. Ortama Biden yönetiminin gerekli işlemleri tamamlayacağına ilişkin bir iyimserlik hakimdir. Uçakların satışına kararlılıkla karşı koyan Senato Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Robert Menendez, ahlaki kuralları ihlal etmekle suçlandığından, komisyon başkanlığından istifa etmiştir. Diğer bazı üyelerin de Türkiye’ye halisane duygular beslemedikleri bilinse de, sürece itiraz edip durdurmaları beklenmemektedir. Eğer Kongre üyeleri satışa izin vermeseler bile, Başkanın satışa izin vermesi mümkündür. Başkanın böyle bir kararının kamaralardan biri tarafından alınacak bir kararla engellenmesi pek muhtemel gözükmemektedir.

Önemli soru şudur: Eğer satışı Kongre engelleyecek olursa, Başkan Biden kararı aşmak için direnecek midir? Kendisinin iki kamarada da yeterli çoğunluğu ikna edememe olasılığı bir yana, acaba bir seçim yılında Kongre ile mücadele etmeyi göze alacak mıdır?

Şayet ABD ülkemizle vardığı “zımni”uzlaşmayı gerçekleştiremezse ne olur? Tahmin edilebileceği gibi, Türk hükümeti ve özellikle kararları tek başına verdiği düşünülen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika’yı ciddi mahrumiyetlere uğratacak bir tepki vermek için kendini ağır baskı altında hissedecektir. Türk-Amerikan ilişkileri zaten Amerika’nın Suriye’de Türkiye’yi memnun etmeyen varlığının ve Türkiye’nin görüşüne göre PKK ile güçlü bağlantısı olan YPG/PYD’ye desteğinin başköşeyi işgal ettiği çok yönlü sorunlarla doludur. Listeye bir de F-16 kit ve uçaklarının satılmaması eklenirse, Türkiye’nin sert bir cevap vermekten başkas çaresi kalmayabilir.

İncirlik’teki nükleer başlıkların Türkiye’nin dışına çıkarılması, Rusya ve İran’daki füze hareketlerini izleyen Kürecik radar üssünün kapatılması ya da İncirlik üssünün Amerikalılara tamamen kapatılması imkan dahilindedir. Bu adımların atılması kolay değildir ama atılmaları halinde zaten sarsıntı geçiren ilişkilere çok büyük zarar verebileceklerdir.

İsveç’in NATO üyeliğini onaylaması, Türk dış politikasında ilk bakışta göründüğünden daha güçlü bir adım oluşturuyor. Böyle bir adım atmakla Türkiye Rusya’ya güçlü bir mesaj göndermiş, iyi yönde gelişen ilişkilere rağmen Türkiye’nin şu sırada esas görevinin Rusya’nın yayılmacılığını engellemek olduğu belirginleşen NATO’ya bağlılığının devam ettiğini göstermiştir. Rusların Türklerin attığı adımdan memnun kalmayacakları kesindir. Ancak, ittifak içi anlaşmazlıkların ortaya döküldüğü bir dönemde Türkiye’yi müttefiklerine daha da yaklaşmaya mecbur bırakmamak için sert tepki vermekten kaçınacaklardır

Türkiye’nin eylemi NATO’nun Avrupalı üyeleri açısıdan da önem taşımaktadır. Bay Biden Avrupalı ortaklarını Amerika’nın NATO aracılığıyla Kıta’yı korumaya devam edeceği konusunda ikna etmek için yoğun gayret gösterdi. Ancak, Amerikan siyasi hayatındaki son gelişmelere bakıldığında, Trump’ın tekrar Başkanlığa dönmesi ihtimali doğmuştur. Trump’ın görevde bulunduğu ilk dönemde açıkladığı üzere, tekrar seçilirse, Amerika’nın Avrupa savunmasına ilişkin taahhüdünü azaltacak, Avrupa’nın kendi başının çaresine bakmasını isteyecektir. Böyle bir durum karşısında Türkiye’nin NATO’ya bağlılığı, başta ülkenin stratejik konumu ve ittifak içinde en büyük ve deneyimli orduya sahip olması nedeniyle, birçok bakımdan artan önem arzedecektir.

Türkiye İsveç’in NATO’ya katılmasını onaylayarak önemli bir adım atmıştır. Ümit edilir ki, şimdi de müttefikleri Türkiye’nin endişelerine ve beklentilerine cevap vermek için gereken adımları atacaklardır.

Not: Bu yazı 27 Ocak 2024 tarihinde kaleme alınmıştır.

Tüm yazılarını göster