Can Çaka: Bu kış teknede daha fazla zaman geçireceğim

Yelken tutkusu lise yıllarında başlayan Anadolu Efes CEO’su Can Çaka, uzun süredir arzuladığı tekneyi geçen aylarda almış. Çaka, bu kış biraz antrenman yapıp yazın da İstanbul-Bodrum aşağı yarışına katılmayı planlıyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Can Çaka: Bu kış teknede daha fazla zaman geçireceğim

Anadolu Efes Bira Grubu Başkanı ve CEO’su Can Çaka, lise yıllarında yelkenle tanışmış. Karadeniz’de dalga, rüzgar ile baş edebilmek, doğa ile barışıp onun gücünü kullanıp hareket etmek, özgürlüğü hissetmek o yıllarda kanına girmiş.

Şimdiye kadar senede bir hafta ayırabildiği bu tutkusuna bu kış biraz daha fazla zaman ayırmayı planlayan Çaka, bu kış biraz antrenman yapıp gelecek yazın açılışında İstanbul-Bodrum aşağı yarışına katılmayı planlıyor.

Çocukluğunuzu 70 ve 80’li yıllarda Samsun’da geçirdiğinizi biliyoruz. O yıllardan biraz söz eder misiniz? Sizin için nasıl geçti?

Çoğunlukla sokakta, arkadaşlar ile teknolojiden uzak, bol oyun, bol yaratıcılık ile dolu... Zamanımızın çoğunu top peşinde geçirsek de, rulmanlardan kendi kaykaylarımızı yapıp yokuşlardan yarıştığımız, telden arabalar yapıp şehri dolaştığımız, kibrit kutularının ve gazoz kapaklarının değerli olduğu zamanları yaşadım. Midye, tablalarda gördüğümüz bir şey değildi; denizden topladığımız, denize gittiğimizde doğal öğle yemeğimizdi. Dolayısı ile bol arkadaşlı, bol çekişmeli, bol maçlı, bol düşmeli, olabildiğince doğal bir mahalleli çocukluk geçirdim diyebilirim.

Yelken merakınız da çocukluk yıllarınızdan mı kalma?

Evet, lisede yelken yaptım, cadet ve laser sınıflarında yarıştım. Muhteşem bir yarışçı değildim ama özellikle Karadeniz’de dalga, rüzgar ile baş edebilmek, doğa ile barışıp onun gücünü kullanıp hareket etmek, özgürlüğü hissetmek kanımıza girdi. İki yakın sınıf arkadaşımla birlikte mayıs ayından eylüle kadar her boş zamanımızı denizde antrenmanda ya da yarışta geçirirdik. Fırtınalar, rüzgarsız yanık günler, başarılar, hayal kırıklıklarıyla dolu, macera dolu günlerde yelken tutkum başlamış oldu.

İlk yelkenlinizi ne zaman aldınız? Nasıl bir yelkenliydi? Alırken kimlere danıştınız ve neye dikkat ettiniz tercih yaparken?

İlk yelkenlim, tek kişilik 4 metre boyunda küçük bir yarış teknesiydi. Uzun zamandır arzuladığım büyük bir yelkenli alma planımı bu yaz gerçekleştirdim. Üniversite için Ankara’ya gidince koptuğum, sonrasında da iş temposu nedeniyle uzaklaştığım yelkene dönüş aslında pandemi öncesinde 2019’da başlamıştı. Bu yaz da bir yelkenli alarak, biraz daha fazla zaman geçirme ve arayı kapatmak üzere adım attım diyebilirim.

Ne sıklıkla denize açılıyorsunuz?

Şimdiye kadar senede bir hafta ayırabildim. Bu kış biraz daha fazla zamanı tekne üzerinde geçirmeyi planlıyorum.

Gittiğiniz en uzak mesafe neresi?

Teknemizi bu sene Atina’da teslim aldık, Atina’dan Bodrum’a 5 denizci yol yaptık.

Yelkenli ile gitmeyi planladığınız yerler var mı?

Bu kış biraz antrenman yapıp gelecek yazın açılışında İstanbul- Bodrum aşağı yarışına katılmayı planlıyoruz.

İki çocuğunuz olduğunu biliyoruz. Onların da sizlerle benzer ilgi alanları var mı?

Anadolu Efes maçlarına gitmeyi seviyoruz. Onun dışında her ikisi de farklı alanlara ilgi duyuyorlar; onlar konusunda konuşmak, benim ilgi alanım olmasa da paylaşmak mümkün oluyor. Yaptığım yemekleri seviyorlar, gezmeyi seviyorlar. Fena sayıda değil ortak alanlarımız.

Hangi takımı tutuyorsunuz?

Eskiden hangi takım diye sorulduğunda futbol öncelikli olurdu ama Anadolu Efes ile basketbolun zevkini, hızını, maç içindeki iniş çıkışların heyecanını yaşadıkça basketbol dışında müsabaka izleyemez oldum. Dolayısı ile ben Anadolu Efes Basketbol Kulübü taraftarıyım. Çocuklarım Mert ve Elif de öyle diyebilirim. Mert, Elif’e göre bir miktar daha fazla. Evde bu açıdan bir barış havası hakim, farklı takımlar tutup rekabet halinde değiliz.

Birlikte maçlara gittiğinizi söylemiştiniz. Maç günleri toteminiz var mı?

Evet, her ikisi de benimle Anadolu Efes maçlarına gelmeyi çok seviyorlar. Bu sene Belgrad’daki Euroleague Final Four müsabakalarına Mert ile birlikte gitme şansımız oldu. Şampiyonluğu birlikte kutlamak ve kupayı birlikte kaldırmak sanırım en keyifli anılarımızdan biri oldu. Ama bir totemimiz yok. Sanırım Anadolu Efes’in son üç senedeki başarıları bize biraz da olsa rahat maç izleme şansı veriyor, totemler olmaksızın sakince maçlarımızı izleyip güzel anların tadını çıkarıyoruz. Geçen sene gerçekten çok kaliteli maçlar oldu hem sezonda hem finallerde…

İş yoğunluğunuzda tatile zaman ayırabiliyor musunuz?

En az iki hafta tatil yapıyorum, arada uzun hafta sonlarını ya da ulusal tatilleri de kullanarak her sene en az bir farklı ülkede ve en az 1 hafta deniz tatili yapmaya çalışıyoruz.

BENİ ETKİLEYEN ÜÇ KİTAP…

Kitap okumak benim için meditasyon… Bol bol okumaya çalışıyorum. Özellikle davranışsal ekonomi, tarih, tarih ile hikayeyi yoğuran romanlar ilgimi çeken kitaplar. Birkaç kitaptan çok etkilendim. Malcom Gladwel’in Outliers adlı kitabı, Dan Ariely’den Akıldışı ama Öngörülebilir ve Daron Acemoğlu Why Na-tions Fail. Bu üç kitabı tüm çalışma arkadaşlarıma da öneriyorum. Ben sürekli olarak birkaç kitabı birlikte okurum, en son “Her Şey B*ktan” adlı kitabı bitirdim. Çok ilginç bir yaklaşım, ben ümitli bir insanım ama bu kitaptaki tez ilginç geldi açıkçası. Zülfü Livaneli’nin “Kaplanın Sırtında” kitabı elimde, bir yandan da yine Acemoğlu’nun Dar Koridor’unu okuyorum. Bunun yanı sıra Ahmet Ümit en sevdiğim yazarlardan, onun kitaplarından sürekli yanımda bir tane olur.