Dengeler değişirken

Fehmi KÖFTEOĞLU BU AÇIDAN

Dünya seyahat endüstrisinde birçok şey ile birlikte dengeler de değişiyor.

Bu alandaki değişim: pazar, firma ve tüketici düzeyinde yaşanıyor. Dünya genelindeki denge değişimleri kıtalar bazında seyahatin kitleselleştiği ikinci dünya savaşından sonra küresel düzeyde Avrupa’nın merkez ve lokomotif olduğu rolde görülüyor.

Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Dünya Turizm Örgütü (WTO), başını Çin’in çektiği Asya’nın dünya turizminin toparlanmasında önemli rol oynadığını, önümüzdeki dönemde de büyümeyi Asya’nın belirleyeceğini söylüyor. UNWTO bu değerlendirmeyi uzun süreden beri yapıyor. Küresel salgın (Pandemi) sonrasında bunu daha yüksek sesle dile getiriyor.

* Tek tek ülkelere baktığımızda da Avrupa’nın iki büyük ve lokomotifi konumunda olan Almanya ve İngiltere’de pazar liderliği değişti.

* Uzun yıllar pazarın liderliğini elinde bulunduran TUI tahttan indirildi. İngiltere’de pazarın lideri artık TUI değil Jet2 grubudur.

* Almanca konuşulan üç ülkede lider TUI’den sonraki sıralama değişti. İkinci sırada olan FTI üçüncü sıradaki Der yer değiştirdi.

* 46 tur operatörünün verilerine göre toplam 26 milyar Euroluk cironun 24 milyar Euro’sunu ilk 10 firma gerçekleştirdi.

* Aralarında Türkiye’nin de olduğu kimi ülkeler daha çok ziyaretçi almakla övünür bu amaçla bir birleriyle yarışırken bu alanın en büyüklerinden aldığı rekor sayıdaki ziyaretçiyi başarı olarak değil sorun olarak görüyor, buna önlem olacak düzenlemelere gidiyor.

* Türkiye’nin kaynak pazarı Rusya’daki Türk tur operatörleri şimdi Avrupa’da da yükseliyor.

* Türkiye’de 10 yıldır birinci kaynak pazar olan Rusya yerini yeniden Almanya’ya bırakıyor.
Şu birkaç başlık bile dünya genelinde yaşanan çok yönlü değişim sürecinin küçük bir fotoğrafıdır.

Türkiye’de başta kamu yönetimi olmak üzere özel sektör, meslek örgütleri ile diğer kurum ve kuruluşların bu süreci ne kadar izlediği bilinmiyor.

Hatta, gelişmeleri izleyen bu konuda ne yapılabileceğine ilişkin tek tük birileri varsa da, bir bütün olarak sektör ne yazık ki bu süreci izlemekten uzaktır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kamu yönetimi adına hazırlayıp Yüksek Planlama Kurulu’ndan geçirtilerek resmi belge niteliği kazanan 2007-2023 Turizm Stratejik Planı vardı. Adı var kendisi yok olan o planın değiştirildiğine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadan bakanlık bu kez 2019 yılında bir ‘Strateji’ açıkladı. Bu aralar yeni bir turizm stratejisinden söz ediliyor.

Ekonomi, siyaset günlük yaşam ve diğer alanlarda nerede olunduğu nereye varılmak istendiğine ilişkin stratejiler yapılır. Bu stratejilerin de nasıl ne zaman hangi araçlar kullanılarak uygulanacağı konusunda taktikler belirlenir.

Taktik duruma göre değişebilir ama strateji üç günde bir değişmez. Anımsattığımız ‘Stratejiler’in üç günde bir değiştirilmesi onların strateji olmadığını gösteriyor.

Oysa içine girilen değişim sürecinde seyahat endüstrisinin olgulara dayalı bir stratejiye ivedilikle gereksinimi var.

Bunu yapması gereken bakanlık ise meslek örgütlerini bölme, bu yolla kendine yandaşlar oluşturma, dünyanın en iyilerinden olan rehberlilerden dil zorunluluğunu kaldırmakla uğraşıyor.

Tüm yazılarını göster