Dünyada servet ve Türkiye’de gelir dağılımı üzerine…

Nevzat SAYGILIOĞLU EKO ANKARA

Önce bir konuyu açıklığa kavuşturalım.

Gelir dağılımı ve servet dağılımı konusu iki farklı şey. Gelir dağılımı, hane halkının veya bireylerin gelirinin türü, miktarı, dağılımı gibi daha çok belli bir döneme ilişkin gelir akımlarını gösterir. Buna karşın servet dağılımı, belli bir tarihteki servetin türünü, miktarını, dağılımını ortaya koyar.

Dolayısıyla gelir dağılımı çok daha fazla kullanılan bir gösterge. Oysa servet miktarı ve dağılımı çok daha sınırlı sayıda söz konusu olan bir çalışma. Yani çok da düzenli ve sürekli yapılan bir gösterge değil.

Kaldı ki servet ve gelir dağılımı konuları, iktisat biliminin çok da fazla konular değil. Bunlar daha çok sosyal ve hatta siyasal çerçevesi olan konular.

Bu kısa değerlendirmeden sonra; öncelikle dünyada servet dağılımının seyrine ve arkasından da Türkiye’deki gelir dağılımına bakalım.

Dünyada servet dağılımı ne durumda?...

2021 sonu itibariyle küresel servet yaklaşık 466 trilyon dolar. 2022 sonu itibariyle küresel servet 11.3 trilyon dolar azalarak 454 trilyon dolara düşmüş.

Bu arada dünyanın en zengin kişi veya ailesinin serveti 2022 yılında 2.1 trilyon dolar olarak ifade ediliyor. 2023 yılında bu servetin 200 milyar dolar azaldığı vurgulanıyor.

Dünya nüfusunun yüzde 1.1’ine sahip olan yaklaşık 56 milyon kişi dolar milyoneri olup bunların payı yüzde 45.8 civarında.

Öte yandan dünya nüfusunun yüzde 55’ini oluşturan ve 10 bin doların altında serveti olan 2.9 milyon kişinin serveti 5.5 trilyon dolar ve payı da yüzde 1.3 oranında.

Bu tablonun bir de finansal varlıklara ilişkin boyutu var.

Geçtiğimiz haftalarda, Alman finans şirketi Allianz, son Küresel Servet Raporu'nda 2022'nin küresel servet için bir "dönüm noktası" olduğunu açıkladı. Rapora göre 2022, varlık fiyatlarının düşmesi ve dünya genelinde tasarrufların azalması nedeniyle tasarruf sahipleri için son derece kötü bir yıl oldu.

Rapor, en belirgin düşüşün Kuzey Amerika'da yüzde -6,2 ile görüldüğüne, ikinci sıradaki Batı Avrupa'da ise oranın yüzde -4,8 olduğuna işaret etmiş. Asya ise (Japonya hariç) nispeten güçlü büyüme oranları kaydetmiş.

Dünya genelinde toplam finansal varlıkların toplamı 233 trilyon euro ile ABD GSYH'sinin on katına eşdeğer bir miktara ulaşmış. Rapor, bu meblağın yüzde 85'inin en zengin yüzde 10'luk kesime ya da dünya genelinde yaklaşık 560 milyon kişiye ait olduğunu belirtiyor.

İşin dikkate değer tarafı, ufukta daha parlak bir görünümün ve gelecek üç yılda yüzde 4-6 arası

Peki Türkiye’de servet ve gelir dağılımı nasıl?...

Öncelikle Türkiye’de servet dağılımı ile ilgili düzenli ve sürekli araştırma ve çalışmaların olmadığını belirtelim. Türkiye’de sadece gelir dağılımı ile ilgili düzenli ve sürekli nitelik arz eden çalışmaların olduğunu söyleyelim.

Aslında Türkiye’nin son yıllardaki en önemli sosyo-politik sıkıntısı servet dağılımındaki bozulma olsa gerek. Elimizde açık ve güvenilir çalışmalar olmadığı halde çıplak gözle bile Türkiye’de servetin el değiştirdiğini ve dolayısıyla servet dağılımının giderek bozulduğunu söylemek yanlış olmaz. Özellikle son 20 yıla damgasını vuran bu iktidar döneminde tablo çok daha dikkat çekici görünüyor.

Bu bilgiler olmadığı için Türkiye’de gelir dağılımı konusuna kısaca değinelim.

TÜİK’in 2022 yılına ilişkin Gelir Dağılımı İstatistikleri resmi araştırmasına göre; geçen yıl Türkiye’de zenginlerin daha zengin olduğu anlaşılıyor. En yüksek gelire sahip yüzde 20'lik grubun toplam gelirden aldığı pay, 2022'de bir önceki yıla göre 1,3 puan artarak yüzde 48'e çıkmış durumda.

Buna karşın Türkiye'de en düşük gelire sahip yüzde 20'lik grubun aldığı pay 0,1 puan azalarak yüzde 6'ya gerilemiş.

Dolayısıyla gelir dağılımı eşitsizliği ölçütlerinden olan ve sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, 1'e yaklaştıkça gelir dağılımında bozulmayı ifade eden Gini katsayısı, 2022'de bir önceki yıla göre 0,014 puan artışla 0,415 olarak tahmin edilmiş.

Toplam gelir içerisinde en yüksek payı, yüzde 46,2 ile bir önceki yıla göre 0,9 puan azalan maaş ve ücret geliri almış. İkinci sırayı yüzde 21 ile önceki yıla göre 3,5 puan artan müteşebbis geliri alırken üçüncü sırayı yüzde 20,2 ile önceki yıla göre 3,7 puanlık azalış gösteren sosyal transfer geliri oluşturmuş. Tarım gelirinin müteşebbis geliri içindeki payı yüzde 19,8 olurken, emekli ve dul yetim aylıklarının sosyal transferler içindeki payı yüzde 89,8 olarak gerçekleşti.

Esas iş gelirleri sektörel olarak incelendiğinde, en yüksek yıllık ortalama gelirin 66 bin 72 lirayla hizmet sektöründe, en düşük yıllık ortalama gelirin ise 46 bin 106 lirayla tarım sektöründe görüldüğü anlaşılıyor. Bir önceki yıla göre yıllık ortalama esas iş gelirinde en yüksek artış yüzde 41,3 ile tarım sektöründe gözlenirken, bunu yüzde 35,5 ile inşaat sektörü izledi. Diğer taraftan sanayi sektöründe yüzde 32,1, hizmet sektöründe ise yüzde 29,1 artış kaydediliyor.

 

Tüm yazılarını göster