Bugün Merkez Bankası yılın son Enflasyon Raporu’nu açıklayacak.
Bu rapor, para politikası, enflasyonun gidişatı ve genel ekonomik
görünüm açısından çok önemli mesajlar verecek. Gerek raporda yer
alan analizler gerekse Merkez Bankası Başkanı’nın sunum sırasında
vereceği mesajlar, piyasalar ve reel sektör tarafından yakından
takip edilecek.
En önemli konu: Enflasyon
Enflasyonla mücadelenin başladığı Mayıs 2023’ten bu yana
kazanımlar maalesef istenilen ölçüde olmadı. Hatırlayacak olursak
2023 yılının Mayıs ayında yüzde 39,6 olan enflasyon, geçen sene
Mayıs ayında yüzde 75,5’e çıkarak zirve yapmıştı. Bu tarihten sonra
hem uygulanan sıkı para politikası hem de baz etkisinin sağladığı
geçici destekle enflasyon temmuz ayında yüzde 33 civarına kadar
geriledi ve tam da burada takılı kaldı.
Mevsim itibarıyla enflasyonun düşük gerçekleştiği yaz ayları
maalesef 2025 yılında tam tersi etkiyi gösterdi. Temmuzdan bu yana
enflasyonda hem aylık hem de yıllık bazda istenilen düşüşü
göremiyoruz. Aylık enflasyon ortalama yüzde 2,5 civarında
gerçekleşirken, yıllık enflasyon da yüzde 33 bandına takılmış
durumda.
Ana eğilimde iyileşme yok
Merkez Bankası’nın Aylık Fiyat Gelişmeleri Raporu’nda da
belirtildiği üzere ekim ayı enflasyonu, düşüş sürecini
desteklemekten oldukça uzak gerçekleşti. Gıda ve hizmet enflasyonu,
tüketici fiyatlarını yukarı çeken başlıca unsurlar olmaya devam
etti.
Gıda enflasyonunda yapısal nedenlerin yanı sıra bu yıl yaşanan
zirai don ve kuraklık da arz yönlü baskıları artırdı. Gıda
fiyatlarındaki artışın, restoran ve konaklama gibi kalemler
üzerinden gecikmeli olarak hizmet enflasyonuna da sirayet ettiğini
unutmamakta fayda var.
Merkez Bankası Raporu’nun 5. ve 6. grafiklerinde gösterilen
enflasyondaki aylık eğilim göstergelerini bu yazımda sizlerle de
paylaşıyorum. Grafiklerde görüldüğü üzere yaz aylarından bu yana
enflasyonun aylık gelişmelerinde maalesef bir iyileşme
görülmedi.
Yılsonunda enflasyon: %33-34
Bu olumsuz tablo, yılın ilk on ayında kümülatif enflasyonu yüzde
29 civarına çıkardı. Yılın son iki ayında enflasyon eğiliminde bir
iyileşme olmaması halinde, geçen seneden gelen bazın da etkisiyle,
yılsonunda enflasyonun yüzde 33-34 civarında gerçekleşmesi olası
görünüyor.
Hatırlayacak olursak Merkez Bankası geçen sene ağustos ayında
yaptığı tahminde, 2025 yılsonu enflasyonunu yüzde 14, Kasım
ayındaki tahmininde ise yüzde 21 olarak tahmin etmişti. Bu durumda
tahmin ile gerçekleşme arasında iki kata yakın bir sapma
oluyor.
Kaybeden: sabit gelirli
Bu sapmanın en büyük kaybedeni ise her zamanki gibi sabit
gelirliler olacak: asgari ücretliler, emekliler ve sabit maaşla
çalışan tüm hane halkı.
2025 yılı için asgari ücrette yapılan yüzde 30’luk artışın
yılsonunda gerçekleşen enflasyonun altında kalacak olmasının yanı
sıra asgari ücretin, yılın tamamında birçok büyükşehirlerdeki yaşam
maliyeti ve açlık sınırının da altında kaldığını hatırlamakta fayda
var.
Buna rağmen, bugün açıklanacak Enflasyon Raporu’nda duyurulacak
2025 ve 2026 yılsonu enflasyon tahminleri sabit gelirliler
açısından belirleyici olacak. Çünkü önümüzdeki dönemde yapılacak
asgari
ücret, kamu personel maaşları, emekli aylıkları ve özel sektör
ücret artışlarında Merkez Bankası tahminleri belirleyici ana
kriterlerden biri olacak.