OVP için umutlu olalım mı?

Nevzat SAYGILIOĞLU EKO ANKARA

Şimdi başka bir OVP örneği ile karşı karşıya kalacağımız anlaşılıyor. Zira ekonomi ve Merkez Bankası yönetimleri tümüyle değişti.

Bugün saat 14:00’de Orta Vadeli Program (OVP) kamuoyuna açıklanacak. Açıklamayı da muhtemelen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yapacak.

Özellikle Mehmet Şimşek’in bu konuyu sürekli gündeme getirmesi ve gündemde tutmuş olması beklentileri artırmış görünüyor. Beklentileri artırmasının arkasında yatan nedenin de bu metin ile 14 Mayıs ve 28 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası Hükümetin ilk kez bir programı toplu halde ortaya koyması oluyor.

Yani OVP metniyle beraber ekonomi yönetiminde yapılan radikal değişikliklerin Hükümet programlarına yansıması bekleniyor.

OVP, 5018 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi uyarınca, Bakanlar Kurulunun en geç Eylül ayının ilk haftası sonuna kadar makro politikaları, ilkeleri, hedef ve gösterge niteliğindeki temel ekonomik büyüklükleri de kapsayacak şekilde hazırladığı bir belge olarak biliniyor.

İlk olarak 2006-2008 dönemi için hazırlanan OVP, geçen yıl da 2023-2025 dönemine ilişkin olarak 5 Eylül 2022 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmıştı. Şimdi de tam 1 yıl sonra bu kez 2024-2026 dönemi OVP gündeme geldi.

Geçen yıl yayımlanan 2023-2025 dönemine ilişkin OVP’nin temel amacı politika metninde şöyle ifade ediliyordu:

Türkiye Ekonomi Modeli’ni esas alarak yatırım, istihdam, üretim ve ihracatı önceleyen büyümenin sürdürülmesi, verimli ve rekabetçi yerli üretim yapısının güçlendirilmesi, ithalat bağımlılığının azaltılması, kalıcı fiyat istikrarına ulaşılması, beşeri sermaye ve işgücü kalitesinin artırılması, iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi, sürdürülebilir, kapsayıcı büyüme ile adaletli paylaşıma yönelik ekonomik dönüşümün gerçekleştirilmesidir”.

Şimdi başka bir OVP örneği ile karşı karşıya kalacağımız anlaşılıyor. Zira ekonomi ve Merkez Bankası yönetimleri tümüyle değişti. Türkiye Ekonomi Modeli diye bir ifade tümüyle gündemden kalktı. Cumhurbaşkanının “enflasyon sebep, faiz sonuç” diye diline pelesenk ettiği söylemin pratiği kalmadı. Artık faizler hızla ve rekor oranda artırılmaya başladı. Piyasaların realitesi anlaşılmaya başlanmış gibi görünüyor.

Aslında OVP, yeni bütçe yılının ve izleyen 2 yılın temel ekonomik ve mali büyüklüklerini ortaya koyuyor. Yani en son geçen yılın OVP metni, 2023 bütçe yılını ve izleyen 2 yılın makro değerlerini belirtiyor. Elbette politika tedbirleri de metinde yer alıyor.

İlki 31 Mayıs 2005 tarihli ve 25831 sayılı 2. Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan 2006-2008 dönemi OVP’sinden bu yana her yıl yenisi yayımlanmak üzere toplam 18 adet OVP yayımlanmış.

Ancak; OVP’lerin sonuçları hiçbir zaman tutturulamamış. Açıkçası ekonomik ve mali politika metinleri arasında önemli bir yer tutan orta vadeli programların hepsi tahminleri yakalayamamış. Yani deyim yerinde ise bu politika metinleri güvenilirliği itibariyle sabıkalı(!).

Bu metinlerden bir diğeri de her 5 yıl için hazırlanan ve ilki 1963-1967 dönemini içeren kalkınma planları olup onların sonuçları da ne yazık ki tutmuş değil. Şimdiye kadar 55 yılı kapsayan 11 adet kalkınma planı hazırlanmış ama hedefleri tutturulamamış.

Bu değerlendirmeyi ya da iddiayı ben söylemiyorum. Resmi politika metinleri söylüyor.

Dilerseniz 3 rakam örneği verelim.

2023-2025 dönemi OVP metnine göre 2023 yılı;

✔ Büyüme hedefi yüzde 5

✔ Yıl sonu enflasyon (TÜFE) hedefi yüzde 24.9

✔ Bütçe giderleri hedefi 4 trilyon 469 milyar lira

✔ Bütçe vergi gelirleri hedefi 3 trilyon 199 milyar lira

Hükümetin yayımladığı resmi belgelere ve kayıtlara göre 2023 yılı;

✔ Büyüme hedefi yüzde 4

✔ Yıl sonu enflasyon (TÜFE) hedefi yüzde 58

✔ Bütçe giderleri hedefi 5 trilyon 589 milyar lira

✔ Bütçe vergi gelirleri hedefi 4 trilyon 220 milyar lira

Düşünün bundan tam bir yıl önce 5 Eylül 2022 tarihinde (2023-2025) dönemi orta vadeli programı yayımlayacaksınız ve yukarıdaki hedefleri koyacaksınız; ama daha bir yıl geçmeden bu hedeflerin ciddi anlamda değiştiğini göreceksiniz.

Bu değerlendirmeyi diğer makro ekonomik, ticari, finansal ve mali göstergelerin hepsinde yapın aynı tespite ulaşacaksınız.

Sonuç itibariyle; geçmiştekilere bakınca, önümüzdeki koşullara ve belirsizlikle bağlı olarak, yenisine nasıl güveneceksiniz. Yanılmayı çok isterim doğrusu!...

Tüm yazılarını göster