Bulut bilişim, yapay zekâ ve gastronominin emrinde

Kerem ÖZDEMİR KEREM İLE İŞİN ASLI

Bulut bilişim, özellikle Türkiye’nin verisinin Türkiye’de kalması tartışması ile gündeme geliyor. Distribütörlerin Türkiye’ye yönelik yeni bulut çözümlerini arz edeceklerini açıklamalarının ardından bulut bilişim gastronomi alanına etkisine de vurgu yapılması ilgi çekici. Ben bu şekilde gıda tedarik zinciri de oluşturabileceğimizi düşünüyorum.

Bu yılın başında AWS Outposts’un bulut bilişimin servis modeli ile “on premise” ya da şirketlerin kendi veri merkezlerine taşınacağını yazmıştım. Türkiye’nin regülasyonlarına uygun bulut bilişim modelleri geliştirmek bilişim şirketlerinin gündeminde önemli bir yer tutarken hükümetin veriyi ülke içinde tutma ve şirketlerin kendi verilerini ellerinin altında tutma hassasiyetleri teknolojiden ve verimlilik gibi iş sonuçlarından daha fazla gündemde. Bu nedenle, Google’da AWS Outposts, Azure Stack ve Google Anthos’un hibrit modellerinde veri depolama ile ilgili TechTarget incelemesi 2021 tarihi ile yer alırken, biz 2024’te finansal karşılığı olan modelleri üretmeye çalışıyoruz.

Oysa bu değer zaten ortaya çıkıyor. Bulut bilişim, son yıllarda teknoloji dünyasının en hızlı büyüyen alanlarından biri durumunda. Gartner’a göre bulut bilişim pazarı 2023 yılı sonunda yaklaşık 600 milyar dolar oldu. Eurostat verilerine göre 2023 yılında AB işletmelerinin yüzde 45,2'si bulut bilişim hizmetleri satın aldı. Dünya çapında işletmelerin bulut bilişim altyapısına yaptığı harcamaların 2024 yılında ilk kez 1 trilyon doları aşacağı tahmin ediliyor. Yine Gartner’a göre 2028'e kadar işletmelerin yüzde 50’sinden fazlası, iş süreçlerini hızlandırmak amacıyla sektörel bulut platformlarını kullanacak. Bu rakamlar, işletmelerin bulut bilişim teknolojilerine olan talebinin arttığını ve bu alanda yapılan yatırımların sürekli olarak büyüdüğünü gösteriyor.

Bu  tablo, distribütörlerin Türkiye’de bulut servislerinin sunulmasında üstlenecekleri rollerle ilgili açıklamalarına anlam katıyor. Öncelikle TD SYNNEX’in, VMware by Broadcom ürün ve çözümlerinin distribütörlüğünü daha önceki 10 ülkeye ek olarak artık Türkiye’nin de dâhil olduğu dokuz ülkede daha yapmak üzere bu şirket ile anlaştığını gördüm. Bültendeki “Anlaşma ile Türkiye’deki KOBİ’ler, VMware by Broadcom’ın çoklu bulut çözümlerinin yanı sıra depolama, fidye yazılımı ve felaket kurtarma, uygulama platformu hizmetleri de dâhil olmak üzere abonelik tabanlı çözümlerine TD SYNNEX güvencesi ve uzmanlığı ile erişebilecek” ifadesi, bunun servis ve desteği de kapsayan bir model olduğuna işaret ediyor. Bu, distribütörlerin iş modellerinin günümüzde ne kadar değiştiğini ve KOBİ’lerin dikkat çekici bir pazar oluşturduğunu gösteriyor ancak bunlar, bu yazının konusu değil.

TD SYNNEX’in VMware by Broadcom ile olan dağıtım anlaşmasına eklenen yeni ülkeler, Türkiye, Avusturya, Danimarka, Finlandiya, İrlanda, Norveç, Portekiz, Slovakya ve İsveç olarak sıralanıyor. VMware by Broadcom çözümleri Belçika, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Polonya, İspanya, İsviçre ve Birleşik Krallık’taki TD SYNNEX iş ortakları tarafından hâlihazırda kullanılabiliyor.

Burada iş ortakları ile çalışma modelinin üzerinde de durmak gerekiyor. TD SYNNEX iş ortakları, çoklu bulut sağlayıcısının kurumsal sınıf hibrit bulut çözümünün amiral gemisi VMware Cloud Foundation ile orta ve küçük ölçekli müşteriler için kurumsal düzeyde bir iş yükü platformu olan VMware vSphere Foundation’ın yanı sıra depolama, fidye yazılımı ve felaket kurtarma, uygulama platformu hizmetleri de dâhil olmak üzere abonelik tabanlı çözümlerinin tamamına erişebiliyor. TD SYNNEX, iş ortaklarının VMware by Broadcom ile büyümelerini hızlandırmalarına ve çoklu bulut uygulamalarını geliştirmelerine yardımcı olmaya odaklanan çeşitli katma değerli kaynaklar ve özel içerikler de sunacağını açıklıyor. Bunların arasında, TD SYNNEX’in kendi bünyesindeki Küresel Uzmanlık Yetenekleri bölümü tarafından geliştirilen ve TD SYNNEX Kanal Akademisi Platformu aracılığıyla iş ortaklarına sunulan özel bir eğitim serisinin de yer aldığı açıklanıyor. Bu eğitimlerin, VMware by Broadcom ürünleri ve çözümleri hakkında yerel ölçekte yapılan bilgilendirme ve yetkinlik amaçlı bootcamp’ler, web seminerleri ve etkinliklerle tamamlanacağını açıklayan TD SYNNEX, VMware by Broadcom’in yetkili eğitim merkezi olarak, iş ortaklarının teknik uygulamalar ve yetkinlik gelişimini desteklemek için eksiksiz bir teknik eğitim ve sertifikasyon portföyü sunacağını da vurguluyor. TD SYNNEX ayrıca, iş ortaklarının VMware by Broadcom'un güncellenmiş iş ortağı programı kriterlerini karşılamalarına yardımcı olmak için de uzman rehberliği ve desteği vereceğini duyuruyor. 

Bulut bilişim ve yapay zekâ birbirine değer katıyor

TD SYNNEX’in bu iş modeli ile adreslediği bulut bilişim pazarındaki iddiasını anlamak için konunun yapay zekâ tarafına göz atmak gerekiyor.  Almanya'nın Rust bölgesinde gerçekleşen ve küresel bulut endüstrisinin önde gelen ticari etkinliği kimliğini taşıyan CloudFest 2024'e katılacağını açıklayan TD SYNNEX’in vurgusu, yapay zekâya odaklanıyor. Ekosistem ortaklarının devrim niteliğindeki yapay zekâ (AI) çağına hız vermelerine yardımcı olmayı amaçladığını kaydeden şirket, bu alanda sunduğu katma değerli hizmetleri tanıtmayı planlıyor.
TD SYNNEX Küresel Bilgi İşlem Bileşenleri DACH Bölgesi (Almanya, Avusturya ve İsviçre) Direktörü Julia Mitterdorfer, “CloudFest'teki misafirlerimizle yapay zekâyı teknikten duygusala kadar tüm boyutlarıyla keşfetmeyi ve bilişim bileşenlerinin geleceğini şekillendirmede oynayacağı önemli role dikkat çekmeyi dört gözle bekliyoruz” diyor. TD SYNNEX, bunu yapmak üzere Micron, AMD, Broadcom, DataCore, IBM, Intel, Red Hat, Scality, Veeam ve Veritas gibi önde gelen tedarikçi markaların temsilcileriyle bir araya gelecek.

CloudFest ile ilgili şu tanıtım bilgisini de aktarayım: “20’ncisi bu yıl düzenlenen CloudFest, 80'den fazla ülkeden 8 binden fazla kişiyi bir araya getirerek küresel bulut bilişim sektörünü birbirine bağlayan lider bir forum olarak biliniyor. Bu yılki etkinlik ‘Bulut Uluslarını Birleştirmek’ teması altında, hızlı değişim dönemindeki zorlukları ve fırsatları ele almak için bulut uzmanlarından oluşan bir topluluk oluşturmaya odaklanacak.”

Bu tema, verimizin nerede duracağından daha fazlasını düşünerek hareket etmemiz gerektiğine işaret ediyor. 

Redington Türkiye de, bulut bilişim yatırımlarına devam ediyor

Bir diğer distribütör olan Redington Türkiye de, sunduğu yenilikçi ürünlerle iş ortaklarının bulut bilişim çözümlerine daha kolay erişmelerini hedefliyor.

Redington Türkiye Genel Müdürü Cem Borhan, “Redington bulut pazaryeri platformumuz CloudQuarks altyapısıyla ise bulut bilişim çözümlerini daha kolay ve erişilebilir hale getirerek, iş ortaklarımıza rekabet avantajı sunmayı amaçlıyoruz. Geçtiğimiz yıl Türkiye’deki tüm ürünlerinin ve çözümlerinin dağıtımından sorumlu yetkili distribütörü olduğumuz AWS’nin Outposts çözümünün ocak ayında Türkiye’de sunulması oldukça önemli bir gelişme. Bununla birlikte AWS, geçtiğimiz günlerde yeni bir CloudFront Edge Location’ın (uç konum) kullanıma sunulduğunu duyurdu. Türkiye’deki müşteriler, yeni Edge Location aracılığıyla iletilen verilerin gecikme süresindeki yüzde 30’a kadarlık iyileştirme sayesinde son kullanıcılara daha hızlı ve daha çabuk yanıt veren uygulamalar sağlayabilecekler” diyor.

Bulut bilişimin işletmelere esneklik, ölçeklenebilirlik ve maliyet tasarrufu gibi avantajlar sunması, son yıllarda tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de bulut bilişim yatırımlarının artmasına neden oluyor. Özellikle büyük ölçekli işletmeler ve kurumsal firmalar, uzun süre önce veri merkezi altyapılarını buluta taşımaya ve bulut tabanlı hizmetlerden faydalanmaya başladığını belirten Borhan, “Ayrıca, kamu kurumları da dijital dönüşüm süreçlerinde bulut bilişim teknolojilerini benimsiyor ve bu alana yatırım yapıyor diyebiliriz” şeklinde konuşuyor. 

Bulut sistemleri ile gastronomi ve yeni gıda tedarik zinciri
Bulut bilişim, bu boyutlarının yanında gastronomi dünyasının da gündemine girerek daha ilgi çekici bir kimlik de kazanıyor. Kalbe giden yolun üzerine konumlanan bulut bilişim çözümleri gastronomide de diğer sektörlerde olduğu gibi şubeli yapıların yönetimi ile öne çıkıyor.

Hızlı değişimin neden olduğu veriye dayalı kararlar alma ihtiyacı, bulut bilişimin sunduğu büyük veri, analitik ve raporlama gibi özelliklerin değerini artırıyor. Sektörün küresel paydaşları için bulut bilişimin cazibesi, kalite kontrol, maliyet avantajı ve çeviklik gibi faydalarından kaynaklanırken adreslenen gereksinimler arasında, gıdaların tazeliğinden emin olmak ve denetim gibi yasal süreçlerde işletmeye dair gerekli bilgileri sunabilmek öne çıkıyor. Hepsinin üzerindeki çatı ise, hizmet kalitesini güvence altına almak...

Protel Satış Direktörü Fatih Tenel’in, “yeni nesil restaurant yönetim sistemi” olarak tanıttığı Simphony Cloud çözümlerini “Bulut sistemleri her sektör gibi yiyecek-içecek sektörü için de gün geçtikçe daha kritik hale geliyor. 34 yıldan uzun süredir çözüm sunduğumuz sektörlerdeki trendleri yakından inceleme imkânına sahibiz. Bulut tabanlı POS sistemi Simphony Cloud, Windows ve Android işletim sistemleri üzerinde çalışabilen bu yazılım; belirli hız gereksinimlerini karşılayabilen tabletlerde de marka ve model ayrımı olmadan kullanılabiliyor. Tek bir mekânda birden fazla servis tarzına (fast food, kafe, paket) olanak tanıyan Simphony Cloud ile zincirdeki tüm şubeler aynı veri tabanından aynı müşteri bilgilerine ulaşabiliyor. Ayrıca müşterilerinin tüm menü kalemlerini inceleyebileceği, istediği ürünleri sepetine ekleyebileceği ve sipariş oluşturup kredi kartıyla ödeme yapabileceği kiosk entegrasyonu müşterilere yeni bir sipariş deneyimi sunuyor” sözleriyle anlatıyor.

Protel’in 34 yıllık deneyimi ile gastronomiye uyarladığı çözümü bir yana, Moda’ye her çıkışımda Kadıköy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin önündeki kioskun önünden geçerken bulut sistemlerinin bu alanda neler yapabileceğini görüyorum. Nakit kullanılmayan kiosktaki öğrenciler okulda üretilen ekmeklerin satışını gerçekleştiriyor. Her şeyin dijital olması, stok takibinden gelir yönetimine kadar her şeyi merkezi olarak yönetmeye izin verirken bu modelin bulut üzerinde olması tedarik zinciri kurulmasını kolaylaştırıyor. Deprem bölgesi başta olmak üzere yeni bir ekonomi kurarken bulutu bu şekilde kullanabileceğimizi düşünüyorum.

Tüm yazılarını göster