Silicon Valley Bank'ın iflası ve yeni yatırımcılığın ölümü

Kerem ÖZDEMİR
Kerem ÖZDEMİR KEREM İLE İŞİN ASLI

Silicon Valley Bank’ın (SVB) batışı ve ABD hükümetinin bankanın kapısına kilit vurmasının sadece bir finans sektörü krizi olmadığını yazmıştım. SVB’nin 10 Mart’ta ve Silvergate’in bunun öncesinde 8 Mart’ta tarih olmalarının artçı şokları geliyor. 15 Mart’ta bu yazıyı yazarken, kervana bir de Signature Bank eklenmişti. Bunlar olurken yeni yeni kurumların adını duymaya başlıyorum.

ABD Federal Mevduat Sigorta Kurumu (FDIC), bunlardan biri. Bizdeki Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF), ABD’deki eyalet bazındaki muadili olmalı. Bu kurum, mevduat sahiplerini korumak için Signature Bank’a kayyum atıyor. Açıklamayı yapan New York Finansal Hizmetler Departmanı (DFS).

Bankacılık ve finans sektörü ile ilgili kurumların adlarını öğrenmeye başladığımda, hep bir sorun olduğunu düşünürüm. SVP’nin ardından listeye eklenen Signature Bank’ın büyüklüğünü de not düşeyim. FDIC sigortası bulunan Signature Bank’ın 31 Aralık 2022 itibarıyle yaklaşık 110,4 milyar dolarlık varlığı ve yaklaşık 88,6 milyar dolarlık mevduatı bulunduğu açıklandı.

Bir başka milyar dolarlık açıklama, ABD Hazine Bakanlığı’nın programa Borsa İstikrar Fonu’ndan 25 milyar dolara kadar kaynak sağlayacağına ilişkin. ABD Hazine Bakanı Janet Yellen’in sigortalı ve sigortasız tüm mevduat sahiplerini tamamen koruyacak şekilde tamamlamasını sağlayacak eylemleri onaylaması isteniyor. Daha önceki krizlerden kimin kurtarılacağı ve bu faturanın kim tarafından ödeneceğini biliyoruz. Vergi mükellefl erinin ödediği paralar, ülke ekonomisini oluşturulan kurumların batmaması için kullanılır.

Likidite sorunu batırıyor

Signature’ın finansal verilerini şunun için yazdım: Aktifleri topladığı mevduatın üzerinde değere sahip. Böyle batmanın örneğini Banker Kastelli’de görmüştük. Kastelli, nakite sıkışıp battığında yapmış olduğu inşaatların değeri, borcunu karşılıyordu ancak bu kağıt üzerindeydi. Binalar likidite anlamına gelmiyordu ve likidite eksikliği batırıyordu. Reel ekonomide batmanın, nakit akışının bozulması ile geldiğini de not düşüp bu paragrafı kapatayım.

Ama sadece bu değil; ABD’de kullanılan milyar dolarlı ifadelerin de çok fazla bir anlamı olmadığını söylemeliyim. Gerçi ABD’nin her milyar doları bizim paramızla yaklaşık 20 milyar lira ve bizim en büyük 500 sanayi kuruluşumuzun 2021 faaliyet kârı, 342 milyar lirayken bunu deme hakkım var mı bilmiyorum ama ABD penceresinden bakınca bu hakkı görmemin bir nedeni var.

25 milyar dolarlık kaynak sağlamanın yanına, SVB’nin 10 Mart Cuma günü batmasının bir gün öncesinde bankadan çekilen paranın tutarı 42 milyar dolar. Bunun bir banka için rekor olabileceği yorumunu yapan bağımsız analist Benedict Evans, başka rakamlar da veriyor. Bizler mevduatların üzerindeki sigorta korumasından bahsederken Evans, ABD’de 250 bin dolar ile sınırlı olan bu koruma şemsiyesinin üzerindeki sigortasız bölümün SVB için ABD’de 175 milyar dolarlık mevduatın 151 milyar dolarını oluşturduğunu yazıyor. 250 bin dolarlık koruma, bireysel mevduat sahipleri ve çok küçük işletmeler dışındaki oyuncuların mevduatları için hiçbir anlam ifade etmiyor. Sadece SVB’de hükümet tarafından kurtarılmayı bekleyenlerin mevduatlarının toplamı 100 milyar doları aşıyor. Bizim için büyük rakamlar ama ABD ölçeğinde devam edersek, Evans’ın aktardığı ABD Ulusal Girişim Sermayesi Derneği (National Venture Capital Association-NVCA) verisine göre, 2022’de 50 milyon doların altındaki yatırım turlarında startup’lara yapılan toplam yatırımın tutarı 87 milyar dolar civarında. Bütün bu rakamlar, yaşanmakta olan “bankacılık krizi”nin bankacılık krizi olmadığını ve büyük bir kriz olduğunu anlatabilmek için yaptığım yığınak.

Krizin büyük bir kriz olduğunu, Associated Press’in günlük bülteninde mevduatların ve bankaların güvenli olduğunun nasıl anlaşılacağını ayrıntılı anlatmasından anlıyoruz. Şimdi biz işin aslına gelelim: Bu gerçekten bir bankacılık krizi mi?

Likidite sadece bankanın sorunu mu?

Bir önceki yazımda, likidite sağlayamadığı için batan SVP’nin durumunu Demirbank’ın zamanındaki batışına benzetmiştim. Hatırladığım kadarıyla Demirbank, mevduat toplayıp bunu devlet tahvili ve hazine bonosu gibi güvenli yatırım araçlarına aktarıyor ve tamamen güvenli bir ortamda bankacılık yapıyordu. Ekim 2000’de yüzde 39 olan gecelik faiz Kasım’da yüzde 95’i ve Aralık 2000’de yüzde 183’e kadar çıkarken 21 Şubat 2001’de yüzde 7.500’ü görmesi altın vuruş oluyor. Güvenli kağıtlara yüklü yatırım yaparak faizlerin düşmesinde rol oynayan ve bir anlamda hükümet politikalarına destek veren Demirbank, yükselen faizlerin vurmasıyla batarken dönemin gelişmelerinin simge bankası oluyor.

Ancak sorumu yineliyorum: Bu bir bankacılık krizi miydi?

PÜF NOKTASI

2001’de 21 Şubat’ta serbest kur rejimine geçilmesi ile Merkez Bankası’nın eski lirayla 684 bin liraya çıpaladığı dolar kurunun 1,2 milyon liraya ve gecelik faizlerin yüzde 7.500’e kadar sıçradığı krizin, bir finans krizi olduğunu sanıyordum. Sonra fikrim değişti. Bunda, bir matbaa sahibinin anlattığı hikaye etkili oldu. Şubat ayında bir yakınını özel hastaneye yatıran matbaacı ile yanılmıyorsam otobüsle Mecidiyeköy’den Kadıköy’e giderken tanışmıştım, diye hatırlıyorum. Hastasının başından ayrılmayan adam, kriz sırasında olanlardan habersiz. Hastası kurtulduğu ya da hastane macerası olumsuz sonuçlandığı için –burasını tam hatırlamıyorumiş ödemeye geliyor. Hastaların hastanede rehin kaldığı bir dönem ve bir haftadan uzun süren hastane macerasının faturası oldukça kabarık geliyor. Adam nasıl ödeyeceğini düşünerek bankasına gidiyor. Repodaki ile döviz hesabındaki parasının katlandığını görüyor ve hastane faturasını rahatlıkla ödüyor. Mutlu oluyor.

İşine geri dönen matbaa sahibi, kısa bir süre sonra vadesi gelen ödemeleri ile yüzleşince, dolar cinsinden kağıt ve diğer borçlarının da mevduatı gibi katlandığını görüyor ve bunları ödeyemediği için matbaasını satışa çıkarıyor. Kriz döneminde matbaaya alıcı çıkmıyor ve fiyatı düştükçe düşüyor. En sonunda matbaayı satabilse de, aldığı para borcunu karşılamıyor ve yıllarca çalışarak borcunu ödeyebiliyor. Sahi, bu bir bankacılık krizi miydi?

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Yerel seçimden sonra 04 Nisan 2024
Ödev yok deneyim var 25 Mart 2024