0’dan 100’e kolay, peki ya 100’den 0’a?

Alaattin AKTAŞ
Alaattin AKTAŞ EKO ANALİZ

Yok yok, bu bir otomobil tanıtım yazısı değil, olamaz da zaten. O konuyu çok iyi bilen ve ele alan meslektaşlarım var. Buradaki 0 ve 100’ü mecazi anlamda kullanıyorum. 0 ve 100, enflasyonda makul sayılan oran ile bizim tepe noktası haline getirdiğimiz düzeyleri ifade ediyor.

Ama gözden kaçırılmak istenen bir gerçek var. Enflasyonda makul sayılabilecek bir orana inmek, geçim zorluğunun, hayat pahalılığının geride kalması demek değil. Örneğin şimdi... Bugünden itibaren fiyatlar ve gelirler dondurulsa, bu durum hayat pahalılığının sona erdiği anlamına gelir mi? İktidarlar her zaman olduğu gibi bu iki kavramın karıştırılmasını ister. Dolayısıyla fiyat artış hızında 100’den 0’a, makul sayılabilecek bir orana inmek bile kolay değil de, fiyat düzeyi yönüyle başlangıç noktasına gelmek hiç mi hiç mümkün değil.

Ağustos 2021 öncesi ve sonrası

Türkiye ekonomisi için milat sayılacak en önemli tarihlerden biri hiç kuşku yok ki 2021’in ağustos ayı. O aya kadar bir dizi aksaklığa rağmen iyi kötü belli bir dengede giden ekonomi, eylülde başlatılan faiz indirimiyle adeta çomak sokulmuş gibi allak bullak oldu. Bu faiz indirimiyle başlayan süreç gösteriyordu ki artık Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Olmadı da zaten...

İşte Ağustos 2021’i milat kabul ederek eylülden bu yana geçen 27 ayı, Ağustos 2021’den önceki 27 ayla kıyasladık.

Fiyatta artıştan çok düzey önemli

Girişte de belirttim. İktidarlar genellikle fiyat artış hızının konuşulmasını ister, özellikle bazı dönemlerde. Fiyatların ulaştığı düzeyin üstünde durulması ise hiç işlerine gelmez. Çünkü artış hızı bir zaman sonra mutlaka yavaşlayacak ve hatta başlangıçtaki düzeyden bile aşağıda oluşabilecek; ancak fiyatlarda istisnalar hariç gerileme olmayacaktır.

Gelin şimdi şu 27’şer aylık dönemlerde neler olmuş, bakalım...

“Milat”tan önceki 27 ayın başlangıcında, yani Mayıs 2019’da 414 olan tüketici fiyat endeksi, Ağustos 2021’de 564’e gelmişti. Artış yüzde 36 idi.

“Milat”tan sonraki 27 ayda ise endeks 1800’e (kasımda yüzde 3 artış olacağı varsayımıyla) ulaştı. Buna göre, Ağustos 2021’den sonraki 27 ayda kaydedilen artış yüzde 219 oldu.

Önceki 27 ayda yüzde 36, izleyen 27 ayda yüzde 219 artış!

Belirgin bir hızlanma var değil mi?

İşte bu 0’dan 100’e çıkıştır!

Mayıs 2019 ve Ağustos 2021’deki yıllık enflasyon oranı aynı, yüzde 19. Şimdi yüzde 61 dolayında bulunan, yıl sonunda yüzde 65 olarak tahmin edilen, 2024 sonu için yüzde 36 düzeyinde beklenen yıllık enflasyon zaman olur yine yüzde 19’a düşer.

Peki ya fiyatların düzeyi, o da düşer mi?

En iyi otomobil bile 0’dan 100’e çıktığı sürede 100’den 0’a inemez, yani duramaz ama gecikmeli de olsa mutlaka durur.

Peki fiyatlar makul denilebilecek düzeye iner mi?

İnmez! İşte bu olmaz!

O yüzden de iktidarda bulunanlar hep fiyatların artış hızıyla uğraşılmasını, onun konuşulmasını ister; fiyatların düzeyinin, bir başka ifadeyle alım gücünün konuşulması hiç mi hiç işlerine gelmez.

Fiyatlar testere dişi gibi...

Milattan önceki 27 aya bakın!

Fiyatlar gayet ılımlı bir şekilde artıyor.

Ya sonraki 27 ay?

Fiyat artışı testere dişi gibi olmuş!

Keskin mi keskin, aydan aya hızlanarak gidiyor.

Testere ile niye doğrandığımız ise belli; Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun 23 Eylül 2021 tarihli toplantısından “çıkarılan” karar... Politika faizinin yüzde 19’dan yüzde 18’e çekilmesiyle başlatılan süreç...

Milattan sonraki bu yüksek enflasyonu niye yaşadığımızı...

Geçim zorluğunun niye böylesine arttığını...

Niye pek işe yaramasa da yılda birkaç kez tanzim satış düzenlemesine gidildiğini...

Tuhaf işlere soyunup, niye ara ara enflasyon timleri oluşturmaya niyetlenildiğini, marketlerde etiket denetimi yapıldığını...

Niye kira artışına pek uygulanamasa da sınırlama getirilmek durumunda kalındığını aslında çoğumuz biliyoruz.

Gerçek durumu hala idrak edemeyenler yok mu, tabii ki var; bir de bu duruma düşülmesinin nedenini bildiği halde bilmezden gelen ve “Ne olmuş yani, yapan benim oy verdiğim parti, olsun” diyen de var.

Bu MÖ-MS pilavı daha çok su kaldırır, devam edeceğiz...

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
ALAATTİN AKTAŞ YAZDI: 09 Şubat 2024