2023’de birden fazla işverenden ücret alanların beyan yükümlülüğü

Bumin DOĞRUSÖZ
Bumin DOĞRUSÖZ HUKUKA GÖRE

Bu gün, birden fazla işverenden ücret geliri elde edenlerin gelir vergisi karşısındaki durumlarını ele almak istiyorum. Zira bu konu, bir başka deyişle birden fazla işverenden ücret alanlar konusu, maalesef ücretliler açısından titizlikle izlenen bir konu değildir. Nitekim geçmişte bu konuda yapılan denetimlerin pek çoğu cezalı tarhiyatlarla sonuçlanmıştır. Oysa idare açısından, gerek ücretlilerin kimlik numaraları, gerek sosyal güvenlik kayıtları hareket noktası olarak alınmak suretiyle denetimi çok kolay bir alandır. Bu nedenle konu, birden fazla işverenden ücret alanlar tarafından önemle takip edilmesi ve beyan yükümlülüklerine dikkat edilmesi gereken bir konudur.

Bugün de geçerliliğini koruyan 7194 sayılı Kanunla yapılmış son düzenlemeye göre; “Tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan ücretler (birden fazla işverenden ücret almakla beraber, birinciden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı ve birinci işverenden alınan dâhil ücret gelirleri toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan mükelleflerin, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretleri dâhil)” için yıllık beyanname verilmeyecek, başkaca sebeplerle beyanname verilse dahi bu ücretler beyannameye dahil edilmeyecektir.

Bu düzenlemeye ilişkin idari yorum ise, 311 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliği ile yapılmıştır.

Söz konusu düzenlemelere ve 2023 parametrelerine göre, 2024 yılının Mart ayında beyanı gereken tam mükellef gerçek kişilerin tevkif yoluyla vergilendirilmiş ücretlerini üç duruma göre ele alabiliriz. Bu durumlar;

Sadece bir işverenden elde edilmesi halinde ve yıllık brüt tutarının 1.900.000 Lirayı geçmemesi

Birden fazla işverenden ücret geliri elde edilmesi durumunda ise, birinci işverenden sonraki işverenden / işverenlerden alınan ücretlerin toplamının 150.000 Lirayı aşmaması halinde yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyecektir.

Birden fazla işverenden ücret alınması halinde, birinci işverenden alınan ücretin hangisi olacağının belirlenmesi, mükellefin takdirine bırakılmıştır. Kısaca mükelleflere, bu hesaplamada en yüksek ücreti hesaplama dışı bırakma hakkı tanınmıştır.

Bu koşullara göre bir işverenden alınan ücretin yıllık 1.900.000 Lirayı aşması veya birden fazla işverenden ücret geliri elde edilen hallerde, birden sonraki işverenden alınan brüt ücretlerin toplamının 150.000 lirayı aşması durumunda (birinci işverenden alınan da dahil olmak üzere) ücret gelirlerinin tamamı yıllık beyanname ile beyan edilecektir.

Yukarıdaki koşullara göre yıllık beyanname verme koşulları gerçekleşmemiş olsa dahi bütün ücret gelirlerinin brüt toplamının 1.900.000 lirayı geçtiği hallerde, yine bütün ücret gelirlerini kapsayacak şekilde yıllık beyanname verilmesi gerekmektedir. 

Bu açıklamalarımıza göre bir anonim şirketin 1.800.000 Lira yıllık brüt ücret alan Genel Müdürünün, bir başka şirketten de 140.000 lira brüt huzur hakkı alması durumunda, ikinci duruma göre yıllık beyanname vermesi gerekmemekle birlikte toplam brüt ücret gelirinin 1.900.000 Lirayı aşması nedeniyle üçüncü duruma göre yıllık beyanname vermesi gerekecektir.   

Stopaja tabi tutulmamış ücret gelirlerinin ise (Gelir Vergisi Kanununun 64 üncü maddesinde yer alan diğer ücretler ile vergiden istisna olanlar hariç), tutarı ne olursa olsun yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerekmektedir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, yıl içerisinde ücret alınan işveren sayısıdır. Birden fazla işverenden ücret almış olmak ibaresi, aynı anda birden fazla işverenden ücret almayı kapsadığı gibi, yıl içerisinde birden fazla işverenden ücret almayı da kapsamaktadır. Önemli olan takvim yılı içerisinde kaç işverenden ücret alındığıdır. Örneğin Nisan sonunda bir işyerinden ayrılan, Temmuz’da yeni iş bularak orada işe başlayan bir ücretli de, yıl içerisinde birden fazla işverenden ücret aldığından, yukarıdaki kurallara tabi olacaktır.

Birden fazla işverenden ücret geliri elde etme durumu, genellikle grup şirketlerde veya holding yapılanmalarında ve iştirak ilişkilerinde, bir şirkette görev yapan bir kişinin, iştirak konumundaki şirketlerde de yönetim kurulu üyeliklerini üstlenmesi ve bu ek görevleri karşılığında ücret veya huzur hakkı gibi gelir elde etmesi durumunda karşımıza çıkmaktadır.

Oysa bu gibi hallerde, birden fazla ücreti ortadan kaldırmak için, kişinin çalıştığı şirketi diğer şirkette yönetim kurulu üyesi yapmak, bu şekilde ücretin şirket tarafından tahsilini sağlamak ve söz konusu kişiye çalıştığı şirketten aldığı ücretle birlikte tek bordro üzerinden ödeme yapmak yoluna gitmek mümkündür. Birden fazla ücretin beyanname kapsamına alınmasındaki amaç, ücret gelirlerine de artan oranlı tarifeyi uygulamak olduğundan, önerdiğimiz yolla bu amaç gerçekleştirilmiş olacak ve her hangi bir vergi ziyaına yol açılmamış olunacaktır. Ancak bu defa, huzur hakkının yönetim kurulu üyesi atanan şirkete -fatura karşılığı- ödenecek olması dolayısıyla huzur hakkının stopajsız, ancak KDV’ye tabi tutularak ödenmesi gerekecektir.

Buna karşılık çalışılan şirketin bir başka şirketle birleşmesi veya bir başka şirket tarafından devralındığı hallerde ise, ücretlilere vergi oranı birleşme veya devir öncesi ödenen ücretler de nazara alınarak uygulanacağından ve ayrıca tüzel kişi işverenin tüzel kişiliği birleşilen veya devralan şirketin tüzel kişiliği içerisinde varlığını sürdüreceğinden, bize göre birden fazla işveren olgusu ve ayrıca vergi ziyaı oluşmayacaktır.

Birden fazla işverenden ücret alıp da beyanname vermek durumunda olanlar, Gelir Vergisi Kanununun 89. maddesinde yazılı indirimleri yapma olanağına kavuşmaktadırlar.  Örneğin böyle bir durumda beyanname veren ücretli kendisine eşine ve çocuğuna ait eğitim ve sağlık giderlerini veya bağışlarını yahut özel şahsi sigorta primlerini gelirinden indirerek vergi öderken, tek işverenden ücret alanlar bu olanağa sahip değildirler. Bu da özünde aynı gelir unsuru içinde eşitsizliğe yol açmaktadır. Ancak bu eşitsizliğin giderilebilmesi, ücretle ilgili Kanun hükümlerinin gözden geçirilmesi ile mümkündür.

 

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar