Herkes yiyip içiyor, hesabı kim ödüyor?

Servet YILDIRIM
Servet YILDIRIM Ekonominin Halleri

Ekonomim.com’un pazartesi günkü başlığı çarpıcıydı: “KKM'nin faturası ağır oldu: Merkez Bankası'ndan rekor zarar!”

Toplam 818 milyar liralık rekor zarar üzerine başka başlıklar da atılabilir. Mesela “Ekonomide herkes yer içer, hesabı sonunda Merkez Bankası öder!”

Öyle ya; faizler zorla düşük tutuldu, krediler pompalandı, ücret artışları yapıldı, kur patlatıldı; enflasyon zıplatıldı. İş kontrolden çıkınca çare Kur Korumalı Mevduat (KKM) ve Döviz Dönüşümlü Mevduatlarda (DDM) bulundu. Buradan Hazine zarar yazmaya başlayınca yük Merkez Bankası’na devredildi.

Ama daha iyi başka bir başlık var: “Merkez Bankası kendisine gelen faturayı bankalara ödetir!”

Merkez Bankası zorunlu karşılıkları yükseltti, bankaların kredi olarak verebilecekleri parayı çekti. Bankalar yüksek faizlerle kredi olarak kullandırabilecekleri kaynakları Merkez Bankası’nda faizsiz ya da düşük faizle park etmek zorunda kaldılar.

Belki de asıl başlık şu olmalı: “Bankalara gelen fatura müşterilere gelmiş demektir!”

Çünkü bugüne kadarki deneyimlerimizden biliyoruz ki; bankalar kendilerine gelen her türlü yükü bir şekilde mevduat, kredi ve diğer müşterilerine yansıtırlar.

Dolayısıyla doğru başlık “Ekonomide herkes yer içer hesabı sonunda vatandaş öder!” olmalıdır.

Yani bu mesele aynen Katma Değer Vergisi gibidir. Nihai olarak yük hep tüketiciye yansır. Merkez Bankası bilançosundaki 2023 zararı da aynı şekildedir; sonunda vatandaşa bir şekilde yansımıştır ve yansıyacaktır. Bu zarara yol açan olaylar yani KKM ve DDM nedeniyle gelir ve servet dağılımı bozulmuştur.

Zarar meselesinin can alıcı noktası burasıdır. Yoksa muhasebesel anlamında çok önemi yoktur. Merkez Bankası bir anonim şirket olarak kurulmuştur ama diğer anonim şirketlere pek benzemez. Aynı bir anonim şirket gibi sermayesi vardır ama bu sermaye semboliktir. Diğer anonim şirketler gibi bilançosunda kar ve zarar açıklar ama onlardan farklı olarak kar etmek gibi bir amacı yoktur. Dolayısıyla merkez bankalarının kar etmesine bakıp “ne kadar başarılı bir yıl geçirdi” demek ne kadar yanlışsa zararına bakıp “ne kadar başarısız bir yıl geçirdi” demek de yanlış olur. Ama bu zarara bakarak geçmişte alınan yanlış kararları görmek mümkündür.

Bu rekor zarar geçmişte ekonomide yapılan yanlışların bedelidir. Kısacası; ekonomi yönetimi KKM ve DDM’ler aracılığıyla bazı kesimlere servet aktarımı yapmıştır. Bu aktarımın faturası Merkez Bankası’na kesilmiştir. Ama nihai olarak faturayı vatandaşlar ödemektedir. Yaşananların basitleştirilmiş açıklaması budur.

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Çare “Mali Kural” 16 Mayıs 2024