İstanbul “Finans Merkezi” olur mu?

Ussal ŞAHBAZ
Ussal ŞAHBAZ Global İşler

Çalışma hayatıma başladığımdan beri İstanbul’un finans merkezi yapılacağı konuşulur. Yıllarca stratejiler, eylem planları hazırlandıktan, koordinasyon toplantıları yapıldıktan, arsa beğenip mimari projeler çizildikten sonra nihayet haziranda İstanbul Finans Merkezi (İFM) kanunu çıktı. Artık İFM soyut bir proje değil. Hatta şimdilerde İstanbul Ataşehir’de kocaman binaları bile var. Bu adımlardan çok önce İstanbul zaten Türkiye’nin finans merkeziydi. Belki Türk bankacılık sisteminin yayıldığı Balkan ülkelerinin de. İFM’nin ana misyonu ise küresel bir finans merkezi olmak. Gelin bakalım bu iş nasıl olur.

Finans merkezi olmak demek bankacılıktan fon yönetimine, girişim sermayesinden fin-tek’e bir dizi finansal hizmeti, avukatlar, muhasebeciler, danışmanlar ve reklamcılarla aynı mekânda toplamak demek. Bu açıdan modern dünyanın en eski finansal merkezi Londra diyebiliriz. Zamanla İngiltere’nin global hegemonyası sona erip, ABD güçlenince New York da global finans merkezi oldu. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Asya ülkeleri hızla gelişirken önce Tokyo sonra Hong Kong ve Singapur aynı statüye kavuştu. Son olarak 80 sonrası Çin’in dışa açılmasıyla da Şanghay bu kervana katıldı. Bunlardan Hong Kong ve Singapur’un eski İngiliz kolonisi olduğunu ve Hong Kong’da son yıllarda Çin etkisi artarken finansal merkez statüsünün ise sallanmaya başladığını not edelim.

Son dönemde yeni nesil finansal merkezler de ortaya çıkmaya başladı. Litvanya, Lüksemburg, Malta gibi bazı ülkeler, bu işi, AB içindeki finansal pasaport haklarını avantaja çevirerek başardı. Bu ülkelerde finansal kuruluş kurmak ve faaliyet göstermek daha kolay. Örneğin, Litvanya’daki bankanızla rahatlıkla Almanya’da da faaliyet gösterebiliyorsunuz. Dünyanın kalanında ise en iyi örnekler Dubai, British Virgin Adaları, Mauritius, Cayman Adaları gibi daha küçük ölçekli yerler. Hatta Kazakistan’ın başkenti Nursultan’ın da iddialı projeleri var.

Bu yeni yükselen merkezlerin ortak noktası ise tek başlarına güçlü bir ekonominin merkezi olmadıkları halde yarattıkları hukuki rejim ve liberal ortamla birçok finansal kurumu cezbetmeyi başarmaları. Bunun temelinde de Anglosakson hukuk sistemi; hatta bazen İngiliz mahkemelerinde temyiz hakkı yatıyor. Hatta buralarda sadece finans merkezine özgü kanun ve mahkemeler dahi mevcut. Dubai Uluslararası Finans Merkezi’ne giderseniz, ofislerin alt katındaki AVM’de dükkanlardan birinin “adliye” olduğunu göreceksiniz. Adliyenin yanındaki dükkanlarda da terzi ve ayakkabı boyacısı var. Camda da “adaleti hızla dağıtırız” yazıyor. Yani amaç finans merkezinde çalışanların ihtiyaçlarını karşılamak ve böylelikle buraları cazip hale getirmek.

İFM kanununda bu bölgeye verilmiş farklı bir hukuki statü ya da özel mahkemeler yok. Türkiye gibi büyük ülkelerde bu tip uygulamalar zaten pek de mümkün değil. Bunlar ancak şehir devletlerinde olacak işler. AB üyesi olmadığımız için buradaki finansal kuruluşların Avrupa’da faaliyetleri de mümkün değil. Ancak kanunda cömert vergi teşvikleri ve çalışma izni gibi resmi işlerde kolaylıklar sağlanmış. Bu haliyle İFM global ligde başarılı olur mu? Maçı kendi sahamızda oynarsak başarılı olabiliriz. Madem hukuk alanında istisna veremedik ama diğer teşviklerimiz iyi, o zaman, bir de İFM’nin global olarak yükseleceği niş alanlar bulmak lazım.

Henüz kapılmamış iki köşe: Yeşil yatırımlar ve kripto varlıklar

Küresel finansal sistemde henüz kapılmamış iki köşeden biri yeşil yatırımlar veya daha genel olarak etki yatırımları. Bir diğeri ise kripto varlıklar. Bu alanların ikisinde de trilyonlarca dolar varlık olduğunu ve piyasalar sallansa bile yatırımların arttığını belirtelim. Dünyanın en büyük varlık yöneticilerinden BlackRock’ın CEO’su, Larry Fink, 2018’de artık her yatırım etki yatırımı olacak demişti. Aynı BlackRock, geçen ay ABD’nin en büyük kripto varlık borsası Coinbase ile müşterilerini kripto varlık işine sokmak için anlaştı. Son yıllarda dünyada yeni kurulup hızla büyüyen bazı finansal kuruluşların yerlerine de bakalım. Mesela Avrupa’nın en büyük dijital bankalarından N26, Almanya’nın finans merkezi Frankfurt’ta değil, teknoloji merkezi Berlin’de kuruldu. Çin’in bir ara en büyük finansal kuruluşu olma yolunda giden Ant Finance, Alibaba’nın merkezi Hongzou şehrinde. Türkiye dünyanın en büyük kripto varlık yatırımcısı ülkelerinden. Yeşil teknolojilerde de potansiyelimiz yüksek. Bu niş alanları İFM’nin temeline oturtursak, bu teknolojileri sadece kullanmakla kalmayıp, biraz para da kazanabiliriz.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar