Mermer, orman, zeytin, turizm bir arada…

Şeref OĞUZ
Şeref OĞUZ ÖNERİ - YORUM

Yunanistan’ın Thassos Adası’ndan söz ediyoruz. Osmanlıdaki adı Taşoz olan adada idim. Yıllarca tatil tercihim olan bu ada, 110 km çevresinde butik otelleri, temiz plajları ve oraya vardığınızda size plaj şemsiyesi dayatmayan, ucuz, leziz yemekleriyle, neredeyse her köşesini bildiğim bir turizm adası...

Ancak orayı bu defa bir maden adası olarak ziyaret ettim. İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Rüstem Çetinkaya ile daha önce “mermer plaj” olarak denize girdiğim Marble Beach bölgesine vardığımızda, buradaki mermeri bizimkilerin işlettiğini öğrenmiş oldum.

ZENGİN TOPRAKLARIN FAKİR BEKÇİLERİ OLMAYALIM

Bana ilginç gelen, aynı karede hem orman, hem zeytin ağaçları, hem mermer ocakları hem de turistlerin en fazla fotoğrafladığı plajın olmasıydı. İyi de bu nasıl mümkün olabilirdi ki? Misal bizdeki Zeytin Yasası, asla böyle bir kompozisyona izin vermez, çevrecilerimiz ortalığı ayağa kaldırırlardı.

Taşoz sakinleri ve Yunan çevreciler ile konuştum: Maden kirletmiyor, aksine tozunu kırığını temizlediği gibi, pazarlıyorlar.” Orman eksilmiyor, zeytinlerimiz hasat ediliyor ve plajlarımız turistle dolup taşıyor. Rüstem Çetinkaya; “biz de turizm ya da maden arasında seçim yapmak zorunda kalmadan ülkemize katkı sunabiliriz” diyor.

İKİ SORU İKİ CEVAP

Plaja 200 mt mesafede plaj, orman, zeytin ve maden olur mu?

Oluyormuş. Hem de her birinin kendi bütünlüğünü koruyarak… Sahile 200 metre mesafeden mermerler çıkarılırken, turistler turkuaz renkli denize giriyor. Burada bulunan liman aracılığıyla da bu madenler taşınıyor. En önemlisi bunların hepsi aynı anda ve birbirine zarar vermeden yapılıyor. Halkı, maden ya da turizm arasında bir seçim yapmak zorunda bırakmıyorlar. Dünyaya da bunu pazarlıyorlar.

Biz de yapabilir miyiz?

Elbette… Ancak çevreciliği bilinçli yaparak… Tarım, turizm, maden ayrımı yapmadan ancak kurallara da sıkıca bağlı, toplumsal mutabakatla bunu biz de başarabiliriz. Fakat denetlenmeyecekse bunu sakın evde denemeyin zira HES’lerde can suyunu dahi dereye vermeyenler ormanı da çevreyi de bozabilir.

not

ÇEVRE KURULUŞLARINA ‘BULUŞALIM’ ÇAĞRISI

Türkiye’de madenlerle ilgili çekinceleri olan tüm çevre kuruluşlarına açık çağrı yapan bulunan Rüstem Çetinkaya, “bir araya gelip ortak bir masada buluşalım” diyor. TEMA’ya mektup yazmışlar ancak “madencilerle işimiz olmaz” reddi almışlar. Oysa çevreyi koruyup geliştirerek madencilik yapmak mümkün…

Ben Karadenizliyim. Bizim orada her köyde 4 kişinin cebinde HES lisansı var. Biri ihaleyi kazanır, diğer 3’ü, çevreci kesilir. Enerji olsun ama kömür olmasın, metal gerekse de maden olmasın. Bizim sözde çevrecilerin kullanışsız ezberi budur ve kime hizmet ettikleri konusunda kamuoyu tereddüttedir

 

 

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Pideflasyon %80 28 Şubat 2024