Vergi okuryazarlığı şart!

Abdullah TOLU
Abdullah TOLU Vergi Kurdu

Gazetemizde 19 Şubat’ta yayınlanan “Kaynana Vergisi” ve 27 Şubat’ta yayınlanan “Misafir Vergisi” köşe yazılarım gerek kamuoyunda gerekse yazılı ve görsel medyada çok ilgi gördü. Ancak, söz konusu yazılarımda, bu isimlerde vergi bulunmamakla beraber bunlardan kaynaklı bir gelir vergisinin olduğunu özellikle belirtmeme rağmen, bu konu bazı medya organlarında, “Hükümet “Kaynana Vergisi” ve “Misafir Vergisi” getiriyor!” şeklinde gerçek durumla ilgisi olmayan haber ve paylaşımlara konu oldu!

Bu da, başta yazılı ve görsel medya olmak üzere kamuoyunda vergi okuryazarlığına olan ihtiyacı bir kez daha gösterdi!

Vergi okuryazarlığı ne demek?

Genel olarak okuryazarlık, bir dilin yazınlarını okuyabilme, okunan ögeleri algılama ve kavrama yetisine sahip olunması olarak tanımlanıyor. UNESCO'nun yaptığı tanımına göre okuryazarlık; değişik türdeki yazılı kaynakları, kayıtları kullanarak tanımlama, anlama, yorumlama, bir araya getirme, iletişim kurma ve hesap yapma yeteneği! (tr.wikipedia.org).

Uygulamada medya okuryazarlığı, e-okuryazarlık, finansal okuryazarlık gibi farklı okuryazarlık alanları bulunuyor. Bunlara vergi okuryazarlığı da eklenebilir. Çünkü, vergi okuryazarlığı ciddi bir ihtiyaç!

Vergi okuryazarlığı, “vergilendirme konularını anlamak, yeterli ölçüde okuma ve yazma becerisine sahip olmak” şeklinde tanımlanıyor. Yani, vergilerle ilgili bilgisi olmayan veya düşük düzeyde bilgisi olanların asgari müşterek bilgilere sahip olmaları.

Yazılarımızda ne demiştik?

Her iki köşe yazımda da yer alan ortak açıklama şu şekilde:

“Şu an yürürlükte olan vergiler arasında ne "Kaynana Vergisi" ne de “Misafir Vergisi” diye bir vergi bulunmuyor. Ancak, adı tam olarak "Kaynana Vergisi" ve “Misafir Vergisi” olmasa da, bunlardan kaynaklanan bir vergi var!.. 

“Kaynana Vergisi”, sahibi oldukları evde kira almadan kaynanalarını oturtan gelin ve damatların emsal kira bedeli üzerinden ödeyecekleri gelir vergisi ile ilgili. “Misafir Vergisi” ise, evde akrabaları dışında mal sahibi ile ikamet eden misafirlerle ilgili. Evde mal sahibi ile ikamet edenin akraba olmaması halinde, mal sahibinin “Misafir Vergisi” ödemesi gerekiyor! Tabi, bu düzenleme birkaç saat ya da gün kalıp giden misafirlerle ilgili değil. Daha uzun süreli kalan misafirlerle ilgili. Örneğin, 3 ay veya daha fazla misafirlik gibi.

Bunlar yeni düzenleme değil, Gelir Vergisi Kanunu’nda böyle bir düzenleme var, üstelik uzun yıllardan bu yana yürürlükte!”

Konu emsal kira bedeli düzenlemesi ile ilgili!

Gelir Vergisi Kanunu’nun “Emsal Kira” başlıklı 73. Maddesine göre, kiraya verilen mal ve hakların kira bedelleri emsal kira bedelinden düşük olamıyor. Bedelsiz olarak başkalarının kullanımına bırakılan konutların emsal kira bedeli, bu konutların kirası sayılıyor. Konutlarda emsal kira bedeli, konutun emlak vergisi değerinin yüzde 5’i olarak hesaplanıyor. Bu düzenlemeye göre, örneğin, bedelsiz olarak başkalarının kullanımına bırakılan konutun emsal kira bedeli, bu konutun kirası sayılıyor, emsal kira bedeli üzerinden de vergilendirme yapılıyor.

Yine sözü edilen 73. Maddede emsal kira bedeli esasının uygulanmayacağı durumlar 4 bent halinde sayılmış bulunuyor. Emsal kira bedelinin uygulanmayacağı durumlardan konu ile ilgili olan 2 bent şu şekilde:

“2) Binaların mal sahiplerinin usul (anne-baba, büyükanne-büyükbaba), füruğ (çocuk, torun) veya kardeşlerinin ikametine tahsis edilmesi,

3) Mal sahibi ile birlikte akrabaların da aynı evde veya dairede ikamet etmesi”.

Bu düzenlemeye göre, mal sahiplerinin usul (anne-baba, büyükanne-büyükbaba), füruğ (çocuk, torun) veya kardeşlerinin ikametine bedelsiz olarak tahsis edilen konutlar için emsal kira bedeli beyan edilmiyor ve gelir vergisi ödenmiyor. Söz konusu maddede sayılan “emsal kira bedelinin uygulanmayacağı kişiler” arasında maalesef kaynanalar bulunmuyor! Dolayısıyla, sahibi olunan konutun kaynananın kullanımına bedelsiz bırakılması halinde, bu konutun emsal kira bedeli üzerinden "kira alınıyormuş gibi" kira geliri beyan edilip, gelir vergisi ödenmesi gerekiyor! Emsal kira bedelinin uygulanmayacağı kişiler sadece kaynanalarla sınırlı değil, amca, dayı, hala, teyze, yeğen de yer almıyor. Dolayısıyla, sahibi olunan konutların amca, dayı, hala, teyze, yeğenin kullanımına bedelsiz bırakılması halinde de, bu konutların emsal kira bedeli üzerinden kira geliri beyan edilip gelir vergisi ödenmesi gerekiyor!

Aynı şekilde, mal sahibi ile birlikte “akrabaların” da aynı evde veya dairede ikamet etmesi halinde, emsal kira bedeli üzerinden gelir vergisi alınmıyor. Ancak, mal sahibi ile birlikte evde ya da dairede ikamet edenin “akraba olmaması” halinde ise, emsal kira bedeli üzerinden gelir vergisi ödenmesi gerekiyor.

Yazılarda GVK’ya ve Maliye uygulamasına aykırı bir durum yok!

Evet, yukarıda yer alan açıklamalar ve Kanun hükümlerinden de fark edileceği üzere, konu GVK’nın 73. Maddesinde yer alan emsal kira düzenlemesi ile ilgili. Söz konusu yazılarımızda yer alan açıklamalar Kanuna ve yerleşik uygulamaya uygun olup, hatalı bir durum söz konusu değil. Kaldı ki, yine yazılarımızda, artık günün değişen koşullarına uygun olmayan bu gibi düzenlemelerden kurtulma zamanının geldiğini, bunun için Gelir Vergisi Kanunu başta olmak üzere, Vergi Kanunlarımızın çoğunun yeniden yazılması gerektiğini belirttik!

Medyanın bir kısmı konuyu kamuoyuna yanlış aksettirdi!

Yazılı ve görsel medyanın bir kısmı, yazımıza konu bu emsal kira bedeli uygulamalarını sanki yeni vergiler getiriliyormuş gibi kamuoyuna yansıttı! Halbuki, yeni getirilecek şeklinde haberleştirilen söz konusu düzenlemeler, uzun yıllardan bu yana yürürlükte! Bu bakış açısı son derece yanlış ve hatalı. Kaldı ki, bu haberler, yanlış anlamalara ve yorumlara da neden oldu.

Neden bu yazıları kaleme aldım?

Bu köşe yazılarını; kira gelirlerinin beyanı yaklaşırken, kira gelirlerinin beyanında pek dikkat edilmeyen ve çoğunlukla beyan dışı bırakılan bu iki özel durum hakkında kamuoyunu bilgilendirmek, kira gelirlerinin doğru ve eksiksiz beyanını sağlamak, vergi okuryazarlığını artırmak ve vatandaşların bilgi eksikliği nedeniyle zor durumda kalmalarını önlemek amacıyla kaleme aldım. Çünkü, Maliye’nin yaptığı analiz ve saha çalışmaları sonucunda, kira geliri elde edildiği halde kira geliri beyanında bulunulmayan yaklaşık 2 milyona yakın konut tespit edildi. Bu oldukça yüksek ve önemli bir rakam. Ülkemizin ekonomik olarak zor durumdan geçtiği bu dönemde vergiye tabi gelir elde eden tüm vatandaşlarımızın elini taşın altına koyması ve elde ettikleri kira gelirlerini beyan etmeleri gerekiyor. En azından ben öyle düşünüyorum. Kaldı ki, kaynana ve misafirden kaynaklı emsal kira bedeli üzerinden gelir vergisi ödenmesi konusu, önceki yıllarda da defalarca yazıldı, ilk defa yazılmıyor

Sonuç olarak;

Vergi gibi hassas konularda kamuoyunun bilgilendirilmesinde özellikle dikkat edilmesi gerekiyor. Biz de bu hususa özellikle dikkat ediyor, hassas davranıyoruz. Bu yazılı ve görsel medya başta olmak üzere herkes için geçerli. Bunun için de, vergi okuryazarlığı şart! Ayrıca, belirttiğim amaçlarla kaleme aldığım, uyarı ve önerilerde bulunduğum bu yazılarımın bir kısmının iyi niyetli olmayan bir şekilde çarpıtılmış olması beni ziyadesiyle üzdüğü için böyle bir yazıyı kaleme almak zorunda kaldım.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
ABDULLAH TOLU YAZDI... 06 Mayıs 2024
YARGI ONAY VERDİ! 11 Mart 2024