Macron’un siyasi kumarı, Fransa’yı belirsizliğe itti

Fransa'da ikinci turda hiçbir parti veya ittifak salt çoğunluğu almak için gereken sandalye sayısına ulaşamadı. Macron'un AP seçimlerinin ardından sürpriz biçimde erken seçim kararı alarak oynadığı siyasi kumar ülkeyi belirsizliğe iterken, yeni dönem için üç temel senaryo üzerinde duruluyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Macron’un siyasi kumarı, Fransa’yı belirsizliğe itti

Fransa'da erken genel seçimlerin ikinci turunda sol ittifak ilk sıraya yerleşirken; Cumhurbaşkanı Emanuel Macron’un ittifakı ikinci oldu, ilk turun birincisi aşırı sağ ise üçüncü sıraya geriledi.

Seçime katılan hiçbir parti veya ittifak, mecliste salt çoğunluğu almak için gerekli 289 sandalye sayısına ulaşamadı. Yeni Halk Cephesi (NFP) seçimlerin ardından mecliste baskın güç olarak ortaya çıksa da tek bir grubun çoğunluğu sağlayamaması nedeniyle bir azınlık hükümeti kurması ya da kapsamlı ve yönetilmesi zor bir koalisyon oluşturması olasılıklar dahilinde. Fransız parlamentosu sol, merkez ve aşırı sağ olmak üzere üç büyük gruba ayrılırken, oldukça farklı platformlara sahip olan grupların daha önce beraber çalışma tecrübesi de bulunmuyor. Karşı karşıya kalınan bu durumun, Fransa'nın Avrupa Birliği'nde (AB) ve başka alanlarda rolünü zayıfl atabileceği ve iç gündemde ilerleme sağlanmasını zorlaştıracağı düşünülüyor.

Macron sol ittifakın birinci çıkması üzerine istifasını sunan Başbakan Gabriel Attal'ın istifasını reddederek ülkenin istikrarı için görevine şimdilik devam etmesini istedi.

Başbakan kim olacak?

İkinci turda sandıktan birinci çıkan ve mecliste en fazla sandalye sayısına ulaşan solcu NFP ittifakının bu hafta başbakan adayını belirlemesi bekleniyor. Kamu yayıncısı Franceinfo'ya konuk olan Yeni Halk Cephesi ortaklarından Sosyalist Parti (PS) lideri Olivier Faure, ittifakın gelecek hafta başbakanlık için aday gösterecek durumda olması gerektiğini belirtti.

Faure, vatandaşlara "ülkeyi yönetemeyecekmiş izlenimi vermemeleri gerektiğini" vurgulayarak, başbakan adayının ittifakın ortaklarının fikir birliğiyle veya oylamasıyla belirleneceğini kaydetti. İttifakın ana ortaklarından Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) Partisi Milletvekili Mathilde Panot ise RTL radyosuna yaptığı açıklamada, sol ittifakın bu hafta başbakan adayı ve hükümet teklifi sunacağını açıkladı. Aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi (RN), seçimlerin ilk turunu önde bitirmesine rağmen ikinci turda yenilgiye uğrarken, Marine Le Pen yaptığı açıklamada partisinin zaferinin "sadece ertelendiğini" söyledi.

Hollande yeniden mecliste

Diğer taraftan, katılım oranında rekor seviyede artış görülen seçimin sonuçlarına göre, eski sosyalist Cumhurbaşkanı François Hollande, oyların yüzde 43,3’ünü alarak Correze bölgesinden milletvekili seçildi. Yeni Halk Cephesi'nin desteğiyle Correze vilayetinden milletvekili seçilen Hollande, böylelikle siyaset sahnesine yeniden dönmüş oldu. Hollande 2012-2017 yılları arasında Fransa Cumhurbaşkanlığı görevini yürütmüştü. İçişleri Bakanı Gerald Darmanin de yüzde 58,9 oy oranı ile Nord vilayetinden yeniden milletvekili seçilen isimler arasında yer aldı. Ayrıca Eski Başbakan Elisabeth Borne Calvados’tan milletvekili seçildi. ilk Genel Kurul oturumunun 18 Temmuz’da düzenlenmesi ve Meclis başkanının seçilmesi bekleniyor.

Jean-Luc Melenchon: Ülkeyi yönetmeye hazırız

Dört partinin oluşturduğu ve 178 milletvekili ile mecliste en fazla sandalye sayısına sahip ittifak olan Yeni Halk Cephesi'nin en büyük partisi Boyun Eğmeyen Fransa’nın (LFI) lideri Jean-Luc Melenchon sonuçların ardından yaptığı açıklamada ülkeyi yönetmeye ve hükümet kurmaya hazır oldukları belirterek, "Yeni Halk Cephesi'nden bir başbakanımız olacak. Pek çok şeye kararnameyle karar verebileceğiz" dedi.

Seçim kampanyası sürecindeki "Filistin devletini tanıma" sözünü bir kez daha dile getiren Melenchon bu kapsamda yapacakları işler arasında en hızlı şekilde Filistin devletini tanımanın yer alacağını söyledi. Destekçileri, solun başbakan adayı olarak aşırı solcu lider Melenchon'un "kesinlikle göz ardı edilemeyeceğini, kendisinin sola kazanmayı öğreten, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 22 alarak milyonlara yeniden ümit veren, sadece sol ittifak değil, NFP'nin de var olabilmesini sağlayan kişi olduğunu savunuyor.

Hangi seçenekler konuşuluyor?

Cumhurbaşkanı Macron'un AP seçimlerinin ardından sürpriz biçimde erken seçim kararı alarak oynadığı siyasi kumarın ülkeyi çok karmaşık bir belirsizlik dönemine soktuğuna dikkat çeken uzmanlar, seçim sonuçlarının demokrasi açısından zafer olarak tanımlanabileceğini, ancak tablonun solun zaferi olarak adlandırılmasının doğru olmadığını belirtiyor. Kısa süre sonra Paris Olimpiyat Oyunlarına ev sahipliği yapmaya hazırlanan ülkede ortaya çıkan belirsizliğin giderilmesiyle ilgili olarak ise üç temel senaryo üzerinde duruluyor. Almanya'da da geçmişte uygulanan, ideolojik olarak birbirine ters partilerin istikrar için büyük bir koalisyona yönelmeleri söz konusu olabilir. Bu tarz bir siyasi kültüre alışık olmayan Fransa’da gerçekleşirse bunun bir ilk olacağı ifade ediliyor.

Bir diğer seçenek ise azınlık hükümeti. Ancak Fransa'da özellikle ekonomik açıdan programını uygulayamayacak bir siyasi parti için bunun en kötü senaryo olacağı görüşü hakim.

Üçüncü olarak ise, daha önce İtalya'da özellikle 1990 sonrası dönemde sıkça görülen teknokratlar hükümeti senaryosu gündemde. Böyle bir hükümet icraat amaçlı değil, devletin, başta bütçe olmak üzere rutin işlerini yürütme hedefli olacak ve kurulursa Fransa’yı 2025'te düzenlenecek erken genel seçimlere taşıyacak.

Solun zaferi yatırımcıyı tedirgin etti, belirsizlik dalgalanmaya neden olabilir

Fransa’da pazar günü yapılan ikinci turda net bir çoğunluğa sahip olmayan bölünmüş bir parlamento ortaya çıktı. Euro, sonuçların açıklanmasının ardından ABD doları karşısında yaklaşık %0,3 değer kaybederek 1,0820 dolayında işlem gördü. Fransa'da CAC 40 borsa endeksi yüzde 0,4 primle 7.706 puana yükseldi. Fransız ve Alman tahvilleri arasındaki yakından izlenen farkın önümüzdeki haftalarda genişlemesi beklenirken, ülkenin borç profiline ilişkin artan risklerin euroyu baskı altında tutabileceği belirtiliyor. Bazı stratejistler ise, ilk kayıpların ardından piyasaların asılı parlamento senaryosuna alışacağı görüşünde.

Parlamentodan çıkabilecek en kötü senaryo olan aşırı sağın kazanması engellendiği için Fransız hisse senetleri dün yükseldi. Ancak yatırımcılar yine de siyasi belirsizlik nedeniyle önümüzdeki haftalarda ve aylarda yaşanabilecek dalgalanmalar konusunda uyarıyor. Citi analistlerine göre, Fransa'nın parlamento seçimlerinin ikinci turunun ardından uzun süreli siyasi istikrarsızlık ve donukluk yaşanabilir.

ABN Amro Investment Solutions'ın baş yatırım yetkilisi Christophe Boucher, "Önümüzdeki haftalarda bir miktar dalgalanma olacak. Piyasaları yakından takip etmek gerekiyor. Biz kenarda kalmaya devam edeceğiz. Fransız borç ve finans sektörlerinde düşük ağırlıklıydık ve bu pozisyonumuzu koruyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Oddo BHF'de baş ekonomisti Bruno Cavalier ise seçim sonucunda ortaya çıkan riski bir sonraki seçimlere kadar sürdüreceğini belirterek, “Fransız risk priminin, bu siyasi riskin olmadığı bir ay önceki seviyesine düşmesi için hiçbir neden yok. Aksine, bütçe sürecinin planlananın gerisinde kalması ya da seçilen mali duruşun Fransa'yı kamu hesaplarını temizlemeye yönelik inandırıcı bir yoldan uzaklaştırması durumunda artması için nedenler olacaktır" dedi.