Tahvile 11 yılın en güçlü girişi

Nisan sonundan bu yana hissedilir seviyede tahvil alımı yapan yurtdışında yerleşik yatırımcının, 10 Mayıs haft asında 2,8 milyar doların üzerindeki net alımı dikkat çekti.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Tahvile 11 yılın en güçlü girişi

Şebnem TURHAN

Sıkı para politikası, kamuda tasarruf tedbirleri ile artan enflasyonda düşüş beklentileri yabancının tahvillere olan ilgisini büyüttü. Geçen hafta tahvile 2.8 milyar dolar ile 29 Mart 2013'ten bu yana en yüksek girişi yapan yabancı yatırımcının toplam tahvil stokundaki payı da yüzde 4,7 ile 3 yılın zirvesine çıktı.

Merkez Bankası ve ekonomi yönetiminin sıkı para politikasında ısrarı, makroihtiyati tedbirlerin kaldırılarak normalleşme yolunda adımlar atılması yabancı yatırımcının TL varlıklara ilgisini her geçen gün artırıyor. Borsa İstanbul’da 26.5 ay sonra payı yüzde 40’a gelen yabancı yatırımcı tahvil piyasasında da rekor girişe imza attı. Merkez Bankası verilerine göre yabancı yatırımcılar 10 Mayıs haftasında tahvilde 2 milyar 832,6 milyon dolarlık net alım yaptı. Bu haftalık olarak 29 Mart 2013’teki 3.1 milyar dolarlık girişten sonraki en yüksek seviye. Toplam tahvillerde yabancının payı da böylelikle yüzde 4,7’ye sıçradı ve son 3 yıldır görülen en yüksek seviyeye ulaşıldı.

Yabancının tahvilde payı yüzde 4,7

Merkez Bankası 8 Mayıs itibariyle bankacılık sektöründe menkul kıymet yükümlülüğü yaratan regülasyonların tümünü uygulamadan kaldırdı. Hem para politikasında hem de regülasyonlarda değişim yabancıyı TL varlıklara çekiyor. Merkez Bankası haftalık menkul kıymet istatistikleri 10 Mayıs haftasında devlet iç borçlanma senetlerinde yabancı yatırımcıların net alımının 2 milyar 832,6 milyon dolar olduğunu gösterdi. Böylelikle yabancı yatırımcının elindeki tahvil stoku da 6 milyar 796 milyon dolara yükseldi. Böylesi yüksek girişle toplam tahvil portföyünde yabancı yatırımcının payı da sert bir sıçrama yaşadı. 3 Mayıs haftasında yüzde 2,76 ile son dönemlerin en yüksek seviyesini gören tahvilde yabancı yatırımcı payı 10 Mayıs’ta yüzde 4,70’e çıktı. Bu seviye en son Mart 2021 döneminde görülmüştü.

Düşük faiz politikası ve makroihtiyati tedbirlerle son iki yılda tahvil fiyatlamaları piyasa normallerinden ayrışmış yabancı yatırımcı da TL tahvillerden sert çıkış yapmıştı. Öyle ki yabancı yatırımcının tahvildeki payı Mayıs 2023’te yüzde 0,59 ile tarihi en düşük seviyesine inmişti. Yeni ekonomi ve Merkez Bankası yönetimi ile geleneksel para politikalarına dönüş bu varlıklardaki fiyatlamaları normalleştirdiği gibi yabancı yatırımcıyı da çekti.

Ekonomistlerin verdiği bilgiye göre özellikle kısa vadeli tahvillere ilgi çok büyük. Uzun vadeli tahvilde ise yatay seyreden bir talep var. Para politikasının normalize olmasıyla enflasyonda beklenen düşüş ve ileride faiz indirimlerinin de başlayabilecek olması bankacılık sektörü kaynaklarının verdiği bilgiye bu dönemde yüksek faizli tahvil alanların ileride ciddi sermaye kazancı sağlayacak. 2 yıllık gösterge tahvil faizi de mayıs başındaki yüzde 45'li seviyelerden yüzde 42,6'ya kadar geriledi. 10 yıllık gösterge tahvil faizi ise yüzde 27,4 seviyesinde aybaşında oran yüzde 28,9 idi. 

‘Swap limitlerinde seviye korunmalı’ 

QNB Finansbank Baş Ekonomisti Erkin Işık, “Mart ayındaki faiz artışı, son açıklanan mali paket ve ücret politikalarının enflasyonla uyumlu belirleneceğine yönelik ekonomi yönetiminden gelen mesajlar, önümüzdeki dönemde enflasyonun düşeceğine yönelik beklentileri destekledi. Ayrıca, son gelen verilerle Fed’in faiz indirim beklentilerinin öne çekilmesi ile ABD tahvil faizlerinin gerilemesi de gelişen ülke tahvillerini destekledi. Bunlar da bizde tahvil faizlerinin aşağı gelmesine yol açtı. Ayrıca, son dönemde yabancı yatırımcıların ilgi gösterdiği swap işlemlerinde yurtiçi bankalarla limitlerin dolmuş olması da alternatif faiz enstrümanlarına, yani tahvillere ilgiyi arttırmış olabilir. Bu doğrultuda, swap limitlerinin mevcut seviyelerinde korunmasının, sermaye girişlerinde vadenin uzaması açısından da destekleyici olacağını düşünüyoruz” diye konuştu. 

TOPLAM REZERVLERDE 7.75 MİLYAR DOLARLIK ARTIŞ 

Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam rezervleri, 10 Mayıs haftasında bir önceki haftaya göre 7 milyar 547 milyon dolar artarak 134 milyar 402 milyon dolara çıkarken, geçen hafta yaklaşık son 3 yılın en güçlü rezerv artışı kaydedildi. Merkez Bankası verilerine göre 10 Mayıs itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri 5 milyar 55 milyon dolar artışla 74 milyar 203 milyon dolara yükseldi. Bu dönemde altın rezervleri de 2 milyar 492 milyon dolar yükselişle 57 milyar 707 milyon dolardan 60 milyar 199 milyon dolara çıktı. Böylece toplam rezervler, 126 milyar 855 milyon dolardan 134 milyar 402 milyon dolara çıktı. Söz konusu yükseliş 27 Ağustos 2021'den bu yana en güçlü haftalık rezerv artışına işaret etti. TCMB net uluslararası rezervleri de 10 Mayıs itibarıyla, bir önceki haftaya göre 9 milyar 793 milyon dolar artış ile 30 milyar 872 milyon dolar oldu. 

KKM’DE HAFTALIK 36.4 MİLYAR LİRALIK GERİLEME 

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, kur korumalı mevduatlar 10 Mayıs haftasında 36.4 milyar TL düşüş kaydetti. Kur korumalı mevduat toplamı 2.2 trilyon TL'nin altına gelmiş oldu. Böylece geçen hafta kur korumalı mevduatta yaklaşık üç ayın en hızlı düşüşü kaydedildi. Merkez Bankası haftalık para ve banka istatistiklerine göre de yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatı parite etkisinden arındırılmış olarak geçen hafta 4.3 milyar dolar geriledi. Gerçek kişilerin döviz mevduatı parite etkisinden arındırılmış olarak 2.2 milyar dolar, tüzel kişilerin döviz mevduatı da 2.1 milyar dolar azaldı. Öte yandan BDDK verilerine göre bankacılık sektörünün toplam mevduatı, 10 Mayıs ile biten haftada önceki haftaya göre yaklaşık 37,4 milyar lira azalarak 16 trilyon 111,8 milyar liraya geriledi.