Bize iyi gelecek! O zaman dans....

“Biz bize iyi geliriz!” diyerek 2014’te yola çıkan Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği, şimdi de “Bize İyi Gelecek” kampanyası ile rahim ağzı kanseri hakkında farkındalık yaratmayı ve 500 kız çocuğuna ücretsiz HPV aşısı sağlamayı hedefliyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Bize iyi gelecek! O zaman dans....

Didem ERYAR ÜNLÜ

Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği, 2014 yılı Ekim ayında, başta meme kanseri olmak üzere, rahim, yumurtalık ve rahim ağzı gibi kadına özgü kanserler konusunda toplumda farkındalık oluşturmak ve maddi ihtiyacı olan kadınlara destek olmak için yola çıktı.

Derneğin Başkanı Arzu Karataş, “Hastalık bir gün kapınızı çalıyor, şaşkına dönüyorsunuz, panikliyorsunuz, sonra yaşıyorsunuz. Hayatınız, sağlığınız med-cezir oluyor. Tutunacak, sizi anlayacak insanlar arıyorsunuz, yalnızca doktorlar, psikologlar değil. Sizinle aynı süreci yaşamış başka kadınlarla konuşmak istiyorsunuz. Bu sırada başka kadın arkadaşlarla yolum kesişti.” sözleri ile anlatıyor derneğin kuruluş hikayesini…

Kanserin bir gün kronik bir hastalık haline dönüşeceği söyleyen Karataş, “Bilime inanıyoruz. Yapılan araştırmalar, geliştirilen tanı ve tedavi yöntemleri sayesinde pek çok kadın yaşama şansı elde ediyor. Kanser bir gün kronik hastalık haline dönüşecek. Bugün bile erken teşhis edilen meme kanseri, kronik hastalık kategorisinde sayılabilir. Hatta gelecekte kanser oldum diyen birine, günümüzde ‘Grip mi oldu, yat birkaç gün dinlen, geçer’ dediğimiz gibi, cümleler kuracağımız günleri hayal ediyoruz” diyor.

Dünya Sağlık Örgütü, meme kanserine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla Ekim ayını Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı ilan etti. Amaç; erken teşhisin önemini yeniden vurgulamak olarak belirlendi.

Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği de, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’nde çok önemli bir kampanya başlattı. “Bize İyi Gelecek” adı verilen kampanya, rahim ağzı kanseri hakkında farkındalık yaratmayı ve 500 kız çocuğuna ücretsiz HPV aşısı sağlamayı hedefliyor.

Ülkemizde de her yıl yaklaşık 2 bin kadın bu kanser türüyle tanışıyor. HPV’nin bazı türleri rahim ağzı kanserine yol açıyor. Ama bu kansere yakalanmamak mümkün; çünkü rahim ağzı kanseri, aşı ile önlenebilir tek kanser türü. Özellikle 9-14 yaş arasındaki çocuklara yapılan HPV aşısı yüzde 90’nın üzerinde koruma sağlıyor.

Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği Başkanı Arzu Karataş ve kampanya elçilerinden genç dansçı Alya Dormen ile “Bizi İyi Gelecek” kampanyasını konuştuk…

Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği Başkanı Arzu Karataş: “Biz bize iyi geliriz” diyerek yola çıktık

“30 yılı aşkındır sağlık profesyoneli olarak çalışıyorum. Ama bugün bu soruları yanıtlamamın nedeni profesyonel kimliğim değil, yaşadığım sağlık sorunuyla 2014 yılında çıktığım yolculuk. Bir sabah sabah elime mememdeki kitle geldi. Sonuç: 3. evre meme kanseri” diye sözlerine başlıyor Arzu Karataş ve şöyle devam ediyor:

HEDEF: TEDAVİYE ERİŞİMİNE KATKIDA BULUNMAK

“Bu tanı, bir tusunami etkisi yarattı bende. İnanamadım, ama düşünmeye, üzülmeye, ağlamaya hiç zamanım olmadı. Derhal tedavi süreci başladı. Ameliyatlar, kemoterapiler, radyoterapiler… Çok iyi doktorlarım oldu, doğru bir tedavi süreci yaşadım. Ama sosyal ve psikolojik olarak bambaşka bir yolculuk da başladı. Duyguların med cezir olduğu bir süreci beraberinde getirdi. Günlerce ağladığım oldu, kimseyle görüşmek istemediğim günler oldu. İsyan ettim, üzüldüm, kızdım… Ama bu süreçlerin hepsinde arkadaşlarım ve ailem oldu yanımda. Yaşadıklarımdan yola çıkarak diğer hastalarla empati kurmaya başladım. Ve o zaman dedim ki, ‘biz bize iyi geliriz’. Bu zorlu süreçte bir arada olmamız, birbirimize güç vermemiz lazım. Arkadaşlar dernek fikrini söyledikleri zaman öyle sevindim ki, tamam dedim, işte bu! Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği, 2014 yılında kuruldu. Kemopetapi sürecim yeni bitmişti. Nasıl kurulduğuna gelince; birbiriyle yakın arkadaşlardık ve ben dahil olmak üzere bazı arkadaşlarımız meme kanseri olmuştu. Meme kanserini duyar duymaz, eyvah diyorduk! Arkadaşımız adına güçlü hislerimiz oluyordu; korku, endişe, bazen de panik… Öte yandan meme kanserinin her 8 kadından birinde görüleceğini, toplumda çok sık rastlanan bir kanser türü olduğunu da biliyorduk. Sayı çok yüksekti, ama yeterince biliniyor mu diye düşündük. Evet, meme kanseri bir parça daha bilinirliği yüksek bir kanser türü; ama rahim, yumurtalık, rahim ağzı kanserinin toplum hafızasında karşılığı doğru dürüst yoktu. Biz de dedik ki; bir araya gelelim ve bu yola düşelim; kendimiz gibi pek çok kadına bu bilgileri aktaralım. İşte bir avuç kadın olarak düştüğümüz bu yollara; tabii, yolumuz çok sayıda gönüllü kadınla kesişti, güç birliği yaptık. Bu güç birliğinin sinerjisiyle daha çok kadına ulaşmak istiyoruz. Maddi gücümüz yettiği kadar, bu kadınların tedaviye erişimine katkıda bulunmak istiyoruz.”

ARTIK EN YAYGIN TÜR MEME KANSERİ

“Dünyada, geçen yıla kadar tüm kanserler içinde ilk sırada akciğer kanseri vardı. Ama geçen yıl, ilk sırayı meme kanseri aldı. Yani görülme oranı giderek artan bir kanser türü. Ülkemizde de kadına özgü kanserlerde meme kanseri ilk sırada. Ancak meme kanseri erkeklerde de görülen bir dahastalık. Bu çok da bilinmiyor. Her 100 meme kanseri kadın hastaya karşılık 1 erkek meme kanseri hastası var. Üstelik, meme dokuları az olduğu için daha agresif seyrediyor. Ülkemizde her yıl yaklaşık 70 bin kadın kanserin değişik türleriyle tanışıyor. Ama bizim derneğimiz çalışma alanı olan jinekolojik kanserlerle ilgili şu bilgileri verebilirim; 5 bine yakın kadın, rahim kanseriyle tanışıyor, yaklaşık 3 bin kadın yumurtalık, 2000 civarında kadın da rahim ağzı kanseri tanısı alıyor.”

ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR

“Derneğimizin iki temel amacından biri, farkındalık yaratmak. O kadar önemli ki, anlatamam. Bu çalışmalarda, öncelikle kişilere kansere karşı risk düşürücü faktörlerin neler olduğunu anlatıyoruz. Düşünün ailenizde genetik geçişli bir kanseriniz var. Bu durumda, sizde de genetik olarak pozitif olma durumu saptanırsa risk düşürücü cerrahi yaptırmak isteyebilirsiniz. Erken teşhis hayat kurtaran bir faktör. 3. evre yerine birinci evre bir kanser olduğunuzda tedavi rotanız değişir, bu hastalığı atlatma ya da kontrol altına alma oranınız artar.”

ELBET BİR GÜN KRONİK HALE GELECEK

“Biz tıp dünyasındaki gelişmeleri büyük bir heyecan ve merakla takip ediyoruz. Kanser elbette bir gün kronik hale gelecek, buna inanıyoruz çünkü gelişmeler bunu gösteriyor. Kanserin şifrelerini çözmek için uğraşıyor bilim insanları. Evet, daha bekleyeceğiz ama umut etmeye devam edeceğiz.”

Alya Dormen: Sanat insana her açıdan iyi geliyor, iyileştiriyor da...

Kampanyanın duyurulmasına ve daha geniş kitlelere ulaşmasına dansı ile destek veren genç dansçı Alya Dormen organizasyonda özel bir dans atölyesi düzenledi. Kız çocukları ve aileleriyle bir araya gelen Alya Dormen, Gökçe’nin “Tuttu Fırlattı Kalbimi” şarkısı eşliğinde kampanya için özel bir koreografi hazırladı.

“12 yıldır dans ediyorum. Dans, benim tutkum. Kendimi dansla ifade etmek çok hoşuma gidiyor. Sanat insana her açıdan iyi geliyor, iyileştiriyor da… Bir de sivil toplum örgütleriyle çalışmayı seviyorum. Birilerine faydamın dokunması beni mutlu ediyor” diyor Alya Dormen ve Pi Kadın Kanserleri Derneği’yle tanışma sürecini şöyle anlatıyor:

ÇEVREMİZDE KANSER O KADAR YAYGIN Kİ

“Dernekle dans sayesinde bir araya geldik. Son üç yazdır Bodrum Gürece’de, annem Ayşe Arman’ın İyilik Atölyesi’nde çocuklarla dans atölyesi gerçekleştiriyorum. Geliri, Pİ Kadın Kanserleri Derneği’ne gidiyor. Müthiş bir dernek. Bizim köyün bütün kadınlarının kanser taramasını yaptılar. Köydeki arkadaşlarımın anneleri sayelerinde rutin kontrollerini yaptırabildiler, bir kısmı da tedavi oldu. Kanser, o kadar yaygın ki… Benim de, bu konuda gittikçe farkındalığım arttı. Bu yaz, bana rahim ağzı kanseri hakkında bilgi verdiler. Benim yaptığım atölyelerden elde edilen gelir, HPV aşısı yaptıramayan 9-14 yaş arası gençlere aşı oldu. Ben de çok mutlu oldum! Bu aşı gerçekten hepimize iyi gelecek! Bu yaz yaptığım atölyeler, 25 çocuğun ücretsiz aşı bağışını karşıladı. Ne mutlu bana ki, dans atölyelerine ilgi çoktu. İyilik Atölyesi’ne gelen ziyaretçiler; bahçenin bir tarafında meme kanseri farkındalığı için iyilik kolyesi dizerken, diğer tarafta ben de çocuklarla dans atölyeleri gerçekleştirdim. Tüm bahçede, o kadar güzel bir enerji oluyor ki. Herkes iyilik için orada. İki saat sürüyor, çok eğleniyoruz ve dans için gelen çocuklar belli rutinler öğreniyor. Sonra büyüklere öğrendiklerimizi gösteriyoruz. İlgi çok olunca, benim de severek yaptığımı görünce, derneğin başkanı Arzu Abla, ‘İstanbul’da da devam etmek ister misin? Bir hedefe koyalım, mesela 500 ücretsiz aşı!’ dedi. Benim de inanılmaz hoşuma gitti.”

BİR YILDA 1 MİLYON 100 BİN TÜRK LİRASI BAĞIŞ BULMAMIZ GEREKİYOR

“Ben 11 yaşındayken HPV aşısı oldum. Ama her çocuk, benim kadar şanslı olmayabilir. 149 ülkede bu aşı ücretsiz. Ne yazık ki, bizim ülkemizde henüz değil. Aşı, ucuz da değil. 9-14 yaş arası çocuklara iki doz yapılması gerekiyor. 994 TL tek dozu. İki doz 2 bin lira ediyor. Dernekle birlikte koyduğumuz hedef bir yılda: 500 aşı. Yani bir yıl içinde, 1 milyon 100 bin lira gibi bir bağış bulmamız gerekiyor. Heyecanlıyım. Ben çeşitli kurumlarda ya da alışveriş merkezlerinde dans atölyeleri gerçekleştireceğim ve onları sosyal medyada paylaşacağım. Kurumlar da, derneğe aşı bağışı yapacak. Hedefimiz, 500 çocuğa ücretsiz aşı sağlamak!”

İNANARAK YAPINCA İNSANLAR SİZE DESTEK OLUYOR

“Sosyal medyada rahim ağzı kanseri hakkında farkındalık yaratıyorum. Çünkü her gün ülkemizde, 7 kadın rahim ağzı kanseri tanısı alıyor, 3 kadın da rahim ağzı kanserinden ölüyor. Bir de dans challange’ımız var. Pek çok insan katılıyor, #bizeiyigelecek hastag’iyle paylaşıyorlar. Bir de, kurumlara gidip, dans atölyeleri gerçekleştiriyorum. Mesela 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’nde Mall of İstanbul’daydık. 100’e yakın çocukla dans ettim. Ve o gün, Mall of İstanbul, tüm bu etkinlik için, derneğe 50 HPV aşısı karşılığı bağış yaptı. Aşıların uygulamasını ve doktor desteğini ise Acıbadem Sağlık Grubu ücretsiz olarak sağlayacak. Böyle böyle devam edeceğiz! Bir şeyi çok inanarak yapınca, insanlar destek oluyor size. Mesela Gökçe Abla katıldı bize. Şarkılarını zaten çok seviyordum. Daha onu tanımadan ben yazın, ‘Tuttu Fırlattı Kalbimi’ şarkısıyla, dans atölyeleri gerçekleştiriyordum. Şarkısı, hemen ağzınıza dolanıyor. Ritmi çok güzel, insana mutluluk veriyor. Gökçe Abla’yla İstanbul’da babaannemin evinde tanıştık. Ona projeden bahsedince, çok hoşuna gitti, gönüllü olarak yer almak istediğini söyledi. Kurumlarla gerçekleştirdiğimiz atölyelerde, o da bize destek oluyor.

BİR TAKIM ŞEYLERİ BİRLİKTE DÜZELTEBİLİRİZ

“HPV aşısıyla ilgili farkındalık yaratmanın çok önemli olduğuna inanıyorum. Ama bu, zorla olacak bir şey değil, içinizden gelmesi gerekiyor. Ve gençleri biraz yönlendirmek gerekiyor. Pİ Kadın Kanserleri Derneği’nin beni yönlendirdiği gibi… Herkes, kendi ilgi alanıyla ilgili farklı bir yol izleyebilir. Görme engelliler için kitap okuyabilirler. Hayvan barınaklarına gidip, çalışabilirler. İşitme engellilerle iletişim kurabilmek için işaret dilini öğrenebilirler. Sahillerde temizlik yapabilirler. Gelecek yaz, arkadaşlarımla böyle bir ekip oluşturup, Bodrum’da sahillerde temizlik yapmak istiyoruz mesela. O kadar çok şey var ki yapacak. Bu gezegen bizim, bizden önceki kuşaklar biraz mahvetmiş olabilir. Ama biz, bir takım şeyleri düzeltebiliriz. Çünkü başka bir dünya yok, yaşayacak!”