“Bu bir iyilik hareketinin başlangıcı”

Bugüne kadar doğru ve dengeli beslenme üzerine kitaplar yazan Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş, bu kez çocuklar için yazdı… “Toplumda değişim yaratmak için önce çocuklar doğru eğitilmeli” diyen Aktaş ile ‘Ümitli Bir Gelecek’ kitabını konuştuk.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
“Bu bir iyilik hareketinin başlangıcı”

Deniz IŞIK

Toplum sağlığının en temelden iyileştirilmesi gerektiğine inanan Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş, tam da bu nedenle, yayımlanan yedi kitabının ardından ilk kez çocuklar için yazdı. ‘Ümit ve arkadaşları’ aracılığıyla, sağlıklı beslenmeden önce çocukların doğayı tanımalarına odaklanan Aktaş, kitapta, kendi çocukluk anılarıyla miniklerle farklı bir bağ kuruyor.

‘Ümitli Bir Gelecek’ kitabında çocuklar hayata dair neleri bulacak?

Kitapta çocuklara aktarmak istediğim bilgiler, benim çocukluğumdan bir kesit şeklinde hikaye olarak anlatılıyor. Ümitli Bir Gelecek’te kitabın ana kahramanı bu nedenle Ümit. Henüz 4 yaşındayken dev dut ağaçlarının gölgesinde kazlarla birlikte koşuşturduğu kasabadan, sisli karanlık apartmanlarla dolu bir kente tanışmasıyla değişen yaşamından kesitleri, minik okuyuculara aktarıyor.

Kent yaşamının gri görüntüsüne rağmen, doğanın güzelliklerini keşfetmenin yolunu bulan Ümit ve arkadaşları aracılığıyla çocuklara doğadaki besinlerin sadece lezzetli olmakla kalmayıp aynı zamanda sağlıklı bir yaşam için ne kadar önemli olduğu anlatmayı, çocukların keyifli bir macera eşliğinde doğayla bağ kurmasını amaçladım. Sağlıklı beslenmeden önce doğayı tanımaları ve sevmelerine odaklandım.

Kitap, eğlenerek öğretiyor ama aynı zamanda geleceğe dair, hayata dair olumlu bir bakış açısı da kazandırıyor…  

Kesinlikle… Aslında doğayla iç içe olmak bir çocuğun yapısına en uygun büyüme şekli. Maalesef günümüzde şehir hayatı içerisinde çoğu çocuk, apartman yaşamına hapsolmuş durumda. Birçoğunun doğayla bağı, bizim çocukluğumuzdaki gibi değil. Ancak çocuklar doğayla bağ kurmaya o kadar yatkın ki… Kitaptaki hikayeyle beraber olumlu duygunun onları yakalamasını ve yaşama dair daha umutlu bir bakış açısı kazanmalarını arzu ediyorum. 

Bu kitabı aynı zamanda çocukları temelden iyileştirmek üzere başlamış bir hareket gibi de algılayabilir miyiz?

Çok doğru… Zaten kitabın asıl amacı bu. Bu bir iyilik hareketinin başlangıcı. Bir toplumu dönüştürmek çocuklardan başlıyor. Doğru ve sağlıklı beslenmeyi önce çocuklara aşılamayı başarabilirsek, daha sağlıklı bir toplumun temellerini atabileceğimize inanıyorum. Bu misyonu yürütmeye devam edeceğim.  

Kitaptaki minik kahramanın adı Ümit… Bu Ümit ne kadar sizsiniz peki? Ya da çocukluğunuz?

Kitaptaki Ümit benim, bunlar benim çocukluk anılarım. Kendi çocukluk anılarımı çocuklarla buluşturmanın, onlarla bağ kurmayı kolaylaştıracağını düşündük. Doğayı neden bu kadar çok sevdiğimi, doğanın mucizelerine neden bu kadar hayran kaldığımı anlamak için çocukluk deneyimlerine bakmak çok önemli. Mutlaka benim de bugün bu mesleği tercih etmemim ve anlattıklarımın temelinde çocukluğum var.

Bu kitap aynı zamanda Çokçocuk- Yeryüzü İyilik Hareketi’nin bir parçası sanırım… Biraz bu hareketten de söz eder misiniz?

Çokçocuk- Yeryüzü İyilik Hareketi, Hayy Kitap’ın çocukların yeryüzünün güzelliklerinden kopmadan sağlıklı büyümeleri ve özgürce hayal kurabilmeleri için başlattığı ÇokÇocuk Kitap projesinin bir parçası. Bu haliyle Ümitli Bir Gelecek çok doğru bir projenin içerisinde. Bu hareketin amacı; çocukları doğal olmayan yapay dünyadan uzak tutarak, yeryüzünün güzelliklerinden bağlarını koparmadan yaşamaları. Bu sayede sağlıklı büyümeleri ve hayal kurabilmeleri çok önemli. Çocukların çocuk kalmalarına odaklanan bu hareket, çocukların ve yeryüzünün korunmasına odaklanıyor. Türkiye'nin çok değerli yazarları projeye katkı sağladı ve sağlamaya devam ediyor.

Hazır sizi yakalamışken, sağlıklı beslenme üzerine de konuşalım biraz. Çocuklarda beslenmede dikkat edilmesi gereken en temel 5 madde sayın desem bunlar neler olurdu?

Çocuğunuza yemek yerken masada rehberlik yapmalısınız. Onun ne yemesini istiyorsanız, siz de onu yemelisiniz. Zorlamak, çocuğun yemekten soğumasını sağlar, çocuğa zorla yemek yediremezsiniz.

Küçük çocukların mide kapasitesi sınırlıdır, küçücük bir mideleri vardır. Bu nedenle, günde 5 veya 6 öğün, sık sık beslenmeye ihtiyaç duyarlar. Hareket ve oyun oynamak, çocuğu mutlu eder ve iştahını artırır. Yemek öncelerinde çocuğunuzun hareketli oyunlar oynaması, daha iştahlı yemek yiyeceklerini sağlar.

Çocuğunuzun oturarak yemek yemesini sağlayın. Oyun oynarken, koşarken, hareket halindeyken yemek yedirmeniz doğru değildir. Sofranızı televizyon seyrederek köreltmeyin, yemeğinizi, ailenin gün içinde yaşadıklarını neşe içinde paylaştığı bir eğlence sofrasına dönüştürün. Acele etmeden, neşeyle ve huzurla yemek yiyin.

Atıştırmalar, normal yemek düzenine zarar verir. Çocuğunuzu abur cuburla, şekerle zehirlemeyin. Çocukların çok sevdiği her çeşit şeker, çikolata, gofret ve gazlı içecek gibi zararlı besinler hem diyabete davetiye çıkarıyor hem de düşük IQ’ya da sebep oluyor.

Çocuklarınıza her gün zeytinyağı içirin. Bol bol ev yoğurdu, ev turşusu yedirin. D vitamini seviyesini yüksek tutun. Omega-3 zengini beslenmesine özen gösterin. Yemeklerini kemikli etle pişirin. Çocuğunuza sadece mevsiminde sebze, meyve yedirin. Sakatat yemeye alıştırın. Kahvaltıda mutlaka yumurta tüketmesini sağlayın. 

Ebeveynler her ne kadar çocukları sağlıklı beslensin diye mücadele verse de abur cubur diye tabir ettiğimiz ürünlerden uzaklaştırmak oldukça güç çocukları. Bu tarz gıdaların haftalık/aylık vb. maksimum sınırı ne olmalı? Yoksa katiyen tüketilmemeli mi diyorsunuz?

Kesinlikle, evinize dahi sokmayın! Bunlar çöp gıdalardır ve bunları yedirdiğiniz evladınızın bedenini de çöp kovasına çevirirler. Ailenizi koruyun ve çöp gıdalar yedirmeyin.

Sağlıklı bir nesil için çocuklarda beslenme dışında nelere dikkat edilmeli sizce?

Çocukların istediği aslında sadece sevgi. Ama dijital köleliğe doğru ilerleyen bu dünyada, sevginin yanında çocuklarımızı korumamız da gerekiyor. Peki ama nasıl? Bunun tek bir yolu var: Onlara tohumu öğreterek, toprağı sevdirerek, yerli tohuma, sürdürülebilir tarıma yönlendirerek koruyabiliriz ancak. Gelecek nesillerin sağlıklı olabilmesi için bundan başka çaremiz yok.