Çocukluğum enkaz altında kaldı

Antakyalı ünlü mücevher tasarımcısı Batya Kebudi, depremde iki kuzenini ve çok sayıda dostunu kaybetti. Çocukluğunun geçtiği apartmanın da depremde yıkıldığını söyleyen Kebudi, “Büyük bir yas yaşıyorum. Böyle veda etmek çok acı. Ama Antakya bizim vazgeçilmezimiz. Elbette geri döneceğiz” diyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Çocukluğum enkaz altında kaldı

Yaşanan deprem felaketinin en yoğun hissedildiği yerlerden biri olan Antakya’da, yaralar yavaş yavaş sarılmaya devam ederken, bölgede eşini, dostunu, akrabasını kaybedenlerin acısı büyüyor. Antakyalı ünlü mücevher tasarımcısı Batya Kebudi de acısını kalbine gömen isimlerden biri. 11 yaşına kadar Antakya’da yaşayan, daha sonra İstanbul’a göç eden bir ailenin bireyi olarak, memleketiyle bağını hiç koparmayan Kebudi, bu depremde kuzenlerini ve dostlarını kaybetti. Çocukluğunun geçtiği Kebudi Apartmanı’nı da depremde kaybeden Batya Kebudi ile depremdeki kayıplarını konuştuk…

Antakya’da doğup, 11 yaşında İstanbul’a gelmişsiniz. Ailenizden bahseder misiniz?

Ailem İstanbul’a göç etmeye karar vermiş. Annem İstanbul’da doğmuş. Antakya’ya gelin gitmişti. Sürekli gidip geldiğimiz için o zamanlarda zaten İstanbul’a çok yakındık. Bir kız kardeşim var. Babam tekstil işiyle uğraşıyordu. Tasarım hayatımızın içinde yoktu. Benimle birlikte hayatımıza girdi. Tasarım yapıp kendim takıyordum. Arkadaşlarımın da istemesi üzerine onlar için de tasarlamaya başladım. Sonrasında da işimi kurmaya karar verdim. Zamanın geldiğini hissediyordum. Bu sene 14’üncü senemi kutluyorum.

Depremde kimleri kaybettiniz? Aile, dostlardan çok kaybınız var mı?

Kaybımız çok. Kuzenlerimi, dostlarımı, arkadaşlarımı kaybettim. Bizim insanımızı kaybettim. Kaybımız ve acımız büyük. Şu an için bir süreliğine başka illere göç ettiler. Ama herkes geri dönecek. Şu an için Arsuz’a yerleşen çok insan var. Arsuz’da hayat devam edecek. Bir süre için orada kalacaklar. Sonra Antakya’ya geri dönecekler.

Sizin Antakya’da büyüdüğünüz apartman da yıkılmış...

Bizim apartmanımız çok güzeldi. Rahmetli dedem yaptırmış. Bence Antakya’nın en güzel apartmanıydı. Şimdi yerinde sadece büyük bir enkaz var. Çok üzgünüm. Tüm çocukluğum enkaz altında kaldı gibi hissediyorum. Büyük bir yas yaşıyorum. Böyle veda etmek çok acı. Pandemiden önce ziyaret etme şansım olmuştu. Son görüşümmüş apartmanımıza bizden sonra taşınanları. Böyle bir veda olacağını bilmiyordum. Ümit hanım ve eşi Memduh Bey vefat ettiler. Çocukları ve torunları o gün seyahattelermiş.

Takı satışlarınızdan sanırım bir payı bölgeye aktarıyorsunuz. Bu anlamda çevrenizden de destek görüyor musunuz?

Antakya bizim vazgeçilmezimiz. Elbette geri döneceğiz. Elimizden ne geliyorsa yapacağız. Güzel projeler yapacağız. Oraya yeniden hayat vereceğiz. Satışlarımın bir kısmını destek olması için oraya bağışlıyorum. Herkes çok destek oluyor. Bende bu desteği veren kişilere bir hediye gönderiyorum. Yanımızda oldukları için, destekleri için teşekkür ediyorum. Güzel kalpli yardımsever insanlar iyi ki varlar.

Sizce Antakya nasıl yeniden ayağa kalkar? Neler yapılması lazım?

Antakya yeniden ayağa kalkacak. Tüm yetkililerin bu konuda çok özverili olduğunu düşünüyorum. Şehir planlaması ve tarihi dokunun korunması gerektiğine inanıyorum.

Antakya’da sadece yaşadığınız binayı değil tüm çocukluğunuzu kaybettiniz. Antakya özelinde bundan sonrası için ne söylemek istersiniz?

Sadece anne babamızdan değil, komşumuzdan, mahalledeki bakkal amcadan, okuldaki öğretmenimizden, kısaca herkesten sevgi gördük. Koşulsuz şartsız sevilmeyi gördük. Sahip olduğumuz değerler; vicdanlı, ahlaklı ve merhametli olmaktır. Benim gelecekle ilgili endişelerim hep vardı, ama geçmişim ayakta duruyordu. Şimdi o yıkıldı! Seni hiçbir zaman unutmayacağız Antakya! Biz seni yeniden kuracağız. Belki bazı şeyleri yerine getiremeyeceğiz ama biz geri geleceğiz. Bizimkisi sonu olmayan bir aşk hikayesi. Ve biliyorum bu hikayenin içinde yer almak isteyen, bizden desteklerini esirgemeyecek dostlarımız var.

ANTAKYA BENİM DE ŞAHSİ MESELEMDİR!

Mustafa Kemal Atatürk, “Hatay benim şahsi meselem” demişti. 1939 yılında Hatay Devleti, Millet Meclisi’nin aldığı kararla Türkiye’ye katıldı. Bugün, bu yaşanan büyük depremin ardından, doğduğum ve tüm çocukluğumu geçirdiğim Antakya için ‘Benim şahsi meselemdir’ diyorum.