Elveda Sinyor İstanbul!

Bu, futbol efsanesi Pele’nin, onunla röportaj yapan Halit Kıvanç’a taktığı lakap. Çocukluğumuzun, gençliğimizin, en güzel anılarımızın ortağı sesi ve gülümsemesiyle aklımızdan silinmeyecek Halit Kıvanç… Spor spikerliği, televizyon sunuculuğu denilince akla gelen ilk isim tartışmasız o… Hakim, gazeteci, spiker, çevirmen, tam manasıyla gerçek bir entelektüel… Bu dünyadan Halit Kıvanç geçti…

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Elveda Sinyor İstanbul!

Ceyhun KUBURLU

O‘Sevmeyeni yoktu’ sözünün tam karşılığı Halit Kıvanç… Hakimlikten sunuculuğa giden başarılarla dolu bir hayatı geride bıraktı. Türkiye yıllarca en önemli maçları onun ağzından dinledi. Futbol spikerliğinde ilklere imza attı. Birçok sevilen sanatçıyı ilk o duyurdu, zirveye çıkan TV programlarının sesi oldu. Pele ile röportaj yapan, Dünya Kupası’nı anlatan ilk Türk unvanının yanı sıra sayısız ödül aldı. Papa’dan Pele’ye sayısız isimle röportaj yaptı. Sesi, çocukluğumuzun, gençliğimizin, en güzel anılarımızın fon müziği oldu.

8 Şubat 1925 tarihinde İstanbul Fatih’te dünyaya geldi Kıvanç... Henüz 5 yaşında okuma- yazmayı öğrendi. Orta öğretimini Pertevniyal Lisesi’nde, yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamlayan büyük usta, 3 ay Siirt’in Kozluk İlçesi’nde hakimlik yaptı. Milliyet, Tercüman, Hürriyet, Güneş gibi çeşitli gazete ve dergilerde yazar ve yönetici olarak görevler aldı. 1953’te Alp Zirek ve Halit Talayer ile birlikte Türkiye’nin ilk günlük spor gazetesi Türkiye Spor’u çıkardı. Bir yıla yakın İngiliz yayın kuruluşu BBC'de çalıştı.

HARİKA ÇOCUK PELE!

Türkiye’de radyo TV yayıncılığına önemli katkıları olan Halit Kıvanç, Türk televizyonculuğunda hep ilklerle anıldı. Bunlardan biri de şüphesiz Pele ile yaptığı söyleşiydi… 1958 Dünya Kupası’nda TRT’yi temsilen gittiği İsveç’te Pele ile röportaj yapmayı başarmıştı. O turnuvada parlayacak olan Pele, Kıvanç’a konuşmuş ve ustaya “Sinyor İstanbul” lakabını takmıştı… Usta, Pele ile tanışma anısını şöyle anlatmıştı:

“Beraber kaldığımız Brezilyalı bir gazeteci arkadaşım vardı. Beraberken bana Brezilyalı genç bir çocuğu gösterip, “Halit bak, bu Pele. 17 yaşında, köyden geldi. Köyde, taş zeminde tenekeyle bile top oynuyorlar. Tenekeye vurunca ‘pele pele pele pele’ diye ses çıkardığı için adı ‘Pele’ kaldı. İleride çok parlayacak” dedi. Tabii kimse onu tanımadığı için bir köşeye çekilmiş tek başına oturuyordu. Gittik yanına, ne Fransızca biliyor; ne İngilizce. Aracı vasıtasıyla röportajı tamamladık. Sırf gönlü olsun, gazeteye de basarız diye bir de fotoğraf çektirdik. O turnuvada öyle bir çıktı ki Pele... Ben de tabii hemen gazeteye yolladım röportajı, başlığı da ‘Harika Çocuk: Pele’. Yıllar sonra tekrar bir araya geldik. O fotoğrafı gösterip yanına öyle girdik.” Acar gazeteci, bu söyleşisinden sonra, Brezilya’da “Pele’yi keşfeden adam” olarak tanındı.

Pele ile röportaj yapan ilk Türk gazeteci olmasının yanı sıra olimpiyatlar ve büyük uluslararası karşılaşmalarda sunucu olarak görev aldı. FIFA Dünya Kupası’nı televizyondan sunan ilk Türk spiker olmasının yanı sıra bu dev organizasyonu tam 10 kez radyo ve televizyonlardan aktardı.

200’ÜN ÜZERİNDE ÖDÜL

Uzun yıllar TRT’de kültür-sanat, müzik eğlence programları yapan Halit Kıvanç, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramları’nın da hafızalardan silinmeyen sunucusu oldu. Çok sayıda konser ve özel etkinliğin vazgeçilmez ismi olan Kıvanç, NTV Yayınları’ndan çıkan ‘Tele Safir’ adlı kitabında Türk televizyonculuğunu kaleme aldı. Sunuculukta 50. yılını 2005’te kutlayan Kıvanç, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, TSYD ve diğer kuruluşların düzenlediği yarışmalarda 200’ün üzerinde ödül aldı. 1983 yılında Cumhurbaşkanlığı Kupası maçıyla maç spikerliğine veda etti. Halit Kıvanç, Türk halkına temiz bir Türkçe ile saygın ve eğitici çalışmaları ile hizmet vermesinden dolayı Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi tarafından ‘Kariyer’ dalında büyük ödüle layık görüldü. Mesleğin duayen ismi, NTV’de pazar günleri ‘Halit Kıvanç’la Ustalar’, NTV Radyo’da pazar sabahları ‘Mikrofonda Halit Kıvanç’, NTV Spor’da ‘Futbol Bir Aşk’ adlı programları ile ekrana geldi.

TÜRKÇE’NİN EN GÜZEL SESİ

Fenerbahçe taraftarı olan Halit Kıvanç, Fenerbahçe TV’de ‘Efsanenin 100 Yılı ve Efsanenin Yeni Yüzyılı’ adlı söyleşi programlarını da sundu. 1955 yılından bu yana Bülbin Kıvanç ile evli olan Halit Kıvanç’ın hayatını kaybettiğini ilk duyuran oğlu Ümit Kıvanç oldu. 97 yaşında hayatını kaybeden büyük usta yalnızca spor değil sanat ve siyaset dünyasında da büyük saygı görürken, ‘sevmeyeni yoktu’ sözünün tam karşılığıydı. Yaptığı röportajlar, sunduğu maçlar ve programlarda ilklere imza atmasının yanı sıra Türkçe’yi en doğru şekilde aktaran Halit Kıvanç, örnek yaşantısı ve gençlere kattığı önemli değerlerle her zaman adından başarıyla söz ettirdi. Eski Türkiye’nin yüzlerinden biri olan Halit Kıvanç’ın ölümü, ülkeyi yasa boğarken binlerce kişi sosyal medyadan duydukları üzüntüye kelimelere döktü.

Kimi sesler vardır ki, aklımızdan hiç çıkmaz, Dünya Kupası, olimpiyatlar ve 23 Nisan’lar onun sesiyle evlerimize girdi. Bir neslin çocukluğuna, gençliğine dair en güzel anıların ortağıydı… Büyük üstada selam olsun; Bu dünyadan Halit Kıvanç geçti…

BİR ACI HABERDEN DİĞERİNE…

Bu sayfayı hazırlarken bir acı vefat haberi daha aldık. Usta gazeteci Ahmet Tulgar, 63 yaşında hayata gözlerini yumdu. Tulgar, 6 Ağustos 2022’de Gazete Duvar’da Kıvanç hakkında bugüne kadar yazılmış en güzel yazıyı kaleme almıştı. Usta kalem, ‘Halit Kıvanç: Türkiye’nin ömürlük sesi, Türkçe’nin sivil neşesi’ adlı yazısında şu cümleleri kurmuştu: “Dinleyicisiyle gülen dinleyicisiyle ağlayan bu gümüş saçlı adam, bir ömür o çelik kadife (saçlarının gümüşü gibi parlak ve metalik ama empatinin kadifesinin kaygan yumuşaklığındaki) sesine bir kimlikler kataloğu bina etmiş; spor, öncelikle de futbol sayesinde ülkenin en zorlu, hiperpolitik ve hiperresmîideolojik dönemlerinde de sivil söylemini muhafaza etmiş, Türkçe’nin en güzel tınılarından birini duyurmuştur kuşaklar boyunca Türkiye toplumuna, Türkçe toplumuna…”

HOPDEDİKS’İN YARATICISI

Halit Kıvanç’ın hayatımıza kattıkları saymakla bitmiyor. Hayatımıza kattığı bir armağan var ki, belki en az bilineni ama sesi kadar derin bir izi var. O, metnini René Goscinny’nin yazdığı, resimlemesini de Albert Uderzo’nun yaptığı Galyalı Asteriks’in çizgi maceralarını Türkçeleştiren isimlerden… Kısaca özetlersek: 1970’li yıllarda Asteriks’in 16 sayıdan oluşan ilk serisi yayınlandı. Bunlardan sekizini spor gazetecisi Tevki Ünsi, diğer sekizini de Halit Kıvanç çevirdi. İki değerli gazeteci, isimleri Türkçeleştirirken bire bir çeviri yapmaktansa, okurun anlayabileceği, günün popüler kültürüne uygun bir dil kullandı. Çizgi roman kahramanlarına bulduğu isimler ayakta alkışlanacak cinsten Hopdediks, Toptoriks, Dretziskas…