Sürdürülebilirlikte hangi müşteri tipisiniz?

Generali Sigorta tarafından yapılan çalışma, Türkiye'deki müşterilerin sürdürülebilirlik eğilimlerini ortaya koyuyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Sürdürülebilirlikte hangi müşteri tipisiniz?

Bu hafta sayıların diline tüketici davranışlarını ölçen bir anket çalışması ile başlayalım. Generali Sigorta tarafından yapılan bu çalışmanın bence en güzel çıktısı, Türkiye’deki müşterilerin sürdürülebilirlik eğiliminin arttığını ortaya koymasıydı. Yapılan çalışmanın detaylarına gelirsek…

Sorumlu müşteri, hevesli sorumlu müşteri ve bağlı olmayan sorumlu müşteri olmak üzere üç farklı tüketici davranışı göze çarpıyor ankette. Sürdürülebilirliği oldukça önemli bulan, aktif olarak sürdürülebilir marka arayışında olan ve mali açıdan anlayışlı kişilerden oluşan ‘sorumlu müşteri’lerin Türkiye’deki oranı yüzde 31.

GELECEK DAHA PARLAK OLABİLİR

Ayrıca anket sonuçlarının özellikle 18-40 yaş arası tüketicilerin sürdürülebilir firma ve ürünlere önem verdiğini ortaya koyması yeni nesil temsiliyeti nedeniyle ileride yüzde 31’lik oranın artması adına da umut vadediyor. Kıyaslama yapabilmek adına diğer ülkelere yönelik çıktılara ilişkin bir veri göremedim ama anket sonucuna göre dünya genelinde yüzdesel olarak Türk tüketicilerin bu konulara daha çok önem verdiği söylemi raporda yer alıyor.

GENÇLERİN TEKNOLOJİYE İNANCI YÜKSEK

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ile başlamışken yine aynı konudan devam edelim. Dell Technologies, Z kuşağı yetişkinlerinin sosyal ve ekonomik iyileştirme stratejilerine ilişkin görüşlerini içeren Future-Proof’un sonuçlarını açıkladı. Ankete katılanların yüzde 64’ü teknolojinin iklim kriziyle mücadelede önemli bir rol oynayacağına inanıyor. Kısa vadeli ekonomik kısıtlamalar karşısında dayanmaya hazır olan Z kuşağı, hükûmetlerin öncelik vermesi gereken ilk üç yatırım alanı olarak sürdürülebilir enerjiyi (yüzde 42), döngüsel ekonomiyi (yüzde 39) ve daha sürdürülebilir toplu taşımayı (yüzde 29) sıralıyor.

DENİZLERİ YUTUYORUZ

ARAZİ ISLAHI KONUSUNU sön denemde çok fazla duyuyorsunuzdur. Bu sefer konuyu Türkiye dışına taşıyacağız. Southampton Üniversitesi, uydu görüntülerini kullanarak 135 büyük şehirdeki arazi değişikliklerini analiz eden bir çalışmaya imza atmış. Sonuçlara göre arazi ıslahının çoğu güney yarımkürede yaşanmış ve başı Çin, Endonezya ve Birleşik Arap Emirlikleri çekiyor. 2000 yılından beri toplam 2.500 kilometrekareden fazla -ki bu Lüksemburg’un büyüklüğüne eşdeğer- alan ıslah edilmiş. Projelerin çoğu, liman genişletme, kentsel alan ihtiyacı ve sanayileşme gerekçesiyle yapılmış.

IT'CİLER STRES VE BASKI ALTINDA

DÖNEM DÖNEM bu köşeden de yayınladığımız istihdam istatistiklerinde, bilişim ve IT sektörünün en fazla iş ilanı çıkan sektör olarak başı çektiğini gördük. Teknolojinin bu hızda büyümesinin beraberinde getirdiği en önemli sorun sektörün, ihtiyaç duyduğu insan kaynaklarının yaklaşık üçte ikisiyle çalışıyor olması. Bir rakam vermek gerekirse 2013’ten 2021 yılına kadar siber güvenlik alanındaki eleman açığı yüzde 350 artmış. ESET’in açıkladığı veriye göre sadece siber güvenlik alanında çalışanların yüzde 84’ü artık tükenmiş olduğunu bildiriyor.

VİZYON SIKINTISI YAŞANIYOR

TEKNOLOJİ VE BİLİŞİM SEKTÖRÜNE değinmişken Gartner’ın bir araştırmasına da yer verelim. Araştırmadan iki önemli başlığı paylaşacağım sizinle. İlki; hızlı dijitalleşmeyle çeşitlenen teknolojiler sebebiyle siber güvenlik tartışmasız bir öncelik. Bu nedenle her üç CIO’dan ikisi (%66), siber güvenlik yatırımlarını önceliklendireceğini söylüyor. İkincisi ise işletmelerin optimizasyona nereden başlanacağını bilmemeleri. Bu nedenle kuruluşların %95’i dijital değişim için vizyon geliştirmekte zorlanıyor.