Yaratıcı düşüncenin cama vuran izleri

Macaristan’ın önde gelen cam sanatçılarının eserlerinden oluşan, ‘Glassification.hu’ sergisi sanatseverlerle buluşuyor. Serginin Türkiye yolculuğunu ve Çağdaş Macar Cam sanatını Macar Kültür Merkezi Müdürü Aron Sipos’tan dinledik.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Yaratıcı düşüncenin cama vuran izleri

HELİN KAYA

Çağdaş Macar cam sanatının kültür sanat dünyası içerisinde nasıl bir yeri var?

Cam, bir malzeme olarak hem zanaat hem de sanat alanında çok eski zamanlardan beri kullanılagelmiştir. Çağdaş Macar cam sanatı ise günümüzde dünya çapında tanınırlığı sahip bir konumda olması nedeniyle gurur duyacağımız ve hakkında konuşacağımız bir noktadadır. Sergiye katılan sanatçılar çağdaş Macar cam sanatının son zamanlarda daha da vurgulayabileceğimiz karakteristik ve teknolojik çeşitliliğini temsil etmektedir. Bazı sanatçılar, genç yaşına rağmen, ulusal ve uluslararası çapta otuzdan fazla önemli ödüle sahip olmaları ve bugüne kadar elliden fazla eserlerinin Macaristan, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki en prestijli kamu koleksiyonlarında sergilenmesi sergiye büyük değer katmaktadır. Cam, sanatsal bir ifade biçimi olarak gün geçtikçe daha fazla önem kazanmaktadır.

Sergide ne tür eserler göreceğiz?

Ziyaretçileri sergide çok çeşitli türde cam eserler bekliyor. Çağdaş Macar cam sanatçıları birbirlerinde farklı tekniklerle çalışarak bu teknolojik çeşitliliği temsil etmektedir. Örneğin, camda yapısal istikrarsızlığı nedeniyle hayatın bir metaforunu arayan Endre Gaál damlatılmış tel tekniğini antik enkaustik ile birleştirerek Altın Çağ serisini hazırladı; diğer taraftan cam gibi sert malzemeden organik, yumuşak, nazik şekiller çıkarmanın zorluğunu seven ve doğanın en büyük heykeltıraş olarak inanılmaz bir zenginlik ve çeşitlilikte formlar üretmesi kanaatinde olan László Lukácsi ise yapıştırılmış, cilalanmış, asitle kazınmış float ve dikroik cam kullandı.

Aynı şekilde rastgele şekilli düzensiz hücrelerden oluşan sonsuz ağlar yaratmayı hedefleyen Márta Edőcs fırınlanmış, cilalanmış, kum üflemeli camı tercih etse de, camı geri dönüştürülmüş malzemelerle ilişkilendirdiğinde şeffaflığını seven Anita Darabos eserleri cilalı, kumlanmış, yapıştırılmış, lamine cam, porselen, seramik ve ahşap ile yaratmış oldu. Yani sergide her bir cam olsa da teknik ve tarz olarak birbirinden çok farklı eserler yer almaktadır.

Serginin isminin hikayesi nedir?

Serginin ismi cama dönüşmek anlamına gelen ve nadiren kullanılan bir İngilizce terim “glassification”a dayanıyor. Yaratıcı düşüncenin cama dönüşmesi anlamında bu terim aynı zamanda, camın tükenmez potansiyeline ve malzemeyle oynanan oyuna referans veren popüler İngilizce tabir “gamification”a (oyunlaştırma) da atıfta bulunuyor. Sonunda yer alan “.hu” eki ise günümüzün dijital çağında çalışıldığına dikkat çekerken aynı zamanda Macaristan'ın uluslararası kısaltmasına bağlanıyor.

Glassification.hu, Macar-Türk Kültür Yılı’nın çatısı altında gerçekleştiriliyor. Peki, bu özel yılda sanatseverler ne tür etkinliklerle buluşacak?

18 Aralık 2023’te Macar-Türk Dostluk Antlaşması’nın tam yüzüncü yıl dönümünde Macar-Türk Kültür Yılı güzel bir gala ile Macaristan’daki Sanatlar Sarayı’nda her iki ülkenin cumhurbaşkanları nezdinde açıldı. Türkiye’deki etkinlikler ise Macar Kültür Günü vesilesiyle İstanbul’da 21 Ocak 2024’te, Pannon Filarmonik Orkestrası’nın AKM’deki konseri ve onunla birlikte açılan “Türkiye’nin İnşasında Macarlar” sergisi oldu. Ertesi gün, 22 Ocak Macar Kültür Günü’nde orkestra bu sefer aynı programla Ankara’daki CSO Ada’da bir konser verdi ve aynı mekanda Glassification.hu sergisi açıldı. 13 Şubat’ta ise Macarlar için tarihi bir önemi bulunan Tekirdağ’da, “Sınırların Ötesinde: Macar Çağdaş Sanatına Bir Yolculuk” sergisi açılacak. Diğer yandan, Macaristan’da etno-funk türünde müzik yapan Kerekes Band 20 Şubat’ta Malatya ve 21 Şubat’ta Osmaniye’de konserler verecek. Yine Şubat ayı içerisinde dünyaca ünlü besteci Franz (Ferenc) Liszt’e adanmış “Franz Liszt Piyano Sezonu” başlığıyla konserler dizisinin ilki olarak ayın 23’ünde József Balog Deniz Müzesi’nde müzik severlerle buluşacak. Aynı gün tarihi İBB Beyoğlu Sineması’nda Macar sinemasının usta yönetmenlerine adanmış film gösterimlerinin ilki gerçekleşecek.