Dünya ekonomisi ve ticaretindeki gelişmeler

Dr. S. Armağan VURDU
Dr. S. Armağan VURDU DEVR-İ ÂLEM

Geçtiğimiz hafta OECD tarafından açıklanan son ‘Küresel Ekonomik Görünüm’ Raporu’nun başlığı “Enflasyon ve Düşük Büyüme Çelişkisi”. Rapora göre, hemen her sektörde ‘hırs enflasyonu’ (greedflation) öne çıkıyor. OECD üyesi ülkelerin tümünde, enflasyon fırsatçılığı kaynaklı suni fiyatlamalar ciddi bir ortak sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bu konuyu başka bir yazımda daha detaylı ele alacağım. OECD’nin enflasyonla ilgili uyarısının yanı sıra, ikinci bir uyarısı da düşük büyümenin kaynağına yönelik. Dünya ekonomisinin önceki raporlarda paylaşılan büyüme öngörülerine göre 1.1 puan daha düşük bir büyüme yaşaması olasılığının 0,45 puanı finansal koşullar, 0,65 puanı ise Çin ekonomisindeki yavaşlamadan kaynaklanıyor. OECD’nin üçüncü uyarısı, merkez bankalarının uyguladığı sıkı para politikaları nedeniyle, borçlanma maliyetlerinin artması nedeniyle gayrimenkul endüstrisinin ve özel sektörün yatırım yapma isteğindeki düşüş. Geçtiğimiz 1,5 yıl içinde yüzde 1,8’den 5’e yükselen küresel ticari kredi faiz oranları, yüzde 2,1’den 4,7’ye çıkan mortgage faizleri bunun altında yatan sebeplerin başında geliyor. OECD’nin 4. uyarısı ise, tüm bu tablonun küresel istihdam piyasasına ve reel ücretlere olumsuz bir şekilde yansıyacak olması. Küresel ekonomik büyüme beklentileri önceki rapor dönemindeki seviyesinde korunuyor. Küresel büyüme oranı 2023 yılında yüzde 3 ve 2024 yılında yüzde 2,7 olarak öngörülüyor. Küresel ekonomiye ilişkin başlıca riskler, Çin ekonomisindeki yavaşlama; Enflasyonun küresel ölçekte hedef seviyelerin üzerinde seyretmeye devam etmesi; Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş; İklim değişikliğine bağlı olarak ortaya çıkan gelişmeler; Gıda ve enerji fiyatlarındaki arza bağlı oynaklıklar olarak sıralanıyor.

Birçok kuruluş tarafından yapılan farklı çalışmalarda, küresel ekonominin uzun vadede yapısal olarak karşılaşabileceği en büyük zorluklardan birinin, sürdürülebilir gıda üretimi ve tüketimi konusunda bilinçlenme ihtiyacı ve politika üretimi gerekliliği olduğu belirtiliyor. İçinde bulunduğumuz yılın genelinde, gıda fiyatlarında enflasyon yüksek seyrediyor. Bu duruma sebep olan faktörler arasında, gübre maliyetlerinin ve işgücü maliyetlerinin artması ve iklim değişikliğinin etkilerinin şiddetlenmesi yer alıyor.

Uluslararası Ticaret Merkezi (International Trade Center - ITC) güncel verilerine göre 2023 yılı Haziran ayında küresel çapta ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre %10 düştü. Bu dönemde gelişmiş ülkeler grubunun ihracatında azalış oranı %5,2 olarak gerçekleşirken, gelişmekte olan ülkelerin ihracatı %16 oranında azaldı. En az gelişmiş ülkelerin ihracatı ise bu dönemde %21 oranında düşüş kaydetti. Küresel çapta ihracat bölgeler açısından incelendiğinde bir önceki yıla göre Haziran ayında Afrika bölgesinin ihracatı %24 oranında düştü. Bu dönemde Asya bölgesi ihracatında ise düşüş oranı %16 olarak gerçekleşti. Haziran ayında Pasifik bölgesi ihracatı ise %11 azaldı. Kuzey-Orta-Güney Amerika bölgelerindeki ülkelerin ihracatı %11 düşerken, Avrupa bölgesi ihracatı %0,2 azaldı.

Kiel Institute For The World Economy (IfW) tarafından yayınlanan rapordaysa, dünya ekonomisindeki olumsuzluklara rağmen, ağustos ayında dünya ticaretinin bir önceki aya kıyasla yüksek bir performans sergilediği belirtiliyor. IfW tarafından yayınlanan tahminler, dünya ticaretinde önde gelen 75 ülke ve bölgenin dış ticaret verileri ile taşımacılık aktiviteleri incelenerek hazırlanıyor. Yapılan tahminlere göre küresel ticaret hacmi Ağustos'ta aylık olarak %0,9 oranında arttı.

2023, küresel ekonomi ve ticaret için zorluklarla ve fırsatlarla dolu bir yıl olarak seyrediyor. Özellikle enflasyon, enerji ve gıda fiyatlarındaki dalgalanmalar, sosyo-ekonomik dengeleri ve küresel yoksulluk seviyelerini etkileyen önemli bir faktör haline geldi. Ancak bu zorluklar, doğru politikalar uygulandığı takdirde uzun vadede sürdürülebilirlik, eşitlik ve kapsayıcılık konularında daha bilinçli adımlar atılmasını teşvik edebilir. Bu tür proaktif yaklaşımlar da ekonomik istikrarı ve sosyal uyumu teşvik ederken, aynı zamanda daha yeşil ve adil bir dünya yaratma amacına hizmet edebilir.

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Deniz mineralleri 27 Mayıs 2024
Yeşil lojistik 29 Nisan 2024