Fiyat istikrarı neden önemlidir?(*)

Serbest Kürsü
Serbest Kürsü

Konuk Yazar:  Dr. Ekrem Keskin

Türkiye Bankalar Birliği Genel Sekreteri

Enflasyon ve deflasyon, ekonomi açısından olumsuz sonuçları olabilen önemli bir ekonomik kavramlardır. Temelde, enflasyon; mal ve hizmetlerin fiyatlarında uzunca bir süre devam eden genel bir artış olarak tanımlanır. Akabinde, paranın değerinde ve dolayısıyla satın alma gücünde azalmaya yol açar. Deflasyon ise, enflasyonun tam tersi olarak, genel fiyat seviyesinin uzunca bir süre boyunca düşmesi olarak tanımlanır.

Enflasyonun veya deflasyonun olmadığı bir ekonomide; fiyatların zaman içinde ortalama olarak artmadığı veya azalmadığı, istikrarını koruduğu takdirde ise fiyat istikrarının bulunduğu söylenebilir. Örneğin, 100 TL ile bir veya iki yıl önce olduğu gibi aynı mal sepeti satın alınabiliyorsa; bu durum, bir mutlak fiyat istikrarı hali olarak adlandırılır.

Enflasyon ve deflasyonun ekonomiye getirdiği önemli maliyetler vardır. Fiyat istikrarı, bu maliyetlerin oluşmasını engeller ve tüm vatandaşlar için önemli faydalar sağlar. Fiyat istikrarının, yüksek ekonomik refah seviyelerine ulaşılması için gerekli, yüksek istihdam oranının oluşması gibi faydalı sonuçları vardır. Yüksek istihdamın yanı sıra:

- İlk olarak, fiyat istikrarı; enflasyon belirsizliğini azaltır ve böylelikle kaynakların yanlış kullanımının önüne geçilmesine yardımcı olur. Piyasanın kaynakları en üretken ve verimli kullanılabilecekleri yerlere yönlendirmesine yardımcı olarak, kalıcı fiyat istikrarı, ekonominin verimliliğini ve dolayısıyla, hane halkının refahını artırır.

- İkincisi; kreditörler, fiyatların gelecekte istikrarını koruyacağından emin olmaları durumunda, nominal varlıkları daha uzun bir süreyle elde tutmakla bağlantılı enflasyon risklerini dengelemek için bir ekstra getiri (ki bu getiriye “enflasyon riski primi” adı verilir) talep etmezler. Fiyat istikrarı, risk primlerini azaltarak ve böylelikle daha düşük nominal faiz oranlarıyla finansal piyasalarının kaynak tahsis verimliliğine katkıda bulunur. Bu sayede, yatırım yapma teşviklerini artırır. Bu da, istihdam yaratılmasını teşvik eder ve daha genel olarak ekonomik refahı artırır.

- Üçüncüsü; fiyat istikrarının güven verici bir şekilde sürdürülmesi, gerçek ve tüzel kişilerin, kendilerini enflasyona veya deflasyona karşı korumak için - örneğin nominal sözleşmeleri fiyat gelişmelerine endeksleyerek riskten korunmak - başka alanlar yerine kaynakların verimli ve üretken alanlarda kullanılma olasılığını artırır. Ekonomide yüksek enflasyon ortamında, tam endeksleme mümkün olmadığı ya da çok maliyetli olduğu için, reel malların stoklanmasına yönelik bir eğilim vardır. Çünkü bu durumda mallar değerlerini paradan veya belirli finansal varlıklardan daha iyi muhafaza ederler. Ancak aşırı mal stoklamanın da verimli bir yatırım kararı olmadığı, ekonomik ve reel gelir artışını engellediği de açıktır.

- Dördüncüsü; vergi ve refah sistemleri, ekonomik davranışları bozucu etki yaratabilir. Çoğu durumda, bu bozucu etkiler enflasyonla veya deflasyonla artar. Çünkü normal koşullarda mali sistemler, vergi oranları ve sosyal güvenlik primlerinin enflasyon oranına endekslenmesine engelleyecek şekilde işlemektedir. Örneğin, işçileri enflasyonist gelişmelere karşı korumayı amaçlayan maaş artışları, işçilerin daha yüksek bir vergi oranına tabi olmalarıyla sonuçlanabilir; bu olguya “soğuk progresyon” adı verilir. Fiyat istikrarı, vergilendirme ve sosyal sistemler üzerindeki dengeleri bozucu etkileri azaltır.

- Beşincisi; enflasyon, nakit tutmanın üzerinde bir gizli vergi olarak da yorumlanabilir. Bir başka deyişle, fiyat düzeyi yükseldiğinde, nakit (ya da cari piyasa oranları üzerinden karşılığı ödenmeyen mevduatlar) tutan yatırımcıların reel bakiye varlıklarında ve dolayısıyla reel finansal servetlerinde, sanki paralarının bir kısmı vergilendirilmiş gibi bir düşüş yaşanır. Dolayısıyla, beklenen enflasyon oranı ne kadar yüksekse hane halkının nakit tutma talebi o kadar düşük veya kendisini enflasyondan koruyacak alternatif finansal araç veya finansal olmayan varlıklara talebi o kadar yüksek olacaktır.

- Altıncısı; fiyat istikrarının korunması, ekonomide enflasyon ve deflasyon yaşandığı dönemlerde servet ve gelirin ihtiyari olarak yeniden dağılımından kaynaklanan ekonomik, sosyal ve politik sorunları azaltır. Örneğin; enflasyonda beklenmedik bir yükselme olması, daha uzun süreli ücret sözleşmeleri, banka mevduatları veya devlet tahvilleri gibi nominal cinsten varlıkları bulunan herkesin bu varlıklarının reel değerinde kayıpların meydana gelmesine neden olur. Böylece, kredi verenlerden (ya da tasarruf sahipleri) borçlulara ihtiyari bir tarzda servet devredilmiş olur. Beklenmedik bir deflasyon olması halinde ise, nominal cinsten varlıkları bulunan yatırımcılar bundan kazançlı çıkabilirler. Çünkü varlıklarının (örneğin; ücretler, mevduatlar) reel değeri artar.

- Yedincisi; enflasyondaki beklenmedik değişiklikler sebebiyle mal ve varlıkların değerinde meydana gelen ani oynamalar, bir bankanın bilançosunun sağlamlığına zarar verebilir. Örneğin; bir bankanın kısa vadeli mevduatlarla uzun vadeli sabit faizli kredileri finanse ettiği varsayalım. Ekonomide birdenbire yüksek enflasyon ortamının oluşması mal ve varlıkların reel değerinde bir düşüşe yol açar. Bunun akabinde, banka, ters “zincir etkilerini” tetikleyebilecek ödeme gücü problemleri yaşayabilir. Fiyat istikrarının korunmasına yönelik para politikaları nominal varlıkların reel değerlerinin enflasyonist veya deflasyonist şoklara karşı korunmalarını, böylelikle de finansal istikrarın korunmasını sağlar.

Fiyat istikrarının korunmasını hedefleyen/sağlayan bir merkez bankası, yüksek yaşam standardı, geniş ekonomik faaliyet ve yüksek istihdam düzeyini sağlama gibi önemli ekonomik hedeflere ulaşılmasına katkılarda bulunur. Enflasyonun daha düşük seyrettiği ekonomilerin uzun vadede reel bazda daha hızlı büyüdükleri ekonomik bulgularla da desteklenmektedir.

----------------

* Bu makalede yer verilen bilgiler, Avrupa Merkez Bankası tarafından 2009’da yayınlanan “Price Stability: Why Is It Important For You?” başlıklı çalışmadan alınmıştır. Kitap, Türkiye Bankalar Birliği tarafından izin alınarak “Fiyat istikrarı sizin için neden önemlidir?” başlığıyla Türkçeye çevrilmiştir. Kitaba www.tbb.org.tr adresinden ulaşılabilir.

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Mayısta TÜFE zirve yaptı 10 Haziran 2024