'Yalnızlık' yeniden...

Zeynep GÜRCANLI
Zeynep GÜRCANLI Yedi Düvel

YEDİ DÜVEL - Zeynep Gürcanlı

AK Parti hükümetinin izlediği dış politikanın bir dönem özetiydi "değerli yalnızlık" ;
Komşularla, bölge ülkeleriyle, Batı cephesiyle sürdürülen hamasi/ kavgacı diplomasinin adını da, bizzat şimdilerde MİT Başkanlığı görevinde olan, dönemin Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın koymuştu.

Sonraları bu politikadan vazgeçildi. Komşuların çoğuyla, bölge ülkeleriyle barışıldı. Batı'ya, Körfez ülkelerine, Mısır'a, İsrail'e, hatta Suriye'ye "çiçek atıldı", ama "değerli yalnızlık" döneminin Türkiye'nin ulusal çıkarlarına da, imajına da verdiği zarar hala aşılabilmiş değil.

Aksine; Türkiye bugünlerde, bu kez hiç istemese de, yeni bir "yalnızlık" dönemine giriyor gibi.

AB GENİŞLEMESİNDE TÜRKİYE'NİN ADI YOK

Avrupa Birliği'nin tam üyelik sürecinde olan ülkeler için hazırladığı raporda, Balkan ülkeleri, Gürcistan, hatta Rusya ile savaş halinde olan Ukrayna'ya bile tam üyelik perspektifi açıldı. Ancak iş, üyelik müzakerelerini en uzun süredir yürüten Türkiye'ye geldiğinde, "tünelin sonunda ışık görünmeyen" bir rapor ortaya çıktı. Avrupa Birliği Komisyonu'nun Türkiye raporunda, Türkiye'deki demokratik standartlarda, hukuk devleti ilkesinde, insan haklarında ve hukukun bağımsızlığında "ciddi geriye gidiş olduğu" yorumu yapıldı. Ankara'nın, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla rapor hakkında "taraflı ve adil değil" yorumu yaptığı dönemde, Türkiye'de iki yüksek mahkemenin, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay'ın adeta "kavgaya girmesi", bu kavgada ülkedeki siyasi aktörlerin de "taraf olması" ise, durumu ortaya koyar netlikte.

AB'nin Gürcistan'a bile açtığı tam üyelik perspektifi, yıllarca Ankara'nın önüne koyulan "Avrupalı değilsiniz" coğrafi engelini ortadan kaldırmış olsa da, belli ki demokrasi alanında düzelme olmadan Türkiye'nin Avrupa'ya herhangi bir şekilde yaklaşması pek mümkün değil. Ne Gümrük Birliği'nin genişletilmesinde, ne de Türk vatandaşları için vize istisnası sürecinde de durum değişmiyor, ne yazık ki.

GAZZE MESELESİNDE DE YALNIZLIK

Gazze merkezli son uluslararası kaosta da Türkiye'nin durumunu "yalnızlık" sözcüğü en iyi anlatır konumda; AK Parti hükümetinin söylem düzeyinde Hamas'a verdiği "terör örgütü değildir" desteği, hem İsrail'de, hem de İsrail'i destekleyen Batı ülkelerinde kaşların kalkmasına neden oldu. Başta Almanya olmak üzere, Avrupa'nın pek çok ülkesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "İsrail devletini yıkmak istediğine" ilişkin, söylememiş olduğu sözlere yer veren haberler yayınlandı.

(Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Gazze meselesinde Türkiye'nin dâhil olmadığı İsrail-Filistin karşılıklı yalan haberlerine çok mesai harcıyor bu günlerde. Keşke bu mesainin bir kısmı da Avrupa'da bizzat Türkiye Cumhurbaşkanı aleyhinde çıkan ve ne yazık ki etkili de olan yalan haberlerle mücadeleye ayrılabilseydi.)

Öte yandan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın resmen "İsrail'le ilişkileri kesmeyeceğiz" demesi ise, bölgede Hamas'ı destekleyen tarafl arda rahatsızlık yarattı. Mesela İran'da, hükümet kontrolündeki medyada Türkiye aleyhine yayınlar ortaya çıkmaya başladı. İran devletine ait Tasnim haber ajansında Türkiye, çok ağır ifadelerle "Gazze savaşında İsrail'in ortağı" olarak nitelendirildi. Türkiye'nin hem dil, hem de kültür coğrafyasında yer alan Türk Devletleri Teşkilatı'nda (TDT) da yalnız bırakılmasına şahit olduk bugünlerde; Bir önceki TDT zirve toplantısında, Türkiye'nin bastırması ve Azerbaycan'ın desteğiyle, KKTC resmen "gözlemci üye" olarak kabul edilmişti. Ancak bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye'yi temsil ettiği, Kazakistan'da yapılan son TDT zirvesine KKTC Cumhurbaşkanı Tatar davet edilmedi. Oysa TDT'nin diğer iki gözlemci üyesi, Macaristan ve Türkmenistan'ın liderleri aynı toplantıda, aile fotoğrafında kendilerine yer bulabildiler. Türkiye bu yalnızlığı aşamazsa, ne ekonomik krizden çıkabilir, ne de dünya meselelerinde etkili olabilir. Yalnızlıktan çıkabilmenin yolu ise ülke içerisinden geçiyor.

Yol haritası çok açık, çok net; Demokrasiyi güçlendirmek, hukuku siyasetten bağımsız hale getirmek ve insan haklarına saygı...

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Putin neden gelmedi? 15 Şubat 2024