Yılın yarısında bütçenin Hal-İ Pür-Melali

Nevzat SAYGILIOĞLU
Nevzat SAYGILIOĞLU EKO ANKARA

Yazımıza başlamadan önce başlıkta kullandığımız “Hal-i Pür-Melal” ifadesinin ne anlama geldiğini hatırlatalım. Özellikle gençler başta olmak üzere bazıları bu ifadeyi anlamayabilir. TDK bilgileri çerçevesinde genel tanım şöyle: İçinde bulunulan koşullara ve durumlara hal denir. Farsça kökenli olan pür kelimesi, çok ve aşırı anlamına gelir. Melal ise, içler acısı durum demektir. Hal-i pür melal, kaygılandıran ve bıkkınlık veren üzüntü verici durum anlamına gelir.”

Gelelim bütçemizin durumuna…

Önceki gün Hazine ve Maliye Bakanlığı “Haziran 2023” bütçe sonuçlarını açıkladı. Hem Haziran ayına ve hem de Ocak-Haziran dönemine ilişkin bütçe sonuçlarını öğrendik.

Bütçenin özeti aşağıda yer almış durumda.

 

Haziran ayında bütçe giderleri yaklaşık 488 milyar lira olurken, gelirler 268 milyar lirada kalmış; dolayısıyla Haziran ayı bütçe açığı 219,7 milyar lira olarak gerçekleşmiş.

Ocak-Haziran dönemi bütçe giderleri ise 2 trilyon 364 milyar lira olarak gerçekleşmiş, buna karşın bütçe gelirleri 1 trilyon 880 milyar lirada kalmış ve bütçe açığı 483 milyar liraya yükselmiş.

2023 yılının tümüne baktığımızda; yaklaşık 4 trilyon 470 milyar lira bütçe giderlerinin ya da ödeneklerinin yüzde 53’ünün 6 ayda kullanıldığı görülüyor. Bütçe gelirleri açısından ise aynı dönemde hedefin yüzde 49’una ulaşıldığı anlaşılıyor.

Şimdi de bütçenin bazı kalemlerinin ayrıntılarına Tablo 2’de bir göz atalım.

 

 İşte Tablo 2’de bütün çarpıklığı ortaya koyuyor.

Çarpıklık iki noktada toplanıyor. Birincisi; Haziran ayında bütçe giderlerinde yaşanan patlama ve ikincisi de özellikle vergi gelirlerinde ortaya çıkan çok hızlı düşüş.

Şöyle ki;

- Geçtiğimiz Mayıs ayının bütçe gideri 430 milyar lirada kalmış iken bütçe gelirleri 549 milyar lira olarak daha yüksek tutarda gerçekleşmiş.

- Buna karşın Haziran ayının bütçe gideri 488 milyar liraya yükselmiş iken bütçe gelirleri sadece 268 milyar lirada kalmış.

- Hatta bazı harcama ve gelir kalemlerinin ilk 5 aydaki sonuçları ile Haziran ayı sonuçları da çok çarpıcı olmuş.

- Örneğin Ocak-Mayıs 2023 dönemi 5 aylık tüm personel giderleri 449,7 milyar lirada kalmış iken, sadece Haziran ayında ilk 5 ayın sonuçları aşılarak 487,9 milyar liraya fırlamış. Tüm yılın ödeneklerinin yarısından fazlası sadece Haziran ayında kullanılmış. Bu fırlayış özellikle izleyen Temmuz ayına çok daha farklı yansıyacak, yani yeni bazı yasal düzenlemelere göre daha da artmış olacak.

- Aynı şekilde 2023 yılına ait SGK devlet primi payı ödeneği 150,4 milyar lira iken bunun yüzde 46’sı 5 ayda kullanılmış olmasına rağmen Haziran ayında ilave olarak dörtte üçü kullanılmış. Yani bütçe ödenekleri aşılmış. Onun için de apar topar 2023 yılı ek bütçesi devreye girdi.

- Bu arada cari transferler de Haziran ayında artış sergilemiş.

- Asıl sıkıntı da vergi gelirlerinde ortaya çıkmış. Yaklaşık 3.2 trilyon lira vergi geliri tahmininin yüzde 43’ü ilk 5 ayda elde edilmiş iken, Haziran ayında bu oran yüzde 7’ye düşmüş. Olağanüstü şekilde vergi gelirleri düşmüş. Bunun temel nedenlerinden birisi zamansız ve çok sık vergi afları ve diğer vergi düzenlemeleri olmuş.

- 2023 yılında 619,1 milyar lira gelir hedeflenen kurumlar vergisinin yüzde 45’i yılın ilk beş ayında tahsil edilmiş iken Haziran ayında tahsilat sadece yüzde 1,6 artışla 10 milyar lirada kalmış.

- Dahilde alınan KDV’de daha da vahim bir sonuç ortaya çıkmış, Haziran ayı tahsilatı (-)2.7 milyar lira düşüş kaydetmiş.

- Benzer gelişme ÖTV’de de görülmüş ve vergi tahsilatı düşmüş.

- Sonuç itibariyle bütçe açığı Haziran ayında boy göstermiş. 2023 yılının ilk 5 ayında toplam bütçe açığı 263 milyar lira iken, bu açık sadece Haziran ayında 219 milyar liraya yükselmiş.

Peki bunun sonucu ne oldu?... İki şey oldu.

Birincisi,  1 trilyon 119 milyar liralık ek bütçe apar topar getirildi. Bu bütçe ile özellikle vergi artışları öngörüldü ve gereği de ilk parti olarak yapıldı. Bunun devamını göreceğiz. Zira bütçe hedeflerini tutturmak zor.

İkincisi de aynı anda getirilen Torba Kanun ile bir yandan bazı harcamaların hukuki alt yapısı tamamlandı ve bir yandan da borçlanma yetkisi iki kat artırılarak yaklaşık 2,2 trilyon liralık ek borçlanma imkânı getirildi. Eğer vergiler artırılmazsa ya da ödenekler yetmezse borçlanma yapılacak demektir.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar