Paslanmazda antidamping tartışması Bakanlığa taşındı

Paslanmaz çelikte yaşanan antidamping gerilimde yeni perde... Yerli üretici Posco Assan’ın %12 gümrük vergisinin uygulandığı paslanmaz çeliğe damping soruşturması başvurusunun ardından dün de mamul üreticiler soruşturma talep dosyasının kapatılması için Bakanlık'taydı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Paslanmazda antidamping tartışması Bakanlığa taşındı

MERVE YİĞİTCAN / İSTANBUL

Paslanmaz çelikte hammadde ve mamul üreticileri arasındaki antidamping gerilimi sürüyor.

Yerli üretici Posco Assan’ın Çin ve Endonezya’dan getirilen paslanmaz çeliğe antidamping uygulanması için Ticaret Bakanlığı’na yaptığı başvurunun ardından, bu kez de paslanmaz çelik kullanan üreticiler damping soruşturma talep dosyasının kapatılması için Bakanlığa başvuruda bulundu.

EKONOMİ Gazetesi; Ev ve Mutfak Eşyaları Federasyonu (EVFED), Paslanmaz Çelik Derneği (PASDER), Paslanmaz Çelik Sanayicileri Derneği (PASİD), Endüstriyel Mutfak, Çamaşırhane, Servis ve İkram Ekipmanları Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TUSİD) ile Züccaciyeciler Derneği’nin (ZÜCDER) ortak kaleme aldığı ve dün Ticaret Bakanlığı’nda ilgili müdürlüklere sunduğu başvuru metnine ulaştı. 7219 ve 7220 gümrük tarife numaralı soğuk haddelenmiş paslanmaz çelik ürünlerindeki %12'lik gümrük vergisine ilişkin sürecin hatırlatıldığı yazıda, olası bir damping soruşturmasının açılmasının ve ardından gelebilecek ilave bir verginin sektörleri büyük sıkıntıya sokacağına dikkat çekiliyor.

"Ton başına 600 dolar ilave maliyet çıkabilir"

“Yüksek gümrük vergisi uygulaması ve olası ilave vergi artışları on binlerce kişilik istihdam oluşturan, yıllar boyunca ülkemizin dört bir yanında yatırımlar yapmış olan binlerce yerli işletmeyi olumsuz yönde etkilerken, yalnızca tek bir firmanın lehine olmaktadır” ifadelerinin yer aldığı yazıda, “Diğer demir-çelik ürünleri ile paslanmaz çelik ürünleri, pazar koşulları, ürün yapısı, birim fiyatlar, yerli üretim altyapısı, ulusal üretim kapasitesi, arz-talep dengesi açılarından tamamıyla birbirinden farklı koşullara sahiptir. Diğer demir-çelik ürünlerinde ülkemizde birçok yerli ve entegre üretici olması nedeniyle, ürün grubuna göre ülke ihtiyacının %80 ila %100’ünü karşılayacak üretim kapasitesi mevcuttur.

Paslanmaz çelik ürünlerinde ise durum tam tersidir ve tek bir firmanın kısıtlı kapasitesi nedeniyle ülke ihtiyacının %70’i ithalat yoluyla karşılanmak zorundadır. Ayrıca diğer demir-çelik ürünlerinde ortalama ürün fiyatı 650-1.250 USD/ton seviyelerindeyken paslanmaz çelik ürünlerinde ortalama ürün fiyatı 2.500-5.000 USD/ton’dur. Dolayısıyla vergi artışları ürün fiyatlarında çok yüksek artışlara tekabül etmektedir. Nitekim yeni gümrük vergisi oranıyla 300-600 USD/ton ilave maliyet söz konusu olacaktır ve bu durum yerli firmalarımızın özellikle yurt dışı pazarlarda rekabet gücünü olumsuz yönde etkileyecektir” denildi.

"2016'daki soruşturma önlemsiz kapatılmıştı"

Gümrük vergisine tabi olmayan Avrupa Birliği ve Güney Kore firmalarının, olası bir vergi artışına paralel olarak ürün fiyatlarını artıracağına ilişkin endişelerin yer aldığı yazıda, aynı zamanda hammadde maliyetleri artacak olan sektörlerin istihdam ve ciro kaybının yanı sıra ihracat pazarlarında rekabet güçlerinin de zayıflayacağına dikkat çekildi. Benzer bir damping soruşturmasının 2015-2016 yıllarında da yürütüldüğü ve önlemsiz kapatıldığının hatırlatıldığı metinde, “Söz konusu sektörlerin geleceği için paslanmaz çelik ürünlerinde gümrük vergisinin düşük seviyelerde tutulmasının yanı sıra başvurusu yapılmış olan damping soruşturma talep dosyasının soruşturma aşamasına geçilmeden reddedilerek kapatılması hususunda ülkemizin paslanmaz çelik sektörü adına bilgilerinizi ve gereğini önemle arz ederiz” ifadeleri kullanıldı.