KKM'den çıkış hamlesi

Politika faizini yüzde 17,5 düzeyine yükselten Merkez Bankası, Kur Korumalı Mevduat nedeniyle oluşan likidite fazlasının piyasadan çekilmesi için 'sıkılaştırıcı' ek önlemlere yöneldi. KKM'de zorunlu karşılık planlanıyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
KKM'den çıkış hamlesi

Şebnem TURHAN

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu temmuz toplantısında politika faizini 250 baz puan artırdı ve yüzde 15 seviyesinden yüzde 17,5’e çıkardı. Hem vergi artışlarının etkisine hem yurtiçindeki ücret ve kur artışlarının enflasyonist etkisine dikkat çeken Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun 250 baz puanlık artışını piyasa yetersiz buldu.

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu metinde kurulun faiz artırımının yanı sıra, parasal sıkılaştırma sürecini destekleyecek seçici kredi ve miktarsal sıkılaştırma kararları aldığı yer aldı.

Merkez Bankası’nın kararına piyasanın anlamlı bir tepkisi olmadı. Dolar 26.90, Euro 30.12 lira seviyesindeki hareketini sürdürdü, Borsa İstanbul’da endekslerdeki pozitif hava devam etti.

PPK’nın hemen ardından ihracatçıya reeskont kredilerinin miktarı artırıldı, kullanma koşulları gevşetildi. Ayrıca Merkez Bankası kur korumalı mevduata zorunlu karşılık uygulaması planlıyor.

Bu adımla Merkez Bankası miktarsal sıkılaştırma kapsamında KKM ödemeleri kaynaklı likidite fazlasını çekmeyi hedefliyor. Piyasa uzmanları bu hamlenin KKM’nin bankalara maliyetini artıracağını belirtirken KKM mevduat faizlerinin gerileyebileceği ve cazibesinin azalacağını dile getirdi.

PPK metninde kurulun, dezenflasyonun en kısa sürede tesisi, enflasyon beklentilerinin çıpalanması, fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın kontrol altına alınması için parasal sıkılaştırma sürecinin devamına karar verdiği belirtilerek küresel merkez bankalarının parasal sıkılaştırma süreçlerinin devam ettiği metne girdi.

Piyasa uzmanları faiz artışının beklenenden az olmasının bu hafta satın alındığını ve döviz kurlarında bunun etkisinin oldukça ciddi gözlendiğini belirterek Merkez Bankası’nın bundan sonra da kademeli 200-300 baz puanlık artışlarla yoluna devam etmesini beklediklerini kaydetti.

Kur, ücret, vergi artışlarının etkisi

PPK metninde yakın döneme ilişkin göstergelerin enflasyonun ana eğiliminde yükselişin sürdüğüne işaret ettiği belirtilerek bu gelişmede yurtiçi talepteki güçlü seyir, ücret ve kur kaynaklı maliyet yönlü baskılar ile hizmet enflasyonundaki katılık belirleyici olduğu vurgulandı. Kurul, bu unsurlara ek olarak vergi düzenlemeleri ve fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın enflasyon üzerinde ilave olumsuz etki yapacağını öngördü.

Döviz kurları bu ay TL karşısında ortalama yüzde 5, son PPK’dan bu yana ise yüzde 17 seviyesinde yükseldi. Döviz kurlarındaki bu hızlı yükselişin de enflasyona etkisi olacak. Uzmanlar yılsonu enflasyon beklentilerini yüzde 55-65 seviyelerine yükseltti. Haftaya Perşembe günü yapılacak Enflasyon Raporu’nda Merkez Bankası’nın da enflasyon tahminini yüzde 22,3’ten yukarı yönlü güncellemesini bekliyor.

Merkez Bankası’nın PPK metnine “Doğrudan yabancı yatırımlar, dış finansman koşullarındaki belirgin iyileşme, rezervlerde süregelen artış ve turizm gelirlerinin desteğiyle cari işlemler hesabındaki dengelenme fiyat istikrarına güçlü katkıda bulunacaktır” ifadesini almasını da uzmanlar Körfez’den gelmesi beklenen sermayeye dikkat çekilmesi olarak yorumladı.

Uzmanlar, cari işlemler hesabında dengelenme konusunda Merkez Bankası’nı oldukça iyimser bulurken eğer beklentiler gerçekleşmezse sıkılaştırma yapılıp yapılmayacağının ise belirsiz olduğuna işaret etti.

Miktarsal sıkılaştırma hamleleri başlıyor

Kurul’un, mevcut mikro ve makroihtiyati çerçeveyi, piyasa mekanizmalarının işlevselliğini artıracak ve makro finansal istikrarı güçlendirecek şekilde sadeleştirdiği kaydedilen metinde “Sadeleşme süreci, etki analizleri dikkate alınarak kademeli olarak devam edecektir. Bu kapsamda Kurul, faiz artırımının yanı sıra, parasal sıkılaştırma sürecini destekleyecek seçici kredi ve miktarsal sıkılaştırma kararları almıştır” denildi.

Piyasanın da en önem verdiği ifadeler de bunlar oldu. Seçici kredi adımına yönelik olarak reeskont kredilerinin günlük limiti 300 milyon TL'den 1.5 milyar TL'ye çıkarılırken reeskont kredilerinde yüzde 30 ilave döviz satış şartı ve önden döviz satış şartı gibi koşullar kaldırıldı. Miktarsal sıkılaştırma adımı ise KKM’ye yönelik oldu. Kaynakların verdiği bilgiye göre KKM hesaplarına zorunlu karşılık uygulanacak. Böylece Merkez Bankası KKM ödemeleri kaynaklı likidite fazlasını çekmeyi hedefl iyor. Bankacılık sektörü kaynakları bunun yanı sıra direkt ihalelerle de piyasadan para çekilebileceğini dile getirdi.

 UZMANLAR MERKEZ BANKASI KARARINI NASIL YORUMLADI 

■ MERKEZ BANKASI KENDİ İŞİNİ ZORLAŞTIRDI
Ekonomist Fatih Özatay: Enflasyon şu an 38 seviyesinde, kur artışları, vergi artışları ile beraber yıl sonunda yüzde 70’e gelmesi muhtemel. Şimdi yüzde 65-70’e gelecek bir enflasyon varken politika faizini 17,5’e artırıyorsunuz, 20 olsa ne olacak 25 olsa ne olacak. İşin bir bu noktası var. İkincisi ilk toplantıda 15 yapacağınıza 25 yapsaydı ya da 30 yapsaydı politika faizini o zaman enflasyon böyle gitmeyecekti. Yüzde 70 olmayacaktı belki yüzde 45 olacaktı çünkü kur bu kadar artmayacaktı. O faiz yeterli olacaktı, şimdi yüzde 30 politika faizi de yeterli değil. Merkez Bankası kendi işini zorlaştırdı bir sarmala girdi kur, enflasyon, faiz garip bir şekilde arkadan geliyor. Bir anlamı yok faizin 15- 20 olmasının mevcut koşullarda. Kur şoku çok fazla, akaryakıt zammı taşımaya, gıdaya, yansıyacak. Metinde halen daha orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşana kadar deniliyor. Biz hala Merkez Bankası’nın tahminini bilmiyoruz. Körfez sermayesi yer almış ancak bunun sürekli olması lazım cari işlemler hesabı açığı sürekli çünkü. Bir seferde gelmesi işi çözmüyor. Ciddi program uyguluyorsanız para politikanız ciddiyse ilk başta sermaye normal yollarla gelene kadar böylesi para girişleri can suyu olur o para ama arkası ne olacak?

■ DOLARİZASYON EĞİLİMİ DEVAM EDECEKTİR

Prof. Dr. Hakan Kara: Merkez Bankasının enflasyon risklerini gerçekçi bir şekilde ele alırken faizlerde sınırlı artış yaparak miktarsal sıkılaşmadan bahsetmesi, faiz konusunda elini rahat olmadığını dolaylı olarak bize anlatıyor. Körfez ülkeleri ile yapılan finansman anlaşmalarına rağmen, enflasyon beklentileri henüz kontrol edilemediği için döviz kuru üzerindeki baskı ve dolarizasyon eğilimi devam edecektir.

■ KKM’Yİ SÖNÜMLENDİRMEYE YÖNELİK ADIM

TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atılım Murat: PPK faiz kararı sonrası hemen miktarsal sıkılaştırma adımları geldi. Kur korumalı mevduata zorunlu karşılık getirildiğinde banka KKM yaptığı zaman daha fazla karşılık ayıracak. Zaten KKM’yi orta vadede sönümlendirmeye çalışılacaktı ilk hamle TL mevduata dönüşe yönelik uygulamayla atılmıştı. İkinci hedef de eş zamanlı olarak piyasadan likidite çekilmesi planlanıyor ve enflasyonist etkiyi azaltmaya çalışılıyor. Çünkü likidite fazlası yüksek enflasyon demek. Üçüncü olarak da piyasadan TL çektiğiniz zaman TL arzı azalacağı için TL’ye talep artabilir ve döviz kurlarındaki yükseliş törpülenebilir. Faiz artışı ise beklentinin altında kaldı. Görünen o ki yıl sonuna kadar 200- 300 baz puan artırılacak ve yıl sonu yüzde 30’lar seviyesine gelecek. Merkez Bankası önden yüklemeli bir faiz artışı düşünmüyor. Görülüyor ki daha başka kanallardan miktarsal sıkılaşma zorunlu karşılıklar üzerinden, kredi musluklarının kapatılması gibi yan araçlarla enflasyonla mücadele edecek. Enflasyon beklentileri çok bozuldu faizle mücadele etmeyecek. Yüzde 30 politika faizi de enflasyonu yönetme konusunda yetersiz kalır. O zaman yan araçlar kullanacaklar. Enflasyonla mücadelesi sıkılaştırması politika faizi odaklı değil yan araçlarla miktarsal sıkılaşma, kredi musluklarının kapatılması, zorunlu karşılıklar ile yürüyecek gibi duruyor.

■ POLİTİKA FAİZİ KARARI ZAYIF BİR ADIM

Ekonomist İnanç Sözer: TCMB politika faizini %15,0’ten %17,5’ye yükseltirken, piyasadaki TL bolluğuna karşı kredileri düşürecek ve miktarsal sıkılaştırma kararı aldı. Yeni yönetimle beraber ekonomideki kusursuz dengesizlikten rasyonelleşmeye doğru adımlar atıldığına şahit olsak da, bugünkü karar da zayıf ve enflasyonla mücadelede yavaş adım olarak değerlendirilebilir. Bu noktada karar sonrası ima edilen ve yakın zamanda açıklanmasını beklediğimiz faiz dışı kararların ne boyutta olacağı önemli olacak. Zorlu konjonktüre ve rasyonelleşme konusunda gecikmeli ve sınırlı politik reaksiyonlara rağmen, TL’deki değer kaybının geçici olarak duracağını tahmin ediyorum. Bununla beraber devam eden zorluklar ve kusursuz dengesizliğin tamamen sonlandırılamamış olması nedeniyle, TCMB Başkanı’nın önümüzdeki hafta bugün yapacağı toplantı kritik önemde olacak.

■ MERKEZ BANKASI GERİDEN VE MAHCUP ADIMLARLA GELİYOR

İş Yatırım Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen: Ücret artışı, Türk lirasının değer kaybı ve vergi artışları nedeniyle enflasyonun yeniden yükselme eğilimine girdiği bir ortamda Merkez Bankası’nın faiz adımını küçültmesini açıklamakta zorlanıyoruz. İktisat teorisi merkez bankalarının önden yüklemeli büyük adımlarla faiz artırarak ve miktarsal sıkılaşma ile faiz artırması gerektiğini söylüyor. Merkez Bankası ise geriden ve mahcup adımlarla gelmeye devam ediyor. enflasyon beklentilerinde ve fiyatlama alışkanlıklarında sert bozulmaya rağmen piyasa beklentilerinin iki aydır yarısında kalınması Türkiye’nin ücret, kur, enflasyon sarmalından çıkmasını zorlaştırıyor. Piyasalar bu tutuma kur ve enflasyon tahminlerini artırarak cevap verecektir. PPK kararını piyasaların gerisinde kalan yetersiz bir adım olarak görüyoruz. Şu ana kadarki faiz adımlarının beklenenin altında kalması ve açıklama metninde “doğrudan yatırımlar, dış finansman koşullarında iyileşme, rezerv artışı, cari dengenin iyileşmesi” gibi kendi kontrolü dışında faktörlerin fiyat istikrarına katkısının vurgulanması nedeniyle sene sonu için yüzde 30 politika faizi tahminimizi yüzde 22’ye çekiyoruz. Merkez Bankası’nın enflasyonun yapısal unsurlarla düşeceği beklentisiyle faiz artırımını erken sonlandırmasını, kredilerde seçici daralma ve miktarsal sıkılaşma ile yoluna devam etmesini bekliyoruz. Piyasa tahminlerinin altında kalan faiz adımları nedeniyle 30,00 TL olan (geçen ay 28,00) 2023 sonu dolar kuru tahminimizi 32 TL’ye, %50 olan (geçen ay %45) enflasyon tahminimizi %54’e yükseltiyoruz. Özellikle enflasyon tarafında riskleri yukarı yönlü görüyoruz.