Sadece kadınların yazdığı kitapları okuyorum

Blondshell sahneye çıkmadan önce samimi, sahnedeyse şarkılarıyla karanlık ve merak uyandırıcı. Geçen yıl ilk albümünü çıkaran ve şimdi İstanbul’a konser vermeye gelen müzisyen ile konuştuk: “Türkiye’de ilk kez çalacağım için çok heyecanlıyım!”

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Sadece kadınların yazdığı kitapları okuyorum

ECE ULUSUM

Blondshell gerçek adıyla Sabrina Teitelbaum, kişisel ve duygusal konuları işleyen, keskin sözleri ve güçlü melodileri ile dikkat çeken genç bir müzisyen. Şarkılarında bazen kırılgan bazen de dehşete düşüren cinayet rüyaları anlatan, iç dünyasını olduğu gibi dışarı aktarma cesareti gösteren bir müzisyen.

Blondshell, 2022’de ‘Olympus’ adlı ilk single'ını çıkarmış ve büyük beğeni topladı. Ardından gelen ‘Kiss City’ ve ‘Sepsis’ gibi diğer single'larla kitlesini büyüttü. Kendi adını taşıyan, ilk albümü ‘Blondshell'i de geçen yıl çıkardı ve yine müzik dünyasından tam not aldı. Blondshell’in karanlık ve içten tarzını ilk kez PSM Loves Summer by %100 Müzik kapsamında 13 Ağustos’ta Zorlu PSM %100 Studio’da şahit olacağız. Öncesinde genç müzisyenle kısa bir sohbet ettik.

Blondshell'in müziğinin zamanla nasıl evrileceğini düşünüyorsunuz? Ne olabilir?

Bilmiyorum çünkü her zaman ne yapmak istediğime dair kendime dürüst olmaya çalışıyorum. Eğer aynı tür müzik yapmaya devam etmek istersem harika, fakat fikrim değişirse ve hissettiğim başka bir şey olursa bu da sorun değil.

Pandemi izolasyon dönemi sırasında yazdığınız şarkılar çok sevildi. İzole bir ortamda şarkı yazma alışkanlığı edindiniz mi?

O dönemde pandemi ve karantina nedeniyle kimseyle görüşmüyordum, bu yüzden o ortamı yeniden yaratmak pek mümkün değil. Ama şarkılarımı evimde yalnız yazıyorum. Yazarken izole olmak bana yardımcı oluyor.

Kadınlar tarafından yazılan kitaplardan ilham aldığınızı söylüyorsunuz. Bu günlerde ne okuyorsunuz?

Pola Oloixarac'ın Mona adlı kitabını okuyorum. Hala sadece kadınların yazdığı kitapları okuyorum haha!

Prodüktör Yves Rothman müzikal evriminize nasıl katkıda bulundu?

Yves bana bilmediğim çok fazla müzik gösterdi! O bir rock ansiklopedisi gibi. Ayrıca yazılarımı daha net ve güçlü hale getirmem için beni çok zorluyor.

Konserler, turlar, dostluklar, özel hayat... Her şey planlandığı gibi gitmiyor. Kontrolünüz dışında olduğunda nasıl hissediyorsunuz?

Hayatımda kontrol sahibi olmayı seviyorum, bu yüzden... iyi değil. Planlandığı gibi gitmeyen şeylerle nasıl başa çıkabileceğimi öğreniyorum.

‘Salad’ şarkısında bir adamı öldürmekten bahsediyorsunuz. Yeni biriyle tanıştığınızda, şarkılarınız nedeniyle önyargıyla mı yaklaşıyorlar?

Hayır! Henüz bu şarkı hakkında olumsuz hisseden biriyle karşılaşmadım. Eminim vardır birileri ama onlarla tanışmadım.

Pink Floyd gibi birçok müzik grubunun tişörtlerini giymeyi seviyorsunuz. En sevdiğiniz tişört nedir?

Yeni aldığım bir tişört var, üzerinde ‘Breaking News: Nobody Cares’ yazıyor ve bu benim yeni favorim.

Müzik dışında bir ilginiz var mı? Eğer varsa, bu ilgiyi müziğinizle birleştirmeyi hiç düşündünüz mü?

Müzik hayatım boyunca hep takıntılı olduğum için hiç ciddi bir hobim olmadı ve bu çok zaman alıyor. Televizyonu seviyorum ve son zamanlarda yemek yapmayı öğreniyorum. HBO'yu seviyorum.

Zorlu PSM'de nasıl bir sahne, nasıl bir hikaye bizi bekliyor?

Tüm albümümü ve bazı yeni müziklerimi çalacağım. Tüm müzikler benim için çok şey ifade ediyor, bu yüzden bazen daha duygusal oluyor bazen de daha az, ama Türkiye'de ilk kez çalacağım için çok heyecanlıyım!

 

Garip modern bir dünyada garip modern bir kızım

Bu yıl 31. İstanbul Caz Festivali’nde sahne alacak Gabrielle Cavassa, konser hazırlıklarına başladı. Hazırlıklarını kısa bir sohbetle böldük.

Naif ve güçlü ses Gabrielle Cavassa yenilikçi ve gelenekseli harmanladığı tarzıyla 31. İstanbul Caz Festivali ile şehrimize geliyor. Müzisyen, 16 Temmuz’da usta saksofonculardan Joshua Redman ile birlikte Esma Sultan Yalısı’nda olacak. Cavassa bir çeşit az deneyi sunacakları konser için epey heyecanlı. Müzisyen ile konuştuk, konsere dair ipuçları aldık.

Festivale özel sürprizleriniz olacak mı? Ne tür bir setlist hazırladınız?

Her zaman sürprizler vardır ama söylersem sürpriz olmaz! Tematik olarak albümümüzün konseptiyle ilgili şarkılardan oluşan, stil açısından geniş yelpazede ve duygusal olarak dinamik bir setlist hazırladık. Sizin için şarkı söylemek benim için çok anlamlı. Bu benim hayalim.

Joshua Redman ve ekiple olan müzikal uyumu nasıl değerlendirirsiniz?

Joshua nazik bir lider; bize büyümemiz için alan verdi ve biz de büyüdük! Bir grup olarak birlikte evrildik. İyi bir günde bütün olarak işlev görüyoruz.

Caz müziği ve hayatınızdaki yerini nasıl tanımlarsınız?

Caz müziği, gençken Billie Holiday'i ilk kez keşfettiğimden beri hayatımda büyük bir rahatlık ve büyük bir merak kaynağı olmuştur. Ancak caz kavramının, ne yaptığımı ne de müzikal arkadaşlarımın ne yaptığını tanımlamak için yeterli veya tek yol olup olmadığından emin değilim. Yine de bu kavram, benim sanatsal hayatımda çok önemli bir dengeyi ediyor.

Hem geleneksel hem de yenilikçi tarzınızla öne çıkan bir sesiniz var. Bu ikisini nasıl harmanlıyorsunuz?

Teşekkür ederim, bu çok güzel bir tanım. Geçmişin büyük klasik şarkıcılarını gerçekten seven ve bilen biriyim. Bu gelenek, birçok müzikal değerimi şekillendirdi ama 2024’teyiz ve ben garip modern bir dünyada garip modern bir kızım. Birçok farklı etkileşimim var ve elbette kendime özgü bir enstrümanla uğraşıyorum. Tek bir tarza sınırlı değilim ve öyle olmasını istemiyorum.

Farklı ülkelerde performans sergileyip büyük kalabalıklarla müzik yapmanın sırrı nedir?

Emin değilim ama sanırım en iyi numaram güzel ayakkabılar giymek, bana güven vermek ve sonra rahatlayıp müziği dinlemek. (Gülüyor.)