Hedef açıklamama inadının rasyonel bir nedeni var mı?

Fatih ÖZATAY
Fatih ÖZATAY EKONOMİDE UFUK TURU

Bugün yılın ilk enflasyon raporunu açıklayacak Merkez Bankası. Son raporda 2024 sonu için tahmin edilen enflasyon aralığı yüzde 30-42 düzeyinde. Orta noktası ise yüzde 36. İlk merak edilen, yeni raporda enflasyon tahmininin değiştirilip değiştirilmeyeceği. Bu merakın ana nedeni ise Ocak enflasyonun yüzde 6.7 gibi yüksek bir düzeyde gerçekleşmesi. Ek olarak Şubat enflasyonunun bu gelişmeden etkilenerek daha önce tahmin edilenden biraz daha yüksek çıkma olasılığından söz ediliyor.

Öte yandan, Merkez Bankası’nın daha önce açıkladığı enflasyon patikasının Ocak için yüksek bir aylık enflasyonu zaten içerdiği biliniyor. Bu durumda salt Ocak enflasyonu yüksek çıktı diye Merkez Bankası’nın enflasyon tahminini değiştirmesi kuvvetli bir olasılık değil diye düşünüyorum. Fed’in ve ECB’nin bir süre sonra -beklenmedik bir gelişme olmazsa- faiz düşürecek olmaları da, biz U-dönüş yapmadıkça Türkiye’ye daha fazla dış kaynak girmesi ve kur artışının enflasyonla mücadeleye yardımcı olacak düzeylerde kalması anlamına geliyor. Ham petrol fiyatı şu sıralarda 2023 ortalamasının altında seyrediyor. Bu gelişmelerin enflasyonu düşürücü yöndeki etkilerini, Kızıldeniz’deki son olaylar (henüz) tersine çevirecek şiddette değil.

Ayrıca, son Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından bu yana çok geçmedi; politika faizinin enflasyonla mücadele açısından artık yeteri kadar yüksek bir düzeye çıktığını söyledi Merkez Bankası. Bu durumda, Merkez Bankası’nın yüzde 30-42 tahmin aralığını değiştireceğini sanmıyorum. Ama bu yargım yukarıda özetlediğim gerekçelere dayanıyor. Merkez Bankası’nın elindeki yeni verilerin ve raporların, tahminde değişiklik gerektirme olasılığı da var. Bu olasılığın düşük olduğunu düşünsem de yine de tersinden gideyim. Velev ki Merkez Bankası, yıl sonunda enflasyonun bize daha önce açıkladığı patikanın ima ettiğinden daha yüksek bir seyir izleyeceğine ikna oldu. Ne yapacak?

Bir olasılık, yıl sonu enflasyon tahminini değiştirmesi ve bu sapmanın mevcut politika faizi ile 2025’in ilk aylarında ortadan kalkacağına bizi ikna etmeye çalışması. İkna kısmı bir tarafa, böyle bir tahmin değişikliğinin önemli bir sakıncası var. 2024 sonu için (yasa gereği hükümetle birlikte) açıklanmış bir hedef yok. Yerine, Merkez Bankası 2024 sonu tahminimi ‘ara hedef’ olarak alabilirsiniz dedi. Ama ‘ara’ da olsa on bir ay sonrasının hedefi değiştirilmez ki. Değiştirilirse hedef olmaz. Bu durumda nasıl değiştirecek ara hedef olan tahminini?

İkinci olasılık, enflasyonda belirgin ve kalıcı bir yükselme olasılığı belirdiğini açıklaması ve para politikasını sıkılaştırması. Şubat PPK toplantısında yapılacak bir faiz artırımının on ay sonrası (2024 sonu) için tahmin edilen enflasyon sapmasını ortadan kaldırıp kaldırmayacağı şüpheli. Bu seçenek altında da 2024 sonu tahminini güncellemek gerekebilir. Aynı sorun, birinci seçenekteki kadar olmasa da burada da ortaya çıkıyor. Ama şöyle düşünün: Ya faiz yükseltme ihtiyacı Temmuz’da ortaya çıksaydı? Faiz artırımının, beş ay sonraki enflasyonu pek fazla etkileyemeyeceği dikkate alınırsa, Merkez Bankası’nın 2024 sonu tahminini (ara hedefi) kesinlikle değiştirmesi gerekirdi. Elde 2025 sonu tahmini (ara hedefi) kalırdı. O da ‘her an değiştirilebilir’ bir hedef olma itibarsızlığından muzdarip olurdu.

Kıssadan hisse, 2024-2026 yıl sonları için resmi enflasyon hedeflerine ihtiyaç var. Açıklanırsa, hem Merkez Bankası’nın işini daha kolaylaştıracak hem de ileriye yönelik karar alanlar açısından yol gösterici olacak. Neden inatla hedef açıklanmadığını anlamadığımı da not edeyim. Rasyoneli ne bu inadın?

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Keşke… 22 Şubat 2024
Finansmanda iyileşme 15 Şubat 2024