Merkez Bankası, faizi 'şimdilik' sabit bıraktı

Politika faizini yüzde 9'da tutan TCMB'nin toplantı metninde yaptığı iki değişiklik dikkat çekti. Karar metninde mevcut politika faizinin "yeterli" olduğu ifadesi kullanılmazken, dezenflasyonun başlayacağına dair ifadenin yerini "enflasyonun seviyesinde ve eğiliminde iyileşmeler görülmeye başlanmıştır" değerlendirmesi aldı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

BERFİN ÇİPA

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), yılın ilk toplantısında, beklendiği gibi politika faizini yüzde 9'da sabit tuttu. Toplantı sonrası yayınlanan metinde iki önemli değişiklik dikkat çekti. Enflasyonu yükselten etkenlerin belirtildiği cümle toplantı metninden çıkarılırken, enflasyonun seviyesinde ve eğiliminde iyileşmeler görülmeye başlandığı ifadesi metne eklendi.

Kasım ayı karar metninde faiz indirim döngüsünün sonlandığına dair açıklamada bulunan TCMB, son iki toplantıda karar metninde yer verdiği “mevcut politika faizinin yeterli olduğu” ifadesine ise ocak ayı karar metninde yer vermedi. Bu değişiklik para politikasına dair beklentileri de farklılaştırdı. Bazı ekonomistler, ilerleyen toplantılarda yeniden faiz indirimlerinin yapılabileceği ihtimalinin güçlendiğini belirtirken, bazı ekonomistler seçime kadar para politikasında bir değişiklik olmayacağını bildirdi.

Merkez’in bir sonraki faiz toplantısı 23 Şubat’ta yapılacak. 26 Ocak’ta ise 2023 yılının ilk Enflasyon Raporu’na dair toplantı düzenlenecek. TCMB’nin para politikasına dair mesajlarının ayrıntıları bu toplantıda daha da netleşebilir.

Toplantı sonrası paylaşılan duyuruda; küresel büyümeye ilişkin güncel verilerin beklenenden daha olumlu olduğu belirtilirken, gelişmiş ülkelerde resesyon endişelerinin sürdüğü kaydedildi. Açıklamada “Yakın dönemde iktisadi faaliyete ilişkin açıklanan veriler tahmin edilenden daha olumlu seviyelerde gerçekleşmesine rağmen, jeopolitik risklerin ve faiz artışlarının da etkisi ile gelişmiş ülke ekonomilerinde resesyon endişeleri sürmektedir" ifadelerine yer verildi.

"Turizmin katkısı sürüyor ama cari denge üzerindeki riskleri canlı"

Duyuruda, 2022'nin ilk üç çeyreğinde güçlü bir büyüme gerçekleştiği anımsatılarak, yılın son çeyreğine dair göstergelerin ise zayıflayan dış talebin etkisiyle büyümedeki yavaşlama eğiliminin iç talepteki görece güçlü seyirle telafi edildiğine işaret ettiği bildirildi. İmalat sanayi üzerindeki dış talep kaynaklı baskıların iç talep ve arz kapasitesi üzerindeki etkilerinin şimdilik sınırlı düzeyde kaldığına işaret edilen duyuruda, şunlar kaydedildi: "İstihdam kazanımları benzer ekonomilere göre daha olumlu seyretmektedir. Özellikle istihdam artışına katkı veren sektörler dikkate alındığında büyüme dinamiklerinin yapısal kazanımlarla desteklenmekte olduğu görülmektedir. Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin payı artarken, turizmin cari işlemler dengesine beklentileri aşan güçlü katkısı yılın tüm aylarına yayılarak devam etmektedir. Bunun yanında, iç tüketim talebi, enerji fiyatlarındaki yüksek seviye ve ana ihracat pazarlarının resesyona girme olasılığı cari denge üzerindeki riskleri canlı tutmaktadır." Duyuruda, cari işlemler dengesinin sürdürülebilir seviyelerde kalıcı hale gelmesinin fiyat istikrarı için önemine vurgu yapılarak, kredilerin büyüme hızı ve erişilen finansman kaynaklarının amacına uygun şekilde iktisadi faaliyetle buluşmasının da yakından izlendiği belirtildi.

"Tüm politika araç seti liralaşma hedefleriyle uyumlu hale getirilecek"

Açıklamada, Kurul'un 2023 Yılı Para Politikası ve Liralaşma metninde belirttiği üzere, parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini destekleyecek araçlarını kararlılıkla kullanmaya devam edeceği, fonlama kanalları başta olmak üzere tüm politika araç setini liralaşma hedefleriyle uyumlu hale getireceği bildirildi. Sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın güçlendirilmesi için uygulanan bütüncül politikaların desteğiyle enflasyonun seviyesinde ve eğiliminde iyileşmeler görülmeye başlandığı vurgulanan duyuruda, "Azalan dış talebin toplam talep koşulları ve üretim üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Küresel büyümeye yönelik belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin daha da arttığı bir dönemde sanayi üretiminde yakalanan ivmenin ve istihdamdaki artış trendinin sürdürülmesi ile arz ve yatırım kapasitesindeki yapısal kazanımların sürekliliği açısından finansal koşulların destekleyici olması kritik önem arz etmektedir. Bu çerçevede Kurul, politika faizinin sabit tutulmasına karar vermiştir" ifadeleri kullanıldı.

“Tüm araçlar kararlılıkla kullanılacak”

Duyuruda, TCMB'nin fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edeceği belirtilerek, şu değerlendirmelere yer verildi: "TCMB, fiyat istikrarının kalıcı ve sürdürülebilir bir şekilde kurumsallaşması için Liralaşma Stratejisi'ni tüm unsurlarıyla uygulayacaktır. Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır. Kurul, kararlarını şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir çerçevede almaya devam edecektir. Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti beş iş günü içinde yayımlanacaktır."

METİNDEKİ İFADE DEĞİŞİKLİĞİ NE ANLAMA GELİYOR?

Mevcut politika faizinin "yeterli" olduğuna dair ifadeye ocak ayı metninde yer verilmemesi, ekonomistleri ikiye böldü. Bazı ekonomistler bu değişikliği, seçimr öncesi yeniden faiz indiriminin gelebileceği şeklinde yorumladı. Ancak bazı ekonomistler seçim öncesi yeni bir faiz adımı beklemiyor.

“Mevcut politika seçime kadar sürer”

TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atılım Murat: Para politikasının önümüzdeki dönemde değişeceğine dair bir sinyal almıyorum. Merkez Bankası çok net bir şekilde iç talepteki ve dış talepteki zayıflığa vurgu yapıyor. Düşük faiz politikası da devam edecek. Zaten bir önceki toplantıdan sonra da faiz indirimlerinin sonuna gelindiğini söylemişti. Bugün de bir değişiklik olmadı. Seçime kadar para politikasında bir değişiklik olmaz, olmayacaktır. Farklı etkilerle; emtia fiyatlarındaki düşüşler, baz etkisi, Dolar/TL’nin yatay seyretmesi, kredi musluklarının kısmen de olsa kapalı olması enflasyondaki artış hızını düşürecek faktörler. Mart ayı itibariyle %40’ın altında bir enflasyon göreceğiz. Piyasa katılımcıları anketinde de yıl sonu için %30 tahmin ediliyor. Enflasyon bu faktörler nedeniyle bir düşüş eğilimindeyken ben para politikasında bir değişiklik beklemiyorum. Seçime kadar bu politika devam edecektir. Faizler de indirilse bugün indirilirdi. Karar öncesinde 100 baz puanlık indirim spekülasyonu Ankara’da konuşuluyordu ama bugün yapılmadığına göre seçime kadar faizde bir değişiklik olacağını düşünmüyorum.

“TCMB, yeni bir faiz aksiyonu almayacak”

Gedik Yatırım Yatırım Danışmanlığı Müdürü Üzeyir Doğan: İfade değişikliği “Merkez Bankası faizlerde değişiklik öngörüyor” beklentisini oluşturmuyor. Çünkü buna yönelik bir atıf yok. Aksine “Yakın dönemde iktisadi faaliyete ilişkin açıklanan veriler tahmin edilenden daha olumlu seviyelerde gerçekleşmesine rağmen, jeopolitik risklerin ve faiz artışlarının da etkisi ile gelişmiş ülke ekonomilerinde resesyon endişeleri sürmektedir” cümlesi ile verilerin olumlu seyrettiği ve karamsar olunmaya gerek olmadığı ifade ediliyor. Bu açıklamalar ışığında Merkez Bankasının yeni bir faiz aksiyonu alacağını düşünmüyorum. Seçimden sonra nasıl bir yol izleneceği şuan belli olmamakla birlikte iki senaryo oluşabilir: 1) Mevcut iktidarın devamı söz konusu olduğu müddetçe faiz politikasından taviz verileceği kanaatindeyim. Ama makroihtiyati tedbirlerle biraz daha sıkılaşan bir ekonomi görebiliriz. 2) İktidar değişimi olursa yeni gelen iktidarın ekonomi yaklaşımı önemli olacaktır. Mevcut para politikası bir süredir muhalefet tarafından eleştiriliyordu. O nedenle böyle bir senaryoda para politikası değişimi olabilir.

“100 baz puanlık indirim ihtimali masada”

GCM Yatırım Araştırma Müdür Yardımcısı Kudret Ayyıldır: Yeni eklenen açıklamaları birleştirdiğimizde Merkez Bankası’nın seçime kadar yapacağı toplantıların birinde faiz indirimi yapacağı ihtimali artıyor. 2013 faizi yüzde altı buçuktu buraya yaklaşır mı yaklaşmaz mı bilemeyiz. Ancak 100 bp’lık bir indirim yapma ihtimali, mevcut metin içerisindeki açıklamalardan dolayı biraz daha güçlendi gibi duruyor. Burada 26 Ocak’taki Enflasyon Raporu Sunumunda başkanın sunumu bittikten sonra Kavcıoğlu’na sorulacak soruların ve yanıtları çok önemli olacak. İndirim sinyali alınır mı alınmaz mı resmi ağızdan belli olacak. Merkez Bankası büyüme modeli çerçevesindeki aksiyonlarını ve liralaşma stratejilerini devam ettirmek istiyorsa enflasyonun da yıl sonunda kabaca yüzde 40’larda konsensüs oluştuğu bir ortamda ister istemez biraz daha faiz indirimleri tarafına geçme ihtimali var. Bir başka ihtimal ise seçime kadar sabit temponun sürdürülmesi. Yol haritasının belli olması için önümüzdeki hafta Enflasyon Raporu sunumu kritik olacaktır. Seçimden sonra Merkez Bankası’nın faiz artışı yapacağına dair beklentiler var. Seçime gideceğimiz bir dönemde TCMB’nin büyüme modelinin tam zıttı yönünde faiz artışı yapacağını düşünmüyorum. Seçimden sonra enflasyon dikkate alınarak faizde yukarı yönlü ayarlama yapabilme ihtimalini kuvvetli görüyorum. Tabi bunların hepsini ihtimal olarak konuşuyorum. Şuan artıştan ziyade indirim politikasının gündemde olabileceğini söyleyebilirim.