Zühtü Arslan, Erdoğan'ın katıldığı toplantıda sert konuştu: AYM kararlarının uygulanması zorunluluk

Son dakika haberi... AYM Başkanı Zühtü Arslan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı törende yaptığı açıklamada, "Bu bağlamda temyizden geçerek kesinleşmiş yargı kararlarından sonra AYM’nin verdiği karar ve yaptığı yorumdan sonra görüş farklılıklarının bulunduğu gerekçesiyle AYM kararlarına uyulmamasının hiçbir anayasal ve yasal zemini yoktur" dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Zühtü Arslan, Erdoğan'ın katıldığı toplantıda sert konuştu: AYM kararlarının uygulanması zorunluluk

Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Anayasa Mahkemesi Yüce Divan Salonu'nda Anayasa Mahkemesinin yeni üyesi Yılmaz Akçil'in yemin töreninde konuştu. Yemin törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katıldı. 

Arslan'ın son aylarda tartışılan bireysel başvuru konusundaki açıklamaları ise dikkat çekti. AYM Başkanı, Cumhurbaşkanına seslenerek; "Sayın Cumhurbaşkanım bireysel başvuruyla ilgili olarak yanlış anlaşılan bu vesile ile bir kez daha  ifade etmek istiyorum" ifadeleriyle sözlerine başladı. 

Arslan açıklamasında şunları kaydetti:

Bireysel başvuru Türk yargı tarihinin en büyük yargı reformlarından biridir. AYM toplumun her kesiminden yapılan başvuruları özenle incelemekte ve karara bağlamaktadır. Tüm bu kararlarla birlikte Anayasa koyucunun öngördüğü gibi bireysel başvurunun sorunu ülkemizi hukuk düzeni içinde çözme işleri önemli derecede yerine getirilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanım bireysel başvuruyla ilgili olarak yanlış anlaşılan bu vesile ile bir kez daha ifade etmek istiyorum. İlk olarak AYM anayasa şikâyeti olarak da anılan bireysel başvuruda temyiz incelemesi değil anayasaya uygunluk denetimi yapmaktadır. Bu anlamda norm denetiminde olduğu gibi bireysel başvuruda da Anayasa Mahkemesi’nin baktığı herhangi bir anayasal hak veya özgürlüğün ihlal edilip edilmediği hususudur. Ancak norm denetiminden farklı olarak bireysel başvuruda normların yorumu ve uygulanması sonucu tesis edilen kamu günü işlemlerinin anayasallık denetimi yapılmaktadır. Bu şekilde yapılan anayasallık denetiminin de kanun yolu denetiminden farklı olduğu açıktır. Diğer yandan norm denetiminde olduğu gibi bireysel başvuruda da AYM önündeki bireysel başvuru yoluyla getirilen anayasal uyuşmazlığı anayasanın hükümlerini yorumlamak ve uygulamak suretiyle karara bağlamaktadır. Kuşkusuz bireysel başvuru sürecinden önce temyiz mercileri dahil tüm mahkemeler anayasayı yorumlayabilmektedir. Bireysel başvuruya konu uyuşmazlıkla ilgili aşamalarda ilk derece mahkemesi, istinaflar, temyiz mercileri anayasayı yorumlamakla da yükümlüdürler esasen.

"Hiçbir anayasal ve yasal zemini yoktur"

Ancak anayasanın 148. Maddesine göre bireysel başvuru olağan kanun yolları tüketildikten sonra yani kural olarak karar temyiz aşamasından geçip kesinleştikten sonra bireysel başvuru ile AYM önüne gelebilmektedir. Kesinleşen bire karara karşı bireysel başvuru yapıldığında da artık anayasayı yorumlamak ve uygulamak konusunda nihai yetki anayasa mahkemesine verilmiştir. Bu bağlamda temyizden geçerek kesinleşmiş yargı kararlarından sonra AYM’nin verdiği karar ve yaptığı yorumdan sonra görüş farklılıklarının bulunduğu gerekçesiyle AYM kararlarına uyulmamasının hiçbir anayasal ve yasal zemini yoktur. Son olarak bireysel başvurunun etkili olabilmesi ihlalin giderilmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına bağlıdır. Elbette, AYM’nin kararını beğenmeyebiliriz ama bir hukuk devletinde beğenmesek de bu kararlara uyulması Anayasal zorunluktur.