2022’de Ar-Ge Harcamalarının GSYH’ye Oranı Yüzde 1,32 Oldu

H. Bader ARSLAN
H. Bader ARSLAN

Türk özel sektörü bir kavşak noktasına yaklaşıyor. Bu kavşak, mevcut sektörel kurgu ile alışageldik tarzda üretime mi devam edileceği, yoksa Ar-Ge ve inovasyona doğru keskin bir dönüş mü yapılacağına karar verilecek nokta. Zira düşük maliyet ve işgücü verimliliği ile üretim yapmak zorlaşırken, hem ihracatta patinaj yapma hem de iç pazarı başka üreticilere kaybetme riski yükselmiş durumda. Bu yüzden tüm sektörlerde Ar-Ge ve inovasyona dayalı üretim bir zorunluluğa dönüşüyor.

Ar-Ge 20 yıl önce bir tercihti, artık bir mecburiyet. Eylül başında açıklanan Orta Vadeli Program’ın bu konuya özel vurgular yapması, devletin firmaları bu alanda yönlendireceğini açıklaması bu yüzden. Açıklanan son Orta Vadeli Program metninde farklı alanlarda 12 kez “Ar-Ge” ifadesi kullanılmış. Bundan önceki iki OVP’de bu sayılar 5 ve 7 idi. Program metnindeki bu değişiklik tek başına bir anlam ifade etmiyor elbette. Ancak kamunun vizyonundaki değişimi ve konuyu sahiplenmesini göstermek adına kritik bir gelişme olduğunu kabul etmek gerekir.

Geçen hafta TÜİK 2022 yılı Ar-Ge araştırması sonuçlarını açıkladı. 2021’de yüzde 1,4 ile en yüksek düzeye ulaşan Ar-Ge harcamalarının GSYH’ye oranı 2022’de yüzde 1,32’ye geriledi. Böylece Ar-Ge harcamalarının ekonomideki payı 8 yıllık yükselişin ardından ilk kez düştü.

Paydaki bu gerilemenin nedenini tam bir netlikle saptamak mümkün olmamakla birlikte, genel ekonomik istikrardaki bozulma sebebiyle geleceğe yönelik yatırım yapmak yerine mevcudu koruma eğiliminin ağırlık kazanmasının etkili olduğu söylenebilir. Yüksek enflasyon, firmaların ve bireylerin uzun vadeli planlar yapmasını engelleyen bir tehdit. Böyle bir ortamda ve hele ki; finansman kısıtlı ve maliyetleri yüksekken, firmaların arkalarını toplamaktan önlerine bakmalarını; Ar-Ge’ye odaklanmalarını ve buna fon ayırmalarını beklemek zor.

Diğer taraftan 2022’de tüketim artışının ekonomik büyümede baskın bir ağırlığı olmasının da sonuç üzerinde etkili olduğuna şüphe yok. Bu iki ana etki, araştırma geliştirme faaliyetlerinin gelişmesinde yapısal bir bozulma olmadığını, konjonktürel bir etkiye maruz kaldığını gösteriyor. Son aylarda yürürlükte olan para politikasında normale dönüş sürecinin devam etmesi durumunda payın yeniden yükselişe geçtiğini görebiliriz.

İki ay önce Türkiye’de Ar-Ge alanında muteber bir özel araştırmanın sonuçları Turkishtime tarafından açıklanmıştı. Turkishtime’ın 2013’ten beri devam ettirdiği en fazla Ar-Ge yatırımını yapan 250 firması çalışmasının 2022 sonuçları ilk 250 firmanın toplam Ar-Ge harcamasının 50 milyar TL’nin üzerinde olduğunu, bunun 33 milyar TL’lik kısmının ilk 10 firma (Tusaş, Aselsan, Roketsan, Arçelik, Ford, Tusaş Motor, Turkcell, Havelsan,  Mercedes-Benz Türk ve Vestel) tarafından gerçekleştirildiğini göstermişti.

Yurtiçi Veriler

22 Kasım 10:00: Kasım ayı tüketici güven endeksi

24 Kasım 10:00: Kasım ayı reel sektörü güven endeksi

24 Kasım 10:00: Kasım ayı sektörel güven endeksleri

24 Kasım 10:00: Kasım ayı kapasite kullanım oranı

24 Kasım 10:00: Kasım ayı kurulan ve kapanan şirketler

24 Kasım 11:00: Kasım ayı turizm verileri

Yurt Dışı Veriler

21 Kasım 21:00: FED tutanakları

22 Kasım 16:30: ABD dayanıklı mal siparişleri

22 Kasım 18:00: Michigan güven endeksi

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
10 soruda ‘gri liste’ 01 Temmuz 2024
Küresel faiz indirimleri 10 Haziran 2024