Dış Ticarette 50 Yıl…

Şefik ERGÖNÜL
Şefik ERGÖNÜL İHRACAT SOHBETLERİ

İzninizi istiyorum bugün…

Kendimden söz etmek amacım.

Zira 1 Ocak 2024 itibariyle mesleğimde 50. yılıma girdim.

Yurtdışından gelip iş görüşmeleri yaptığım 1974 Aralık ayı sonlarında, bir askerlik arkadaşımı ziyarete gitmiştim. Onun yönlendirmesi ile görüştüğüm Enka Holdingin müteveffa başkanı saygıdeğer insan Şarık Tara bana yurtdışı şantiyelerinde iş teklif etmişti.

O Uzak Doğuda bir iş peşine, ben ise annemle babamın ellerini öpmeye İskenderun’a gidecektim.

Dönüşte görüşmek üzere izin istedim ve 1975 yılın Ocak ayı başında tekrar buluştuk.

Şantiye işinin bana uygun olmadığını ifade etmeye çalışırken, giyimimi ve tavırlarımı şöyle bir süzdükten sonra hafifçe gülümseyerek “ Şantiyede seni yerler “ dediğinde az kalsın kahkaha atacaktım.

Sonra bana uluslararası ticareti öylesine anlattı ki onu kim dinlerse dinlesin aklının çelinmemesi olanaksızdı.

Zaten ben de ertesi gün holdingin dış ticaret şirketinde işe başlamıştım.

Söylediği en çarpıcı ifade ise hiç unutmadığım “ Türkiye’nin istikbali ihracattadır “ ifadesi olmuştu.

Çalışmaya başlar başlamaz ilk aldığım ders iletişim konusunda oldu.

İş mektubu yazmamı isteyen genel müdürümüze, yurtdışında ismi büyük üniversitelerin kurslarından aldığım sertifikalara güvenerek bir mektup yazıp verdim.

Bu mektubun, iş mektubu kurallarına uymadığı gibi arkadaş mektubu kıvamında çıkması, beni şirketin birkaç yıllık yazışmalarını gözden geçirip iş mektubunun nasıl yazılacağını öğrenmeme neden oldu.

Rahmetli babamın yönlendirmesi ile mevzuatı sıkı bir şekilde çalışıp öğrenmem, yönetim kurulu toplantıları günlerinde, şirkette nöbete kalmama neden olmuştu. Zira, mevzuat yayınlarını izleme ve klasörleri güncelleme işlerini üstüme aldığımdan ayaklı mevzuat gibi olmuş ve bu konudaki soruların neredeyse tek muhatabına dönmüştüm.

Gümrükçümüz vagonda, gemide, kamyonda ve her yükleme yerinde benim onlarla beraber olmamdan bıkmış ve patronlarımıza “ Bu tipi nereden buldunuz, pul gibi sırtıma yapıştı çıkartmam mümkün olmuyor “ diye şikâyet etmişti.

İlerleyen zamanlarda, patronumun da bilemediği bir akreditif kuralı nedeni ile akreditifimizin ödemesine rezerv konulduğunda, uzun çabalar sonucu INCOTERMS ve ilgili bazı kitapçıkları bulup almış ve sonraki yıllarda her değişikliği atmaca gibi izlemiştim.

Operasyonların tüm detaylarını hallettiğimiz gibi, o yıllarda bile ayda iki kez yurtdışına gidip müşteri görüşmeleri yapıyordum.

İlerleyen yıllarda gittiğim ülkelerde çektiğim sıkıntıları azaltmak için önceleri Fransızca, sonra da Arapça kurslarına giderek öğrenmeye çalıştım. Arapça harfleri sökmem, kapının anahtarını çevirip kapıyı açmak gibi olunca, seyahatlerimin de yardımı ile oldukça ilerlettim ve yabancı dil bilmeyen Arap müşterilerle konuşabilmem işlerimi oldukça arttırdı.

Kısa bir özet yapacak olursam, öncelikle hem sözlü ve hem de yazılı iletişim konusunda kendinizi geliştirmenizi öneririm. İngilizce yetmiyor, koltuk değnekleri gerekli.

İkinci aşamada, ülkemizin dış ticaret yasalarını, işinizi görebilecek kadar bilmenizin çok faydalı olduğunu söyleyebilirim.

Ayrıca yaptığınız işin her aşamasının nasıl yürütüldüğünü bilmeniz şarttır derim. Çünkü işimiz çok uzun bir zincir gibi ve bu zincirin halkalarının hepsine tam anlamıyla hâkim olamasanız bile neler olduğu hakkında önce bilgi sonra fikir sahibi olmanız gereklidir.

Unutmayın, neyi bildiğinizden daha fazla, neyi bilmediğinizin farkında olmaya başladığınızda işler daha kolay yürümeye başlayacaktır.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Düşünme zamanı 09 Nisan 2024