“Küresel ticarette rekabet için ‘döngüsel ekonomi’ şart”

Uludağ Çevre Forumu’nda konuşan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, her yıl toprağa gömülen 110 milyon ton atığın etkin bir atık yönetimi sistemiyle hammaddeye çevrilmesi halinde Türkiye’nin küresel ticarette önemli bir rekabet avantajı elde edeceğini söyledi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
“Küresel ticarette rekabet için ‘döngüsel ekonomi’ şart”

ESRA ÖZARFAT
BURSA – Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), sanayide sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm konularındaki farkındalığı artırmak amacıyla önemli bir organizasyona imza attı. BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin “Yeşil Üretim Temiz Gelecek” ana temasıyla düzenlediği ve alanında Türkiye’nin en kapsamlı buluşmalardan birisi olan Uludağ Çevre Forumu, Bursa Businnes School ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Forumda kamu, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyası temsilcileri ile akademisyenlerin konuşmacı olarak yer aldığı ve iki gün süren organizasyonda 5 ayrı oturum düzenlendi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, dünyada son 100 yılı aşkın süredir devam eden üretim ve paralelinde hızlı gelişen tüketimin kaynak ve çevre sorunlarına yol açtığına işaret etti.

Mevcut ekonomi modelinin değişmesi gerektiğine vurgu yapan Kılıç, “Bugün dünyada her yıl üretim yapabilmek için 93 milyar ton bir kaynak kullanımı gerçekleştiriliyor. Bu denli yoğun bir kaynak kullanımına tezat şekilde sadece yüzde 5-10 gibi çok düşük bir miktarını döngüye sokabiliyoruz. Üret-kullan-at çalışma prensibi sadece atık üretimi değil, bununla birlikte kontrolsüz emisyon salınımı, atık suları arıtmadan alıcı ortama deşarj etme gibi eylemler çevre sorunlarına, çevre sorunları iklim krizlerine dönüştü” dedi. Kılıç, eğer her yıl oluşan 110 milyon ton atığın toprağa gömülmeden etkin bir atık yönetimi sistemiyle hammaddeye çevrilmesi sağlanırsa Türkiye’nin önemli bir rekabet avantajı elde edeceğine işaret etti.

“Süreç fırsat olarak görülmeli”

Döngüsel ekonominin önemine vurgu yapan Vedat Kılıç, “Açıkçası ben sürecin sanayimiz açısından bir maliyet unsuru veya bir tehdit olarak değerlendirilmesinden ziyade bir fırsat olarak addedilmesi gerektiğine inanıyorum. Sanayi devrimini ıskalayan, endüstri 4.0’a epey uzaktan bakan bir ülke olarak, hemen herkesin başlangıç aşamasında olduğu bu düzlem bize inanılmaz fırsatlar vadediyor. Bu sürecin öncüsü ve kural koyucusu Avrupa, tüm dünya pazarının yüzde 20’sine sahip ve biz bu pazarın yanı başındayız. Diğer taraftan nüfusumuz, sanayi üretimimiz ve bununla birlikte atık potansiyelimiz de son derece yüksek. Güçlü bir geri dönüşüm endüstrisine sahibiz” diye konuştu.

“Yatırımlar bölge ve şehir farkı gözetilmeden teşvik edilmeli”

BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz da özellikle üretimin büyük bölümünü üstlenen küçük ve orta ölçekli firmaların yeşil dönüşüme ve karbon emisyonunu azaltmaya geçiş sürecinde bilgi ve finansman desteğine ihtiyacı olduğuna dikkati çekti. Batmaz, “Dünya Bankası ile yapılan işbirliği, KOBİ’lerimizi ve teknoloji girişimcilerimizi, sınırda karbon mekanizmasına uyumlu hale getirecektir. Bununla birlikte yeşil dönüşüm sürecindeki işletmelerimizin bulundukları yerlerde, yaptıkları makine ve ekipman yenileme, enerji, geri kazanım, atık kullanımı gibi yatırımlar, ayrı bir başlık altında bölge ve şehir farkı gözetilmeden teşvik edilmelidir” açıklamasını yaptı.

İlk gün konuşmalarının ardından sponsor firmalara plaketleri takdim edildi. Yoğun katılımla gerçekleştirilen Uludağ Çevre Forumu’nun ikinci gününde ise ‘Yeşil Dönüşüm ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’, ‘Temiz Gelecek İçin Atık Yönetimi ve Geri Dönüşüm Uygulamaları’ ve ‘Sanayi ve Geri Dönüşüm Sektörünün Entegrasyonu’ oturumları yapıldı.