TBB Başkanı Çakar, ZK’lardan yakındı; Bakan Şimşek sabır istedi

TBB Başkanı Çakar, "Fonlama maliyetlerinin arttığı ve kredi büyümesinin sınırlı kaldığı bu dönemde zorunlu karşılıklardaki artış bankalarımıza ilave maliyet oluşturuyor" şeklinde değerlendirirken; Bakan Şimşek, "Program bankacılık sektörüne önemli yükler yüklüyor. Almamız gereken bir takım tedbirlerin maliyeti, belki orantısız şekilde sektöre yansıyor; burada da biraz sabır telkin ediyoruz" dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
TBB Başkanı Çakar, ZK’lardan yakındı; Bakan Şimşek sabır istedi

İSTANBUL / EKONOMİ

Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Alpaslan Çakar, likidite yönetimi açısından zorunlu karşılıkların kullanılmasını anlıyor, gerekli ve doğru bulduklarını ancak fonlama maliyetlerinin arttığı ve kredi büyümesinin sınırlı kaldığı bu dönemde zorunlu karşılıklardaki artışın bankalara önemli ölçüde ilave maliyet oluşturduğunu vurguladı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de Çakar’ın sözlerine karşılık uygulanan programın bankacılık sektörüne önemli yükler yüklediğini belirterek “Zorunlu olarak olmamız gereken bir takım tedbirlerin maliyeti belki orantısız şekilde sektöre yansıyoz burada biraz sabır telkin ediyoruz” diye konuştu.

TBB 67’nci Genel Kurulu Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun katılımıyla dün gerçekleştirildi. Genel kurulda konuşan Başkan Çakar, zorunlu karşılık artışlarının yarattığı ilave maliyete dikkat çekerken halihazırda bankaların bilançolarında mevcut olan TL mevduatın yüzde 14’ünün, yabancı para mevduatın ise yüzde 22’sinin zorunlu karşılık olarak tutulduğunu hatırlattı. Sadeleşme, faaliyet ortamındaki iyileşme ve öngörülebilirliğin artmasının bilançoların sağlıklı olmasını sağlayacağını söyleyen Çakar, bilanço büyüklüğünün milli gelire oranının yeniden yükselmesini destekleyeceğini dile getirdi.

Şimşek: Sadeleşmeye devam edeceğiz

Çakar’ın bu sözlerinin ardından konuşmasına başlarken yanıt veren Bakan Şimşek ise şunları söyledi: “Program bankacılık sektörüne önemli yükler yüklüyor. Zorunlu olarak almamız gereken bir takım tedbirlerin maliyeti belki orantısız şekilde sektöre yansıyor. Burada da biraz sabır telkin ediyoruz. Bu program başarılı olduğunda değeri en çok yükselecek sektörlerin başında bankacılık sektörü geliyor. Makroekonomik finansal istikrarı sağladığımızda sektör bir bütün olarak bundan olumlu etkilenecektir. Sadeleşme talebi var son derece makul bir talep sadeleşmeye de devam edeceğiz. Çünkü Türkiye’nin şartları bazı düzenlemeleri gerektirmiş zamanında, haklı olarak bugün sektör bu düzenlemelerde sadeleşme bekliyor bu sadeleşme sürecini devam edeceğiz.”

TBB Başkanı Çakar konuşmasında ilk yarı sonunda, TL finansal araçlara yönelik ilgi artışı ve enflasyonda görmeye başlanılan düşüşün, ekonomideki iyileşmeyi ortaya koyduğunu belirterek, bankacılık sektörünün, uygulanmakta olan ekonomik programa her türlü desteği verdiğini, bankaların para politikası çıktılarını, aracılık fonksiyonlarının gereği olarak mevduat ve kredi piyasalarına doğru şekilde aktardığını vurguladı.

Erken kapamadaki değişiklik olumlu

Çakar, yabancı para mevduattan TL mevduata geçişin hızlandığını söyleyerek, “DDM ve KKM de dahil edildiğinde yabancı para mevduatın toplam mevduat içindeki payı azalmıştır. 2024 Haziran itibarıyla, son bir yılda, DDM ve KKM hariç standart TL mevduatın payı 17 puan artarak yüzde 50’ye yükselmiştir” dedi.

Çakar, kaynakların daha verimli kullanılmasına yönelik olarak menkul kıymet tesisi uygulanmasının kaldırılmasını ve ticari kredilerde erken kapama ücretlerinin yeniden düzenlenmesini olumlu değerlendirdiklerini belirterek “Erken kapama ücretinde yapılan değişiklik kredi riskinin daha iyi yönetilmesine, kredilerin doğru fiyatlanmasına ve vadelerinin uzamasına imkan sağlayacaktır” dedi.

Başta sermaye benzeri krediler olmak üzere, bankacılık sektörünün yurt dışından sağladığı kaynakların hızlanarak arttığını vurgulayan Çakar, şunları söyledi: “Esasen bankaların yurt dışından borçlanma kanalları her zaman açık kalmıştır. Bu krediler son bir yılda yüzde 24 artarak, 140 milyar doları aşmıştır. Bunlar olurken, dış borçlanmanın maliyeti düşmüş, vadeler uzamaya başlamıştır. Bu aşamada, uluslararası piyasalarla olan ilişkilerimizin daha da gelişmesine olumlu katkı yapacak olan “gri listeden” çıkış kararını memnuniyetle karşılaşıyoruz.”

BDDK Başkanı Şahap Kavcıoğlu da konuşmasında “Önümüzdeki dönemde de, bankacılık alanındaki uluslararası gelişmeler ve düzenlemeler doğrultusunda mevzuatımızda gerekli değişiklikler yapılacak ve uluslararası bankacılık standartlarına tam uyum sağlayan düzenleme ve denetleme çerçevemiz daha da geliştirilecektir” diye konuştu.

Bireysel kredi ve kartta TGA artışı makul ve yönetilebilir

TBB Başkanı Çakar, bankacılık sektörünün kredileri uygulanmakta olan sıkı para politikası çerçevesinde şekillendiğini ve haziran itibarıyla 12 aylık kredi büyümesinin yüzde 38 olduğunu dile getirerek artış hızının ticari kredilerde yüzde 36, bireysel kredilerde ise yüzde 47 olduğunu söyledi. Son dönemde ivme kazanan yabancı para cinsinden kredilerin de artık Merkez Bankası tarafından uygulamaya alınan aylık yüzde 2’lik büyüme sınırı çerçevesinde şekillendiğini belirten Çakar, “Krediler dengeli bir dağılıma sahiptir. Kredilerin yüzde 77’si ticari, 23’ü bireysel kredilerden oluşmaktadır. KOBİ kredilerinin payı ise yüzde 27 düzeyindedir. Ticari kredilerin sektörler arasındaki dağılımı geniş bir yelpazeye sahiptir. İmalat sanayiinin payı yüzde 31’dir ve artmaktadır. Benzer şekilde, öncelikli sektörlerimiz arasında olan tarım sektörüne kullandırılan kredilerin toplam içindeki payı da yükselmektedir. Kredi riski makul bir düzeydedir. Tahsili gecikmiş alacak oranı yatay bir seyir izlemektedir. Bireysel kredilerde, özellikle ihtiyaç kredileri ve kredi kartlarında öngörülerimize paralel ılımlı bir artış olmakla birlikte, oran makul ve yönetilebilir düzeydedir.”