"Tedarikçi finansman modeli kitlendi, çek-senet geri döndü"

Tedarikçi finansman sisteminin kitlendiğine dikkat çeken ZMD Başkanı Serhan Tınastepe, “Nakit akışları bozulan tedarikçiler, bizlerin siparişlerini geciktirmeye başlayacaklar. Çek-senet kullanımı artacak. 15-20 yılda büyük emeklerle kurduğumuz sistem bozulma tehlikesi ile karşı karşıya” dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
"Tedarikçi finansman modeli kitlendi, çek-senet geri döndü"

 Yener KARADENİZ

Gıdadışı modern perakendede yerli ve yabancı üyeleriyle 55 bin satış noktası, 360 bin istihdam ve 500 milyar TL ciroyu temsil eden Zincir Mağazalar Derneği (ZMD) düzenlenen basın toplantısı ile yeni dönem çalışmaları ve gündeme dair görüşlerini paylaştı. Zincir Mağazalar Derneği (ZMD) Yönetim Kurulu Başkanı Serhan Tınastepe’nin ev sahipliğinde düzenlenen basın toplantısına dernek yönetim kurulu üyeleri katılım sağladı.

Toplantının açılışında konuşan ZMD Başkanı Serhan Tınastepe, sektörde son dönem yaşanan sorunlara değinerek bunlar arasında ‘tedarikçi finansman sistemi’nin kilitlenmesi ve sektörde çek-senedin yaygınlaşmaya başlamasının öne çıktığını anlattı.

Merkez Bankası’nın yeni tebliği ile ülkede finansman istikrarının desteklenmesi ve politika kredi faizi makasının kapatılmasının hedeflendiğine dikkat çeken Tınastepe, şöyle konuştu: “Düzenleme sonrası bazı bankalar tarafından yapılan uygulamalarda, ‘tedarikçi finansman sistemi’ vasıtasıyla sunulan tedarikçi kredilerinin durdurulduğunu veya gösterilen faize ilave olarak yüksek hizmet bedeli uygulaması başlatıldığını görüyoruz. Bu durum toplam maliyetleri politika faizlerinin çok üstüne getiriyor. Bu durum tedarikçilerimiz ve bizler açısından telafisi zor sıkıntılar yaşatmaya başladı. Nakit akışları bozulan tedarikçiler, bizlerin siparişlerini geciktirmeye başlayacaklar. Beklentimiz bu sistemin tebliğ kapsamından muaf tutulması, bu yolla ülkemiz genelinde KOBİ’ler tarafında yaşanan nakit ve maliyet artışları sıkıntılarına çözüm getirilmesidir.”

Son zorunlu karşılık kararının alındığı geçen aydan bu yana sorunun giderek büyüdüğüne dikkat çeken Tınastepe, “Yüksek maliyetlere gücü ölçüsünde katlanabilenler katlanıyor ancak katlanamayanlar çek-senede dönmeye başladı. Çözüm bulunamaması halinde bunun daha da yaygınlaşması işten değil. 15-20 yıldır emekle kurulmuş sistemin bozulması bizi 20 yıl geriye çek-senet dönmesine götürmesin diye çabalıyoruz” açıklamasında bulundu.

Yabancı yatırımcı haksız

Tınastepe, sektörde yaşanan bir diğer sorunun da yabancı ve yabancı ortaklı markalara uygulanan dövizli kiralama olduğunu söyledi. Önemli markaların geçmişte bu tarz sorunlar nedeniyle maalesef Türkiye pazarından çekilmek zorunda kaldığını, bunun hem tüketici hem de ülke ekonomisi açısından olumsuz etkileri olduğunu vurgulayan Tınastepe, şöyle devam etti: “Yüzde 36’y ulaşan kira farkı haksız rekabet önemli bir sorunumuz. Yan yana iki mağaza, aynı kategoride faaliyet gösteriyor, biri dövizle kira ediyor, diğer TL bazında artışla devam ediyor. Bu haksızlığın giderilmesi gerekiyor. Yabancı yatırımcıların ülkemiz için önemli olduğu bir gerçek. Yıllar içinde maalesef çok büyük yabancı markalar ülkemizden çekilmek zorunda kaldı. Yüksek ithalat vergisi oranları, dövizle kiralama gibi sorunlar, globaldeki diğer şubeler arasında konumunu zora sokacak mevzuatsal sıkıntılar bu markaların birer birer çekilmelerine yol açtı. Yabancı ve yabancı ortaklı markaların birçoğu ülkemizi aynı zamanda bir tedarik üssü olarak kullanıyor, bunu göz ardı etmemeliyiz.”

Mağazalaşma hızı düştü

2022’nin perakende açısından kötü geçmediğini belirten Tınastepe, ciro artışının satış adedine değil fiyata bağlı olarak yükseldiğini belirtti. Tınastepe, “Satışlarımızın gidişatı oldukça iyi olmakla beraber, burada esas kaynağın adet değil fiyat bazlı olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Adetler salgın öncesinin hala yüzde 10-15 gerisinde.. Bu durum bizi verimlilik çözümleri aramaya götürüyor. Dolayısıyla mağazalaşma hızımızda bir düşüş görmekteyiz. Alım gücünün düşmesine rağmen satışlarda gözlemlediğimiz hareketliliği, fiyatlarda artış beklentisinin çok yüksek olmasına bağlıyoruz. Tüketicimiz alımlarını öne çekerek artıştan etkilenmemeye çalışıyor. Bu da diğer taraftan beklenti enflasyonunu tetikliyor” dedi.

Perakendecilerden ekimde ara zam

Perakende sektörünün istihdama önemli katkısının altını çizen ve pandemi döneminde 60 bin yeni istihdam yaratıldığını vurgulayan Tınastepe, “Pandemi döneminde üyelerimiz istihdamlarını 60 bin kişi artırdılar. Bu ülkemiz için çok önemli bir rakam. Özellikle genç ve kadın istihdamında sektörün potansiyeli ve kariyer fırsatlarının önü çok açık. Ancak enflasyonist baskının da etkisiyle alım gücünün düşmesi çalışanları mutsuz ediyor. Bu da tüketiciye dolayısıyla işi etkiliyor. Senenin başında asgari ücrete yapılan artış mart nisanda eridi. Biz organize perakende sektörü olarak ara zamlar ile çalışanlarımızı destekliyoruz. Ekimde de ara zam planlayan perakendeciler var” dedi. 

 

Yeni trendler “Perakende Teknolojileri Konferansı”nda konuşulacak

Derneğin temel amaçlarından birinin üyelerin ve sektörün gelişimi için güncel ve doğru bilgi alışverişini sağlamak olduğunu vurgulayan Tınastepe, bu kapsamda Perakende Teknolojileri Konferansı’na dikkat çekti. Salgın nedeniyle 2 yıldır online gerçekleştirilen etkinliğin bu yıl 25 Ekim’de fiziksel olarak gerçekleştirilecek. Toplantıda verilen bilgilere göre Konferansın içeriğinde teknoloji çözümlerinin yer alacağı 11 Çözüm Oturumu yer alıyor. Bu oturumlarda perakendeye özgü teknolojik çözümler geliştiren bilişim şirketleri uygulamalarını anlatıyor. Ayrıca İnsan Kaynakları, Müşteri Deneyimi, Mevzuat, E-Ticaret konularında paneller, dijital dönüşümde trendleri özetleyen araştırma oturumu da içerikte yer alıyor. Perakende sektörünün teknoloji temelli gündemini, dijital dönüşümde son trendleri ve perakendeye özgü geliştirilen teknolojik çözümleri konunun uzmanları tarafından aktarılacak olan konferansın kapanış oturumunda Prof. Dr. Özgür Demirtaş katılımcılarla görüşlerini paylaşacak. Etkinlikte Perakende Teknolojileri Ödülleri de sahiplerini bulacak.