Tarihçi İlber Ortaylı'dan deprem yazısı: Türkiye'nin geleceği için en önemli problem

Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı dikkat çeken bir yazıyla 53 bini aşkın canın gittiği 6 Şubat depremlerini ele aldı. “Boynumuzun Borcu başlıklı yazısında Ortaylı, “Her şeyden evvel oranın sakinlerinin ecdadının gelecek nesillere bırakacağı bir bölgenin yeniden imarı hepimizin boynuna borçtur” ifadesini kullanırken bölgenin imarını “Türkiye’nin geleceği için en önemli problem” olarak nitelendirdi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Tarihçi İlber Ortaylı'dan deprem yazısı: Türkiye'nin geleceği için en önemli problem

Prof. Dr. İlber Ortaylı, bugün Hürriyet’te yayınlanan köşe yazısında 6 Şubat’ta birinci yıldönümünü geride bıraktığımız Kahramanmaraş depremlerinin ardından bölgenin yeniden imarına ilişkin önemli bir yazı kaleme aldı.

Bir depremden sonra restorasyonun kolay iş olmadığını aktaran Ortaylı, bu işin “Birkaç mimar ve mühendisin çok bilmişliğine bırakılamayağını” belirtirken 2. Dünya Savaşı sonrası Dresden ve Varşova kentlerini örneğini anımsattı. 

Deprem bölgesinin imarını “Türkiye’nin geleceği için en önemli” problem olarak nitelendiren Ortaylı, “Bu işin rejimlerle alakası yoktur. İşine ve topluma saygısı olmayan lakayd ve gaddarca tahrip eden mühendislerin bulunduğu toplumlar her yerde vardır. Hatta bunlar bazen sözde eğitimi yüksek kimseler olabilir, zengin olabilir ama gereken bilgi noksanlığı restorasyonu istenen ölçüde gerçekleştirmeyi önler” ifadelerini kullandı.

Deprem bölgelerinin genişliğinin Macaristan veya Portekiz, İzlanda veya Sardinya Adası kadar olduğunu yazan Prof. Dr. Ortaylı, şöyle devam etti: 

* Nüfusu 10 milyonu bulan meskûn yerlerdir. Buraların imarı Türkiye’nin geleceği için en önemli problemdir. İş particiliğin veya muhalefetin mensubu olmakla ilgili değildir. Her şeyden evvel sakinlerin ve onları canı gönülden takip ederek denetimi ele alan bir milletin varlığı söz konusudur.

* Antakya bu deprem bölgesinde en çok tahribat gören üç merkezden biridir. Yerin altında ve üstündeki eserler üç bin yılı aydınlatacak, nüfusun renkliliğini temsil edecek bütün dinlerin nasipleneceği eserlerdir. Antakya’nın yeniden inşası diye eski ile alakası kopmuş, bir yeni heyulanın hiç kimsenin işine yaramayacağı açıktır. Her şeyden evvel oranın sakinlerinin ecdadının gelecek nesillere bırakacağı bir bölgenin yeniden imarı hepimizin boynuna borçtur.