İşletmelerde Çalışanların Farklılığı – 4K - Kuşaklar

Hakan OKAY
Hakan OKAY Helikopter Bakışı

Günümüz işletmelerinde çok farklı insanlar görev yapmaktadırlar. İnsanlar arasında çok fazla farklılıklar bulunmaktadır, ancak en belirgin farklılıkları “4K” ile tanımlamaktayım.

KUŞAKLAR, KİŞİLİKLER, KIDEM ve KÜLTÜR

İnsanları yönetebilmek ve etkili iletişim kurabilmek için, önce onları tanımak, düşünce ve davranışlarını anlamak gerekmektedir. 4 Hafta süreyle bu farklılıkları açıklamaya çalışacağım. Bugünkü yazımda ilk “K” olan Kuşakları kaleme aldım.

KUŞAKLAR

“Kuşak” kavramı ile ilgili ilk bilimsel çalışma ise Fransız Sosyolog ve Matematikçi Auguste COMTE (1798-1857) tarafından yapılmıştır. COMTE, ilk olarak 1830-40 yılları arasında yaşayan insanları araştırmaya başlamıştır. Yaptığı çalışmalarda kuşak değişimlerin belirli sürede ortaya çıktığını ve sosyal ilerlemenin olabilmesi için, kuşaklar arası bilgi birikimlerinin aktarılması ile mümkün olduğunu belirtmiştir.

Kuşaklar doğdukları zaman dilimleri ile sınıflandırılmıştır, böylelikle aynı dönemde yaşayan insanların, politik, ekonomik, sosyal, teknolojik, değişimler karşısındaki düşünceleri, duygu ve deneyimleri ile birbirinden farklı davranışları oluşmaktadır, hatta konuştukları sözcükler bile kendinden önceki kuşaklardan farklılaşmaktadır. Bebeklik ve ergenlik dönemlerini takriben 13-16 yaşına kadar geçen insanlar, yaşamlarının gençlik, olgunluk ve yaşlılık dönemlerini üretmek ve aynı zamanda tüketmekle geçirmektedirler. O nedenle iş yaşamında farklı davranışlar sergileyen insanların, davranış nedenlerinin bir nedeni -ki diğer nedenleri takip eden yazılarımda açıklayacağım- işinde bulundukları kuşakların tipik özelliklerinden kaynaklanmaktadır.

Sessiz Kuşak (1925-1945 yılları arasında doğanlar) II. Dünya Savaşı’ndan hemen önce ve savaş sırasında dünyaya gelen insanlardan oluşmaktadır. Bu kuşağın temsilcileri savaş sırası ve sonrası, politik ve sosyal açıdan zor geçirdikleri için bu konularda pek aktif değillerdir ve genellikle “Kabullenici” tavırları ile tanınırlar. Yani olumsuzluklar karşısında, durumu değiştirmek yerine, olduğu gibi kabul eder ve buna uygun davranırlar. İş yaşamlarında uzun yıllar aynı iş yerinde ve aynı pozisyonlarda çalışmışlardır. Çok sadık ve işyerine bağımlı kalmışlardır. Günümüzde ise, artık aktif iş yaşamından çekilmişler, emeklilik ve yaşamlarının son baharlarında huzur arayan insanlardan oluşmaktadır. Tabii ki tüm kuşağı aynı şekilde tanımlamak söz konusu değildir, ancak büyük bir çoğunluğun benzer davranışlar sergiledikleri görülmektedir.

Bebek Patlaması Kuşağı (1946-1964 yılları arasında doğanlar) II. Dünya Savaşı’ndan sonrasında dünyaya gelen insanların oluşturduğu kuşaktır. Savaşta ailelerini ve çocuklarını kaybeden insanlar çok çocuk yaparak, gelecekte olası savaşlar sonrası çocuksuz kalmamayı düşünmüşlerdir. Söz konusu yıllar arasında dünya nüfusunun yaklaşık 1 milyar kişi arttığı hesaplanmıştır. Bu nedenle bu kuşağa “Bebek Patlaması Kuşağı” ismi verilmiştir. Bu nesil savaş sonrası bir dünyada büyümüş, nispeten daha az huzursuzluklar yaşamışlardır. Bilindiği üzere bu dönemde insanlar savaştan çok barışa yönlenmiş ve sosyal yaşamda bunların izleri görülmüştür. Günümüzde bu insanlar olgunluk dönemlerini yaşamakta ve insanlara karşı çok daha toleranslı ve dengeli davranmaktadırlar. “Birleştirici” bir rol oynadıkları bilinmektedir. İş dünyasında deneyimleriyle dikkat çekmekte, ancak iş yaşamlarının son dönemlerini yaşadıklarından, risk almaktan da kaçınmaktadırlar.

X Kuşağı (1965-1980 yılları arasında doğanlar) Dünyada doğu bloğu ve batı bloğu, Ülkemizde sağ ve sol çatışmaları, Vietnam Savaşı, Kıbrıs Çıkartması, Darbeler, Muhtıralar, Petrol Krizi, Ekonomik zorluklar, bu kuşağın gençliklerini diledikleri gibi yaşamalarına engel olmuştur. Gençliklerini kaybetmiş bu kuşak, kayıp anlamına gelen “X” harfi ile betimlenmiştir. Dolayısı ile zorluklar içinde büyüyen bu kuşağın en belirgin özelliği “Şüpheci” olmalarıdır. Ancak her zorluk, insanlara yeni çıkış yolları aramaya iter. Bu kuşağın temsilcileri küçük yaşta kendine güvenmeyi öğrenmiş ve girişimci olmayı seçmiştir. Günümüzde dev şirketlerin kurucuları veya üst düzey yöneticileri genellikle bu kuşaktandır. Günümüz iş yaşamında her detayı takip eden, şüpheci ve kişilere güvenleri düşük tavırları ile dikkat çekmektedirler. Kolaylıkta ikna olmayan ve başarı grafiğinin sürekli artması yönünde çevresine baskı yapan bu kuşak, bir önceki kuşak kadar iş yerine sadık kalmamaktadırlar.

Y Kuşağı (1981-1995 yılları arasında doğanlar) Çocukluklarında İnternetle tanışan ve bilgisayarlarla büyüyen bu kuşak, dünyaya önceki kuşaklardan çok daha fazla entegre olmuş, neden-sonuç ve fiyat-performans ilişkilerine önem vermektedirler. İnternetten her türlü bilgiye kolayca ulaşabildikleri için, her şeyin nedenini araştırmaktadırlar ve “Sorgulayan” özellikleri ile tanınmaktadırlar. Bundan dolayı bu kuşak (İngilizce’de) “Neden” anlamına gelen “Y” harfi ile betimlenmiştir. Günümüz iş dünyasında bu kuşağı ikna etmek için, yapılacak işin nedenini anlatmak, mutlaka fikirlerini almak ve dünyada örnekleri göstermek gerekmektedir. Bu kuşak dünyada olup bitenleri anında öğrenmektedir, sosyal, ekonomik ve politik gelişmeleri yakından takip etmektedirler. Doğa, çevre ve sürdürülebilirlik konulara karşı duyarlı işletmeleri ve işleri tercih etmektedirler. İş yerlerine çalışma süreleri uzun olmamaktadır, çok uzun yıllar aynı şirkette çalışanların sayısı düşüktür.

Z Kuşağı (1995 – 2010 yılları arasında doğanlar) Tamamen dijital çağda büyüyen ilk kuşaktır. Bu kuşak, sosyal medya ve internetin etkisi ile çok daha bireysel davranmaktadır. Tüm iletişimlerini internet üzerinden sağlayan bu kuşak, diğer kuşaklarla daha zor iletişim kurabilmektedirler ve kendilerine yapılan eleştiriler karşısında “Kırılgan” tavırları ile dikkat çekmektedirler. Bu nedenle bu kuşağa “Kristal Çocuklar” ismi verilmiştir. Z Kuşağı temsilcileri artık uzun süreli çalışmak istememektedirler, kısa süreli projelerde aktif rol almak ve gerekirse bir şirketten diğer bir şirkete hızlı geçiş yapmak arzusundadırlar. Z Kuşağı, sadece kendini ilgilendiren değil, her kararda fikrinin olmasını istemektedir, bireysel sorumluk yerine ekip sorumluluğunu tercih etmektedir. Z Kuşağının işte yükselme hırsı, önceki kuşaklara karşın daha düşüktür. Yükselmekten öte, takdir edilmek, önemsenmek ve maddi olarak daha çok kazanmayı talep etmektedirler. Z Kuşağı dijital çağın gereği, her an herkese ulaşmayı istemektedir. 

Alfa Kuşağı (2011 yılından sonra doğanlar) Bu kuşak bir önceki kuşaktan çok daha fazla teknolojiye erişimdedir ve daha fazla bağlılık göstermektedir. Henüz iş dünyasında nasıl davranacakları konusunda fikir sahibi olunmasa da kişilik, değerler ve toplumsal etkileşimleri hakkında daha fazla bilgi ve anlayış zamanla ortaya çıkacaktır. Ekonomik ve teknolojik değişimlerin bu kuşak üzerinde çok etkili olacağı, bu nedenle önceki kuşaklara karşın daha az toleranslı, yönlendirici, lider ve öncü davranışları olacağı öngörülmektedir. Bu nedenle kuşaklar yeniden başlayacak ve Alfa Kuşağı “Liderlik” özellikleri ile iş yaşamında çok daha etkin roller üstlenecekleri tahmin edilmektedir.

Bugünkü yazımda çalışanların farklığını oluşturan 4K’dan ilki olan Kuşakları tanımlamaya çalıştım. Çalışanları tanıdıkça, davranış ve düşüncelerinin nedenlerini daha kolay anlamak mümkün olacaktır. Gelecek hafta 2.K olan “KİŞİLİKLER”le devam edeceğim.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar