Faiz artırımlarında sona gelinse de hedef hala uzak

Küresel merkez bankalarının 2022’nin ilk aylarında başlayan faiz artırım döngüsünde sona yaklaşılırken, gelinen noktada henüz hiçbirinin zafer ilan etmeye hazır olmadığı görülüyor. Parasal sıkılaştırma süreci kararlılıkla tamamlansa da sıkıntılar devam ediyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Faiz artırımlarında sona gelinse de hedef hala uzak

  ING Bank Araştırma Bölüm Başkanı Carsten Brzeski’ye göre merkez bankalarının tamamı şu anda üçlü bir açmazla karşı karşıya. Ekonomideki yavaşlama, hala yüksek seyreden enflasyon ve faiz artışlarının gecikmiş etkisi arasında nasıl denge sağlayacaklarını bulmaları gerekiyor.

Küresel merkez bankalarının 2022’nin ilk aylarında başlayan faiz artırım döngüsünde sona yaklaşılırken, gelinen noktada henüz hiçbirinin zafer ilan etmeye hazır olmadığı görülüyor. Bu döngünün içinde şu ana kadar dokuz gelişmiş ekonomi faiz oranlarını toplam 3,965 baz puan artırdı. "Daha uzun süre daha yüksek" şeklindeki ifade ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası'nın (BOE) resmi sloganı haline gelirken, neredeyse aynı sözler Oslo'dan Taipei'ye kadar para politikası kurulları tarafından da sürekli olarak tekrarlanıyor. Dünya genelindeki merkez bankalarının bundan sonraki adımlarının birbirinden ne derece ayrışacağını izleyip göreceğiz, ancak mevcut durumdaki ortak noktaları “yüksek enflasyonun haneleri ve işletmeleri hala çok rahatsız etmeye devam ettiği. ING Bank Araştırma Bölüm Başkanı Carsten Brzeski’ye göre merkez bankalarının tamamı şu anda üçlü bir açmazla karşı karşıya. Ekonomideki yavaşlama, hala çok yüksek seyreden enflasyon ve benzeri görülmemiş faiz artışlarının gecikmiş etkisi arasında nasıl denge sağlayacaklarını, bu üçlü açmazla nasıl başa çıkacaklarını bulmaları gerekiyor. Neredeyse her yerde faiz oranlarının zirveye çok yakın olmasının yukarıda açıklanan açmazı daha da karmaşık hale getirdiğini belirten Brzeski, petrol fiyatlarındaki son yükselişin de ek bir baş ağrısı yarattığını, ekonomik büyümeyi baskılayıp enflasyonu artıracağını ve gelecekteki faiz kararlarını daha da zorlaştıracağının altını çiziyor.

■ ÖNDE GELEN MERKEZ BANKALARINDA SON DURUM

ABD Merkez Bankası (Fed) geçen hafta faizi %5,25-%5,50 seviyesinde sabit tuttu ancak enflasyonu kontrol altına almak için faiz oranlarının bu yıl tekrar artabileceğini söyledi. Piyasalar bu kadar emin değil, vadeli işlemler yılsonuna kadar çeyrek puanlık bir artış olasılığını yaklaşık %50 olarak fiyatlıyor. Birçok ekonomist, Fed şimdilik şahin tutumunu sürdürse bile faiz artırım döngüsünün sona erdiğinden şüpheleniyor.

Yeni Zelanda Merkez Bankası mayısta faiz oranını son 14 yılın en yüksek seviyesi olan %5,5'e yükseltti ve o tarihten bu yana da bu seviyede tutuyor. Pandemi dönemi teşviklerinin geri çekilmesinde öncü olan RBNZ, borçlanma maliyetlerini düşürmeyi beklediği zamanı 2025'e erteledi.

İngiltere Merkez Bankası (BOE) geçen hafta ekonominin yavaşladığına dair artan işaretlere atıfta bulunarak faiz oranlarını %5,25'te tuttu, ancak daha fazla artışa açık kapı bıraktı. Sterlin bu hamlenin ardından keskin bir düşüş yaşadı ve faiz oranı vadeli işlemleri, yatırımcıların BoE'nin Kasım ayında faiz oranlarını değiştirmeme ihtimalinin %70 olduğunu gösterdi.

Kanada Merkez Bankası Başkanı Tiff Macklem 7 Eylül'de yaptığı açıklamada para politikasının hedefe dönmek için yeterince sıkı olmayabileceğini söyledi. Macklem'in şahin tonlu açıklamaları, Kanada Merkez Bankası'nın temel faiz oranını %5'te tutması, ancak fiyat baskılarının devam etmesi halinde tekrar artırabileceğini söylemesinden bir gün sonra geldi. Enflasyon 27 aydır bankanın %2'lik hedefinin üzerinde seyrediyor.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) 14 Eylül'de faiz oranını %4'e yükselterek Euro para biriminin 1999'da piyasaya sürülmesinden bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, ancak bunun enflasyonla bir yıldan uzun süredir devam eden mücadelede son hamlesi olabileceğinin sinyalini verdi. Reuters anketine katılan ekonomistler ECB'nin faiz artırımını tamamladığını ve en az Temmuz 2024'e kadar beklemede kalacağını düşünüyor.

Norveç Merkez Bankası geçen hafta faiz oranını 25 baz puan artırarak %4,25'e yükseltti, ancak sürpriz bir hamleyle aralıkta bir artış daha yapılabileceğini işaret etti. Çekirdek enflasyonun ağustosta beklenmedik bir şekilde %6,3'e gerilemesi, Perşembe günkü artışın Norveç'in son artışı olacağı yönündeki beklentileri artırmıştı. Ancak temel fiyat artışı hala bankanın %2'lik hedefinin oldukça üzerinde ve Norges Bank'ın daha önce beklediğinden daha yüksek olarak gelecek yıl %4,7 olarak görülüyor.

İsveç Merkez Bankası (SNB) , beklendiği gibi geçen hafta temel politika faizini 25 baz puan artırarak %4'e yükseltti ve enflasyonu %2'ye geri getirmek için daha fazla sıkılaştırmaya ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.

Avustralya Merkez Bankası Eylül ayı toplantı tutanakları, merkez bankasının 25 bp'lik bir artırımı değerlendirdiğini ancak eski Başkan Philip Lowe yönetimindeki son toplantıda faizleri üst üste üçüncü kez %4,1'de sabit tutmayı tercih ettiğini gösterdi.

İsviçre Merkez Bankası, enflasyonun üç ay üst üste %0 ila %2 hedef aralığında seyretmesinin ardından geçtiğimiz hafta beklenmedik bir şekilde faiz oranlarını %1,75 seviyesinde tuttu.

Japonya Merkez Bankası (BOJ), dünyanın en güvercin merkez bankası olan Japonya Merkez Bankası artan fiyatlar ile yurt içi ve küresel büyüme görünümüne ilişkin yüksek belirsizlikleri dikkate alarak ultra gevşek para politikasında bir değişikliğe gitmedi.