Sıkılaştırma çalışıyor, ek faiz artışı, şu anda gereklilik değil

Merkez Bankası, yılın ilk enflasyon raporunda yüzde 36 olan 2024 enflasyon tahminini değiştirmedi. Yeni BaşkanFatih Karahan faiz artırımlarının tamamlandığını, ve olumlu sonuçlarının görülmeye başlandığını vurguladı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Sıkılaştırma çalışıyor, ek faiz artışı, şu anda gereklilik değil

Maruf BUZCUGİL - Mehmet KAYA / ANKARA

Merkez Bankası, 2024’ün ilk enflasyon raporunda enflasyon tahminlerini değiştirmedi. Önceki raporda olduğu gibi, 2024 için yüzde 36, 2025 yılsonu için yüzde 14 ve 2026 için yüzde 9 tahmin korundu. Raporu tanıtan Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan konuşmasının başında beklenildiği gibi kararlılık mesajları verdi ve faiz artırımlarının sonlandığını net biçimde söyledi. Karahan, konuşmasının teknik bölümüne geçmeden hemen başında, politika faizinin yüzde 45’e kadar yükseltildiğini, miktarsal sıkılaştırma, seçici kredi politikalarıyla sıkılaştırmanın desteklendiğini, makroihtiyati tedbirlerin sadeleştirildiğini hatırlatarak şunları söyledi:

“Bu politikaların sonucu olarak, bir önceki Rapor döneminden bu yana, hem reel hem de finansal göstergeler para politikamızın doğru yolda ilerlediğini teyit etmektedir. Enflasyon, hedefimizle uyumlu seviyelere gerileyene kadar, gereken parasal sıkılığı korumakta kararlıyız. Enflasyon beklentilerini ve fiyatlama davranışlarını yakından takip ediyoruz. Enflasyon görünümünde herhangi bir bozulmaya kesinlikle izin vermeyeceğiz. Uyguladığımız politikalar etkisini göstermeye başlamakla beraber, kalıcı fiyat istikrarına ulaşana kadar, politika duruşumuzu sürdürerek enflasyonu tahmin ettiğimiz patikada düşürecek ve orta vadede ekonomimizi kalıcı fiyat istikrarına ulaştıracağız.”

Merkez Bankası duruşuna yönelik “anahtar liste”

Karahan’ın konuşmasında genel gidişatın programa uygun ve olumlu olduğu sıklıkla söylenmekle birlikte, riskleri öne çıkaran unsurlar dikkati çekti. Karahan, politika duruşlarına yönelik dikkate alacakları unsurları sıralayarak şunları söyledi:

“Politika faizinin ocak ayıda ulaştığı seviye ve parasal aktarımı güçlendirmek için atmakta olduğumuz destekleyici adımlarla birlikte, dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyine ulaştığımızı değerlendiriyoruz. Bu noktada belirtmek isterim ki, politika faizinin mevcut seviyesi gerektiği müddetçe sürdürülecektir. Bu süreçte iki ana koşul gözetilecektir:

Bunlardan ilki, aylık enflasyonun ana eğiliminin belirgin bir düşüş göstermesidir. Bu kapsamda, ana eğilim, iç talep, ithalat ve finansal koşullara ilişkin göstergeleri yakından izleyeceğiz.

İkincisi ise, enflasyon beklentilerinin öngörülen tahmin aralığına yakınsamasıdır. Bu çerçevede, geniş kapsamlı enflasyon beklentisi göstergeleri takip edilecektir.

Öte yandan, enflasyon görünümünde belirgin bir bozulma öngörülmesi halinde, parasal sıkılık gözden geçirilecektir. Bu süreçte; -Enflasyon beklentileri, -Fiyat belirme davranışları, -Kamu harcama ve vergi politikası, -Ücretler, -Özel tüketim, gibi unsurların enflasyon görünümünde tahminimizden belirgin bir sapmaya yol açacağının anlaşılması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır.

Politikalar talepteki aşırılığın giderilmesinde başarılı oldu

Karahan, 2023 3. çeyrekteki enerji fiyatları, vergi, döviz kuru ve asgari ücret artışı şoklarının, beklenti ve fiyat davranışlarını bozduğu ama üçüncü çeyrek fiyatlarına yansıdığını, 4. çeyrekte iyileşme başladığını ve 4. çeyrekteki enflasyonun 3,3 puanda kaldığını hatırlattı. Talebin enflasyona etkisinin 2023’te daha belirgin olmakla birlikte sıkılaştırmanın etkilerinin görüldüğünü, perakende satış hacminin yavaşladığını ve kasımda negatife döndüğünü belirten Merkez Bankası Başkanı, olumluya dönen bu işaretlerin ardından risklere dikkat çekerek talep ve hizmet enflasyonunu öne çıkararak şunları söyledi:

“Politikalarımız, talepteki aşırılığın giderilmesinde başarılı olmakla birlikte, perakende satışların mevcut seviyesinin halen dirençli olduğunu değerlendiriyoruz. Yurt içi talebin dezenflasyon sürecini sürükleyici yönde hareket etmesini sağlamak için parasal duruşumuzu korumakta kararlıyız. Hizmet enflasyonu eğiliminde de son çeyrekte yavaşlama kaydedilmekle birlikte, katılık sürmektedir. Parasal sıkılaştırma, kısa vadede, mal enflasyonu üzerinde daha etkilidir.

Hizmet enflasyonu ise, düzenlemeye tabii yönetilen kalemler ile eğitim ve sağlık hizmetleri ve kira gibi geçmiş enflasyona endeksleme eğilimi güçlü kalemler sebebiyle önemli bir atalet sergilemektedir. Bu kalemler, şokların enflasyon üzerindeki etkilerinin uzun bir süreye yayılmasına neden olmaktadır. Ücret/fiyat güncellemeleri ve sözleşme yenilemelerinde önemli bir ay olan ocakta, hizmet fiyatlarında yüksek oranlı artışlar gözlenmiştir. Hizmet grubunda ataletin azalmasında, beklentilerin çıpalanması da kritik olacaktır. ”

Hizmet enflasyonuna yönelik değerlendirmelerde bulunan Karahan, katılığın önemli bir kısmının kiralardan ve konut piyasasındaki arz yetersizliğinden geldiğini ve dikkatle takip edildiğini; bu nedenle kiralar üzerindeki baskının azalması ve beklenti çıpalamasının önemli olduğunun altını çizdi.

İç talepte dengelenme devam ediyor

Merkez Bankası Başkanı Karahan, iç talepteki dengelenmenin tam olarak gerçekleşmediği sözleri hatırlatılarak, mevcut faiz seviyesine yönelik görüşünün sorulması üzerine, beklentilerin tam olarak iyileşmediğini ve çıpalanması gerektiğini vurgulayarak “Verilere baktığımızda dengelenmenin devam ettiğini görüyoruz. Faiz seviyesi yeterli-yeterli değil farklı görüşler olabilir ama önemli olan gelen verilerin ne ima ettiğidir. Perakende satışlar, dış ticaret açığı, cari açık, TL mevduat bunlar önemli veriler. Sağlıklı bir gelişme olduğunu değerlendiriyoruz, kritik olan, önümüzdeki dönemde finansal koşulların politika faizinin mevcut seviyesini yansıtmasıdır. Bu yüzden de likidite yönetimi büyük önem kazanıyor. Doğru yaptığımız takdirde, Finansal koşullar, mevduat faizleri politika faizi para politika duruşumuzu sağlıklı şekilde yansıtacak ve dezenflasyona yardımcı olacaktır” dedi. Karahan, iç talep dengelenmesinde, tüketim özellikle dayanıklı tüketim ürünleri, kira, beklentilerin önemine değindi.

Göstergeler tahminimizden daha iyi

Başkan Karahan, enflasyonda riskleri öne çıkaran konuşmasında ocak ayı gelişmelerini örnek olay gibi değerlendirdi. Ocak ayındaki asgari ücret artışlarının öngördükleri tahminin üzerinde olduğunu belirten Karahan, buna ilave olarak yönetilen-yönlendirilen fiyatlar ile geriye doğru endeksleme etkisiyle hizmet grubu fiyatlarındaki artışın enflasyonu aylık bazda yükselttiğini anlattı. Karahan, “Önceki rapordan bu yana göstergeler, tahmin ettiğimizden daha hızlı gerilemiş bir ana eğilime işaret etmektedir. Bu durum, parasal sıkılaştırmanın fiyatlama davranışlarını öngördüğümüzden daha güçlü etkilediğini ima etmektedir. Ocak ayındaki yükseliş sonrasında, enflasyonun ana eğiliminin zayıflayacağını değerlendiriyoruz. Bununla birlikte, ana eğilim üzerinde riskler de söz konusudur. Özellikle, ücret ayarlamalarının talep üzerindeki yansımalarını yakından takip ediyor olacağız” dedi.

TL sterilizasyon devam edecek, döviz biriktirme sürecek

Merkez Bankası Başkanı, konuşmasında sıklıkla TL’nin sterilizasyonuna yönelik olarak alınan zorunlu karşılıklara faiz ödenmesi uygulamasına vurgu yaptı. Soru cevap bölümünde, yakın zamanda Hazine’nin ertelenmiş ödemeleri yapmasıyla oluşacak TL fazlasının yanında, dönemsel olarak da likidite fazlası oluştuğunu, bunu dikkatle sterilize ettiklerini kaydeden Karahan, burada önemli unsurun mevduat faizlerinin aşağı gitmesini engellemek olduğunun altını çizdi. Piyasalarda Merkez Bankası politika faizinin belirgin şekilde altında mevduat faizi oluşması ve ayrıca enflasyon nedeniyle negatif reel faiz durumunun sürmesi eleştiriliyordu. Bu arada, Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay da, zorunlu karşılıkların artırılması ile zorunlu karşılıklara faiz verilmesinin etkisinin bankacılık kesimi için farklı sonuçlar doğurduğuna dikkat çekerken, Merkez Bankası Başkanı Karahan kısa bir süre geçmesine rağmen depo hesabı yoluyla TL sterilizasyonunun sürdüğü bir ortamda, zorunlu karşılıklara faiz ödenmesinin kısa sürede etkisinin gözlendiğini ancak sürecin dikkatle izlenerek bir yorum yapılabileceğini anlattı. Merkez Bankası Başkanı, para piyasaları açısından dikkatle takip edilen döviz rezervlerinde de iyileşmenin sürdüğünü belirtirken, Başkan Yardımcısı Hatice Karahan, optimal rasyo olarak değerlendirilen, rezervlerin M2 para arzına oranı ile ithalatın aylık ithalatı karşılama süresinin 5 aya uzamış olması durumunun optimal kabul edilen seviyenin üstünde olduğunu söyledi.

Piyasaya reeskont ve KKM dönüşü için döviz veriyor

Fatih Karahan, soru cevap bölümünde Merkez Bankası’nın döviz seviyesi bakımından dalgalı kur politikasından vazgeçmediğinin altını çizdi. Buna karşılık, kur korumalı mevduattan çıkışlarda bir miktar dövize gidiş ve ihracat gelirlerinin yüzde 40’ının Merkez Bankası’nda olması nedeniyle oluşan likidite açığını karşılamak için piyasaya döviz verildiğini kaydetti. Karahan ayrıca KKM’den çıkışlarda dövize kayma eğiliminden kaynaklı olarak ocak ayında bir miktar rezerv azalışının da olduğunu söyledi.

Kredi kartı harcamasına ilave sıkılaştırma hazırlığı

Soru cevap bölümünde, kredi kartı harcamalarındaki yüksek artışın hatırlatılması üzerine Fatih Karahan, Aralık ayında hızlı bir harcama gözlendiğini ve bunun Ocak 2024’te asgari ücretteki artış gözlenerek, fiyat artışlarının da dikkate alındığı bir erken harcama niteliği taşıdığı görüşünün bulunduğunu belirtti. Harcamaların kısılmasını sağlama yönünde çalışma içinde olduklarını ve bir düzenleme talep edebileceklerini söyledi. Karahan, “Kredi kartı konusunda bir düzenleme yapılması gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu. 

Başkan Yardımcısı Akçay: Yüzde 36 iddialı ama erişilebilir

Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay, soru cevap bölümünde şunları söyledi: “İçinde çalıştığımız sistemde çok kapsamlı regülason var sadeleştirmeden söz ediyoruz. Sadeleştirmeye çalıştığımız regülasyon seti içinden çıkmaya çalıştığımız KKM’yi pazarlandırmak üzere kurulmuş sistem. Biz aynı sistemi sadeleştirerek normalleşme sürecine hala geçiriyoruz. Dolayısıyla 45 faiz yeterli mi? Yeterli olacağı parasal sıkılaştırmayı devreye sokmaya çalışıyoruz ki daha fazla anlam taşıyabilsin. Yaptığımız şeyin bazen formunu insanlar ciddi şekilde gözden kaçırıyorlar. Sadeleşmeden ziyade şunu yaptık, makulleştirme, daha anlaşılır hale getirmek ve yavaş yavaş da bundan kurtulmak. Süreci doğru anlamazsak bazen şöyle sorular geliyor.’38-39 yapsalar daha anlamlı olur’ falan. Yine hatırlatayım size. Şu an içinde bulunduğumuz ‘setting’de ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti mevduat faizi linki (bağı) kopmuş, politika faizi enflasyon linki kopmuş, faiz kur linki kopmuş… Biz 7 aydır bu kopan linkleri ihdas ediyoruz. Dolayısıyla 36 hedefini değiştirmekten ziyade o hedefe bizi sürekli yakınsatacak olan önlemleri devreye sokmak çok daha anlamlı. Öbür türlü yaptığınız işe olmayan bir önem atfediyor olursunuz. Yüzde 36 hedefi iddialı mı? Evet iddialı ama iddiasız hedef koyan Merkez Bankası bence oksimorondur zaten. İddialı ama erişilebilir bir hedef, enflasyonu aşağı indirmekte/düzeltmekte iddiasız ve rahat ulaşılabilir bir hedeften çok daha iyidir. Merkez Bankacılar çok iyi anlayacak bu söylediğim şeyi. Dolayısıyla yaptığımız şeyin doğruluğuna fena halde inanıyoruz. Bu hedeften hakikatten feragat etme niyetimiz yok. Bu hedefin ulaşılamaz olduğunu noktasını gördüğümüzde nedir temel kriter, yıllık enflasyon aşağı geliyor ama aylık enflasyon ana eğiliminde düzelme durmuş. Bizim için alarm.”