Blockchain

Faruk GÜLER
Faruk GÜLER Kurumsal Bakış

Blockchain (Blokzincir), her ne kadar daha çok kripto paraları çağrıştırsa da, insanların iş yapma ve iletişim kurma konusundaki alışkanlıklarını tamamen değiştirecek ve geleceğe damgasını vuracak bir teknolojik gelişme olarak hızla yayılıyor. İlk olarak Satoshi Nakamoto’nun 2008 yılında Bitcoin’i yaratmak için kullandığı bir teknoloji olan Blockchain, şifrelenmiş işlemlerin takibini sağlayan bir veri kayıt sistemidir ve günümüzde çok farklı alanlarda sıkça kullanılmaktadır. Temel olarak bilgi depolama, iletme ve doğrulamanın yeni bir yolu olan Blockchain, böylece bilgiye ulaşmayı kolaylaştırıyor ve daha güvenli bir hale getiriyor.

Bu özelliği ile çeşitli endüstrilerde yaygınlaşmaya başlayan Blockchain’in kullanımı sadece bilgisayar bilimcileri tarafından değil, aynı zamanda verimliliklerini artırmak ve maliyetleri azaltmak isteyen tüm kesimler tarafından tercih ediliyor. Örneğin; Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı, insani yardım ve bağışların amacına uygun olarak yerine ulaşmasının güvenliğini sağlamak için kısa süre önce Blockchain bazlı çözümlere başvurmaya başladı. Dünya Ekonomik Forumunun (WEF) ‘Daha İyi Bir Gezegen İçin Blockchain’ başlıklı raporu, dünyanın en çok boğuştuğu en önemli çevre sorunlarına yönelik, 65 farklı Blockchain tabanlı çözüm öneriyor. Raporda, Blockchain uygulamalarının hayata geçirilmesiyle, büyük çevresel sorunların yönetilme şeklinin tamamen değişeceği öngörüsüne yer verilirken, bu yeni yönetim sürecinde oyun değiştirici etkide bulunacak Blockchain teknolojisinin su ve enerji yönetimi sistemleri, yenilenebilir kaynaklar, karbon piyasaları ve daha birçok alanda büyük değişimleri beraberinde getireceği görüşü savunuluyor.  

Denetim, danışmanlık ve vergi hizmetleri alanında 155 ülkede çalışmaları bulunan PwC’nin ‘Time for Trust’ isimli raporuna göre, Blockchain teknolojisi 2030 yılında dünya ekonomisine 1,76 trilyon dolar katkı sağlayacak. Rapora göre bu devasa katkının en büyüğü 440,4 milyar dolar ile Çin’den gelecek. Çin’i ise 407,2 milyar dolar ile ABD takip edecek. Blockchain teknolojisinin dünya ekonomisine sunacağı değerin yanı sıra 2030’a kadar 40 milyon istihdam sağlaması bekleniyor. PwC’nin yayımladığı raporda Blockchain teknolojisinin tedarik zinciri, ödemeler, kimlik, müşteri kullanım durumları, sözleşmeler ve uyuşmazlık çözümü konularında oyun değiştirici rol oynayacağı vurgulanıyor.

AB Bblockchain’i dış ticaret politikası olarak belirledi

Yakında, kullandığımız birçok sistemin bel kemiğini oluşturması beklenen Blockchain, en radikal değişikliği ise küresel ticarette yapacak.  Blockchain dış ticaret için en uygun altyapı olarak gelişmesini hızlandırıyor ve bu gelişmenin önderliğini de Avrupa Birliği (AB) yapıyor. Avrupa Parlamentosu tarafından yayınlanan ‘Tedarik Zincirleri, Uluslararası Ticaret ve Blockchain’ Raporunda, yeni teknolojinin hangi alanlarda uluslararası ticareti radikal şekilde değiştireceği vurgulanınca, AB de, 2018 yılında Blockchain’i geleceğin dış ticaret politikası olarak belirleme kararı aldı. Bu kararla milyarlarca Euro fon ayırarak dış ticaretteki tüm çalışmalarını Blockchain’e odaklayan AB, her ülkenin kendi kurallarını koyduğu, paydaşların ve standart dışılığın çok olması nedeniyle karmaşanın da fazla olduğu dış ticareti tek bir standarda kavuşturmanın yolunun Blockchain teknolojisinden geçtiğini gördüğü için, çalışmalarını bu alanda yoğunlaştırdı.

Blockchain teknolojisinin dış ticarete müthiş hız, verimlilik ve güvenlik getireceği öngörülüyor. Örneğin; tüm dünyada bir TIR bir gümrükten ortalama 8 saatte geçiyor. Blookchain’le birlikte bu sürenin 30 saniyeye düşmesi bekleniyor. Çünkü tüm taraflar daha önce eşya, belgeler ve parayla ilgili tüm bilgi akışını teyit etmiş oldukları için artık gümrükte TIR’ı durdurup içindekileri kontrol ettirmeye gerek kalmıyor. Blockchain teknolojisinin, bilginin güvenli ve hızlı dolaşımını sağlama özelliği ile dış ticaretin çok önemli alanı olan deniz taşımacılığındaki sigorta maliyetlerini yüzde 60 ucuzlatacağı tahmin ediliyor. Bu örnekleri daha da çoğaltmak mümkün.

Türkiye’de ise bankacılık ve enerji şirketleri başta olmak üzere bazı şirketlerin bu yeni teknolojiye yatırımları başlamış olmakla birlikte, gelişmiş ülkelere kıyasla şu aşamada elinin boş olduğunu söyleyebiliriz. Oysa ülkemizin en büyük dış ticaret partneri olması ve aralarında Gümrük Birliği gibi önemli bir bağın olması nedeniyle Türkiye’nin AB’nin Blockchain konusundaki çalışmalarını yakından takip etmesi gerekiyor. Eğer bu yeni teknolojilere uyamazsak, gelecek dünyaya da ayak uydurmamız mümkün olmayacak.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Göç yolları 03 Ekim 2023
Yağmurları beklerken 06 Şubat 2023
Yağmurları beklerken 02 Şubat 2023