Geleceğin kenti İzmir

Faruk GÜLER
Faruk GÜLER Kurumsal Bakış

Dünya haritasına baktığınızda Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarının birbirine en çok yaklaştığı noktada bir kilit taşı gibi duran İzmir, sahip olduğu eşsiz konumunun yanı sıra, iklimi, doğası, tarihi ve kültürel zenginlikleri ile de adından söz ettiren bir kent. İzmir, doğanın bahşettiği bu güzelliklerin sunduğu çeşitli fırsatları yaşasa da, bir taraftan da yenilikçi teknolojilerde gelişerek geleceğini kurmayı hedefliyor.

Teknolojideki hızlı gelişmeler dünya kentlerini birbirleriyle hızlı bir rekabet içine aldı. Bu rekabette başarılı olmak için geleceğin işlerini yapan işletmeleri ve yenilikçi girişimleri çekmeyi başarmak oldukça önemli. İş dünyasını çekmeye çalışırken, aynı zamanda nüfus artışının yaratacağı altyapı sorunlarını çözerek yüksek yaşam kalitesini korumanın yanı sıra genç yetenekler için de bir çekim merkezi olmayı başarmak şart. Bunu destekleyecek şekilde gelişmiş üniversitelere, araştırma enstitülerine ve Ar-Ge merkezlerine sahip olan şehirler bu yarışta ciddi anlamda öne geçmiş oluyor.

İzmir, bu konularda önemli avantajlara sahip olmasının yanı sıra, İzmir Kalkınma Ajansı başta olmak üzere kent dinamikleri tarafından yürütülen çalışmalarla geleceğin şehri olma yolculuğunda mesafe almaya başlayan bir kent. Ar-Ge ve inovasyon farkındalığının geliştirilmesi ile artan bir refah ortamı sağlama misyonuyla yola çıkan İzmir Ticaret Odası projesine Valilik, Büyükşehir Belediyesi, odalar, ihracatçı birlikleri ve derneklerin ortaklığını da alarak kurulmuş olan İzQ Girişimcilik Merkezi geleceğin kenti İzmir’in inşası için şimdiden atılmış umut verici önemli bir girişim oldu. Ayrıca İzmir Büyükşehir Belediyesi ve TÜSİAD ortaklığında, kentin sorunlarına genç girişimcilerle birlikte sürdürülebilir çözümler üretilmesini sağlayacak kapsamlı bir girişimcilik programı yürütmek amacıyla hayata geçirilen ‘Girişimcilik Merkezi İzmir’de bu amaca önemli katkı sağlayacak.

Türkiye’nin en eski ihracat limanlarından olan İzmir, 8 bin yıllık tarihiyle her dönem Anadolu’nun Avrupa’ya açılan kapısı olmuştur. Bu özelliği sayesinde sanayi, hizmetler ve tarım ana sektörleri bazında Türkiye’nin en çok değer üreten üçüncü kenti olan İzmir, çok sektörlü bir ekonomik güce sahip.

Son 10 yıldır 10 milyar doların üzerinde yıllık ihracat gerçekleştirmesinin yanı sıra, bu süre zarfında sürekli dış ticaret fazlası veren İzmir, tarihin en eski liman şehirlerinden biri olarak, sahip olduğu limanlarla farklı kargo türlerine hizmet verirken, yıllık 3.5 milyon TEU kapasitedeki konteyner limanları ile de yatırımcılara lojistik avantaj sağlıyor. Türkiye'nin toplam ihracatının yüzde 24'ü, ithalatının ise yüzde 19,2'si bu limanlardan yapılıyor.

1915 Çanakkale Köprüsü açıldığında İzmir’in karayolu ile Avrupa’ya bağlantısı daha da hızlanacak ve kentin lojistik üstünlüğü artacaktır. İzmir’in bilinen bu özelliklerinin yanı sıra, onu geleceğin kenti olma idealine taşıyacak özellikleri de saymakla bitmiyor.

Bir bölgenin ekonomisinin güçlü olması, üretkenliği, büyüme hızı, rekabet gücü, ihracatı, sermaye büyüklüğü ve işgücünün niteliği ile yakından ilgilidir. İzmir de kamu, özel sektör ve sivil toplum kesimleri arasındaki işbirliği ile verimli ve katma değeri yüksek üretimini arttırmaya çalışıyor. Kentte yenilik ve girişimciliği, katma değerli ürün ve hizmet ihracatını arttırmak için yapılan çalışmalar şimdiden önemli sonuçları vermiş durumda.

Odağına temiz enerjiyi ve ileri teknolojiyi alan kent

Güçlü bir sanayi altyapısı olan İzmir, son yıllarda hedef sektörler olarak seçtiği yenilenebilir enerji, yazılım-bilişim ve tasarım konularında önemli gelişmeler sağladı. Temiz enerji ve enerji verimliliği alanında ekipman, teknoloji ve proje üreten uluslararası bir merkeze dönüşmeyi hedefleyen kent, Türkiye’de rüzgar enerjisinden üretilen elektriğin yüzde 20’sini karşılıyor ve bu sektörde 7 bin 500 kişiyi istihdam ederek, yıllık 500 milyon dolarlık ihracat sağlıyor. Bergama’da kurulacak Batı Anadolu Serbest Bölgesi’nin, rüzgar enerjisi, güneş enerjisi, jeotermal enerji, biokütle enerjisi ve yeşil hidrojene yönelik ekipman ve hizmet üreten firmalara önemli avantajlar sunarak, İzmir’in sektördeki yerini daha da güçlendirmesi beklenmektedir.

Yenilenebilir enerjiden sonra kentin odağında yer alan yazılım ve bilişim alanında da önemli gelişmeler kaydediliyor. İZKA’nın yapmış olduğu çalışmaya göre, bilgisayar programlama faaliyetleri 2015 yılından itibaren İzmir’de olgun küme özelliği göstermeye başlamış ve 5 yılda bu alandaki faaliyet gösteren firma sayısında 7 kattan fazla, istihdam edilen kişi sayısında ise 4 kattan fazla artış olmuştur.  2019 yılı itibariyle Türkiye’de 101 bin kişi dijital meslek sahibiyken, İzmir bu alanda en yüksek istihdama sahip üçüncü kenttir. İzmir’de dijital mesleklerde çalışanların yüzde 37’sini yazılım geliştiriciler ve yüzde 26’sını bilgi ve iletişim teknolojisi kullanıcı destek teknisyenleri oluşturmaktadır. Kenti yazılım ve bilişim sektöründe bir kümelenme merkezi yapmayı hedefleyen Yazılım ve Bilişim Sanayicileri Kümelenme Derneği’nin (YABİSAK) çalışmaları İzmir’de bu sektörü kısa sürede çok daha iyi noktalara taşıyacaktır.

Tasarım, görsel ve işitsel mallar, yeni medya, gösteri sanatları, yayımcılık, görsel sanatlar ve el sanatları, gibi alanları kapsayan yaratıcı mal ticareti konusu da İzmir’in güçlü olduğu bir alan. TÜİK’e göre 2019 yılında Türkiye’nin yaratıcı mal ihracatı 11 milyar dolara ulaştı. Yaratıcı mal dış ticaretinin yüzde 60’dan fazlasını tasarım ürünleri oluştururken, yüzde 30 kadarını el sanatları ürünlerinden oluşuyor. Türkiye, küresel el sanatları ihracatında yüzde 8’lik payla en fazla ihracat yapan ikinci ülke, tasarım ürünleri ihracatında ise ilk 10 ülke arasındadır. İzmir ise görsel sanat ürünleri ve yeni medya grubunda yaratıcı mal ticaretinde mukayeseli üstünlüğe sahiptir.

İzmir, yenilikçi teknolojilerde gelişip, büyüdükçe ortaya çıkacak katma değer sadece bölgesini değil, ülkemizin geneline yarayacaktır.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Göç yolları 03 Ekim 2023
Yağmurları beklerken 06 Şubat 2023
Yağmurları beklerken 02 Şubat 2023