Kifayetsiz kurumsalcı

Şeref OĞUZ
Şeref OĞUZ ÖNERİ - YORUM

Dünyada saygın ülkeler arasında olmak, küresel arenada saygın marka sahibi içinde olmayı da zorunlu kılar. Milli geliri 22’nci sırada iken bilişim, teknoloji, savunmada daha alt sıralara tahammül edemeyiz. Nitekim küresel riskler bize gösterdi ki milli gelirden önce savunmada ilk 10’a girilmeli.

Marka nasıl olunur? Çok basit; itibarını dünya ölçeğine taşıyarak… Peki, bunu nasıl sağlarız? Sadece PR (basın ve halkla ilişkiler) veya reklam yeterli mi? Yetmez. PR, mezar taşına senin yazdıkların ise itibar; meleklerin Allah katında senin hakkında söyledikleridir.

BİLİNİRLİK Mİ BEĞENİLİRLİK Mİ?

Henüz küresel ölçekte olmasa bile buna doğru giden altın değerinde kurum ve şirketlerimiz var Türkiye’de… Ne yazık ki bırakın itibarlarını yönetmeyi, bilinirliklerini dahi gerektiği kadar sağlayamıyoruz. Yığınca sebep arasında; şirketlerin kurumsal iletişimcilerinin kifayetsizlikleridir.

Bunların yetersizliği, şirketlerimizin marka sürecini yavaşlatıyor, krediye ulaşımını aksatıyor, daha uygun şartlarda ortaklık kurmasını engelliyor, halka açılma, hisse değeri, beşeri sermaye cazibesi, ihracat gibi alanlarda “potansiyellerine erişmesine” engel oluyor. Kısaca yazık oluyor şirketlere…

2 SORU 2 CEVAP / Kurumsalcılara dair…

Kurumsalcı neden çok önemli?

İşini iyi yapanları özenle ayrı tutarak diyorum ki ey patronlar, itibarınıza, markanızı yöneten kurumsal iletişimcilerinize dikkat ediniz. Proje üretmiyor, sizi idare etmekle yetinip, yan gelip yatıyor olabilirler. Gerçek kurumsalcı, sizin itibar açlığınızı gidermek için haber çıkartan frapan elemanlar değildir.

Kötü kurumsalcı nasıl anlaşılır?

Kurumun bilinirliği ile ahenkli beğenilirliğini arttırmak, iletişim fırsatlarının genişleyip kanalların çoğaldığı, sosyal medya dâhil dünyanın “değer katan” bir haberi kovaladığı dönemde bunlar; büyük ihtimalle sizin gözünüzü boyayan işlerle uğraşıyorlardır. İtibar peşinde koşarken itibarsızlaşabilirsin.

NOT

İTİBARINIZI YÖNETMEKTEN DEĞERLİ İŞİNİZ VAR MIDIR?

İtibar yönetiminin iyisine ve kötüsüne dair misal mi? Kuruma değer katma yerine akılsız değersiz sosyal aktiviteler… Medyada sizin gururunuzu okşayacak haberler… Oğlunuzun sünnet düğününü dahi kurumsal sosyal sorumluluk projesi diye yutturmacalar.

Toplumun bir kesimiyle misal sadece beyaz Türklerle bütünleşip, diğerini umursamazlıklar.  Kifayetsizlikleri anlaşılmasın diye PR şirketlerinden dış hizmet alırken, çoğu gazeteci kökenli ajansları çağırıp onlardan proje talep etmelerini anlarım. Fakat patrondan aldıkları gücü, PR ajansını ezmek, aşağılamak, ücretinden kısmak ve “haberim yeterince kullanılmadı” diye hesap sormayı anlamam.

Yarım asırdır ekonomi haberciliği yaparım. Çok kaliteli kurumsal iletişimciler tanıdım. Kurumu, şirketi ile medya arasında gerçek köprü gibi oldular. Öncelikle “yönetilebilir haber” peşinde olmayıp, kurumun şirketin iletişim ihtiyacı için yapıcı davrandılar, iletişimi “diri” ve “duru” tuttular.

Ancak kifayetsiz kurumsalcılar, patronu veya yöneticisini medyadan korumaktan başka işi olmayan profil sergilediler. Katedrali kazlar, manastırı kızlar beklermiş. Bunlar da kurumu medyadan koruyan ve sadece beğenilirlik kovalayanlar oldular. Patronlar, sahi bunları neden besliyorsunuz? Ülkemin markaya, kurumunuzun doğru ve değerli iletişime ihtiyacı var oysa…

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Çin çarpmasına dikkat! 12 Temmuz 2024