Penti sürdürülebilirlik hedeflerini yakalamak için büyük adımlar atıyor

Fatoş KARAHASAN
Fatoş KARAHASAN Markalar & İçgörüler

Pandemi döneminde 40 şirketin  tepe yöneticileriyle görüşerek o dönemde sürdürülebilirlik için yaptıklarını sormuş ve ortaya çıkan bilgiyi Kırılma Noktası #faydalımarkaöyküleri başlıklı bir kitapta biraraya getirmiştim.

Geçtiğimiz günlerde düzenlenen bir basın buluşmasında Penti’nin CEO’su Mert Karaibrahimoğlu’na aynı soruları sordum. Karaibrahimoğlu sözlerine “Sürdürülebilirlik, yalnızca çevre dostu olmak demek değil. Sürdürülebilir bir düzen kurmak demek bu da ancak insanın, gezegenin ve ticaretin birlikte kazandığı kesişim kümeleri ile mümkün oluyor. “ diyerek başladı ve sorularımıza şu yanıtları verdi.

Tekstil endüstrisinin çevresel kirlilik açısından çözmesi gereken pek çok sorunu var…

Evet, içinde bulunduğumuz sektör maalesef masum bir sektör değil bunun bilincindeyiz. Tekstil, petrokimyadan sonra atık üretiminde dünyada ikinci sırada yer alıyor.

Günümüzde şirketleri yeni yüzyıla hazırlamak geçmişe göre  daha zor. Konu daha çok üretmekten, büyümekten, yeni bir fabrika açmaktan daha karmaşık. Dünyamızı tehdit eden çok büyük bir mesele söz konusu, o da İklim krizi.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Ajansı’nın paylaştığı verilere göre, dünya çapında 17 yıl içinde temiz suyumuzu, 27 yıl içinde gıda erişimimizi, 60 yıl içinde bereketli toprağın tamamını kaybedeceğiz. Üstelik böyle giderse, maskesiz temiz hava için son 7 yılımızın içindeyiz.

Peki bu hale nasıl geldik? Çok basit. Elimizdeki kaynakların sonsuz olduğunu düşünerek. Her şeyi ucuzlatıp, bolca ve kolayca kullanılmasını mümkün kılarak. Oysa şimdi bunların hepsi çok pahalı. Her geçen gün de daha pahalı olmaya devam edecek. Bu sistem kendi sonunu getiren bir sisteme dönüşmüş durumda ve kimse için sürdürülebilir değil. Dünyamız için değil, insanlık için değil, şirketlerimiz için hiç değil.

Siz Penti olarak konuya nasıl yaklaşıyorsunuz?

Ancak biz enseyi karartamayız. Biz iş profesyonelleri olarak, her krizin bir fırsat barındırdığına inanırız ve Penti olarak da sektörümüzdeki yerin bilincindeyiz.

2021 yılında Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni (UN Global Compact) imzaladık.  Bu sayede ürün sürdürülebilirliği konusunda somut hedefler ve taahhütler ortaya koyan Türkiye’deki tekstil perakende markalarından biri olduk.

Peki bu ne demek? Ürünlerimizin içerisinde kullandığımız hammaddelerin sürdürülebilir materyallerden temin edilmesi demek.  Hammadde dönüşümümüzü 2030 yılında tamamlamış olacağız, %95 pamuk ve polyester kullanımına geçmeyi hedefliyoruz.

Penti olarak Dünya için ne yapıyoruz:?

 Hammadde dönüşümünü 2030 yılında tamamlamış olacağız. %95 oranında Sürdürülebilir pamuk ve geri dönüştürülmüş polyester kullanımına geçeceğiz.

Baskı yöntemimizi değiştirerek yüzde 600 su tasarrufu sağladık. Tedarik zincirimizdeki iş ortaklarımızın su tüketimlerine hedef koyuyoruz, dünya standartlarının altına çekiyoruz.

Gezegen üzerindeki etkimizi azaltmak için mağazalarımızı ve tüm dağıtım zincirimizi sürekli olarak inceliyoruz. Kendi faaliyetlerimiz dışında çalıştığımız iş ortaklarımızın da çevre odaklı politikalar benimsemelerini sağlıyoruz. Çalıştığımız lojistik firmamızın sürüdürülebilir iş uygulamalarımız ile yeşil lojistik belgesini alan ilk şirket olmasına öncülük ettik.

 Güneş enerjisine dönüyoruz. Penti Çorap fabrikamızda 2013 yılından itibaren kullanılan güneş panelleri sayesinde üretim düzinesi başına düşen karbon emisyonumuzu bir önceki seneye göre yüzde 26 oranında azalttık.

Penti Perakende ve çorap fabrikamızda sürdürülebilirlik için 29 milyon TL yatırım yaptık. Bu yatırımlarla çevre dostu teknolojileri daha fazla hayatımıza alarak sürdürülebilirliğe olan katkımızı arttırmayı planlıyoruz. Kağıt tüketimimizi minimuma indiriyoruz, kağıt bazlı paketlemelerimizde sadece selüloz kaynaklı tedarikçileri tercih ediyoruz. Bu sadece ticari amaçla dikilen ağaçların kesilmesi anlamına geliyor. Ormansızlaştırmaya  asla alet olmuyoruz.

Ürünlere nasıl yansıyor bu yaklaşım?

Ürünlerimizin dayanıklılığını artıracak çalışmalar yapıyoruz. Örneğin, plaj giyim ürünlerimizde klor ortamında 120 saate kadar dayanıklı, suda 10 kat daha dayanıklılık gösteren LYCRA XTRA LIFE ile ürünlerin dayanıklılığını arttırarak daha uzun süre kullanılmasını sağlıyoruz.

Ev giyim ve çorap kategorilerimizde kullanılan pamuk ipliğinin kalitesini standardize ettik. Sütyenlerimizin cup dayanımı için Ekoteks Laboratuvar ve Gözetim Hizmetleri A.Ş. ile iş birliği yaparak ürün dayanıklılığımızı test ediyoruz. My Size One Size koleksiyonumuz ile beden uyuşmazlıklarına bağlı iade oranını azaltmayı hedefliyoruz. Ayrıca, duyarlı kadın müşterilerimizin ped kullanımlarını azaltan regl külotubenzeri çeşitli  inovasyonlara imza atıyoruz.

Çalışanlarınız için ne yapıyorsunuz?

Çalışma kültürümüz birlikte çalışma felsefesinden, işimizin temeli de insana duyduğumuz saygıdan besleniyor. Yapılan her işte odağımızda insana duyduğumuz saygı vardır. İnsan hakları en önemli önceliğimizdir.

Penti, yüzde 90 oranında kadınların çalıştığı bir şirket. Gücümüzü kadından alan lider markayız. Kadına verilen önemin, sadece bizim için değil, tedarikçilerimizin de gündeminde olmasını önemsiyoruz. Kadına eşit ücret, eşitlikçi politika uygulamalarını benimsemelerini sağlıyoruz.

Ücret politikalarımız, izin politikalarımız, işe alım ve işten ayrılma politikalarımız, insan gibi yaşamanın ve hissetmenin tüm gerekliliklerini yerine getirecek şekilde tasarlanıyor. Penti de her farklılıktan insan çalışabiliyor ve kariyerinde ilerleyebiliyor. Üstelik mutlu bir şekilde. Bu sebeple de üst üste “En iyi işveren” markası seçiliyoruz.

Eko-sisteminiz için ne yapıyorsunuz?

Tedarikçilerimizin sosyal ve teknik yeterliliği bizim için önemli, çalıştığımız tedarikçilerimizden çevre ve etik standartlarına uygun faaliyetleri benimsemelerini bekliyoruz. Yasalara uygunluk ve etik değerlere tam uyum sağlamalarını ayrıca Penti Tedarikçi Çalışma İlkeleri’ni, Çevre Politikası’nı ve Yasaklı Kimyasallar Prosedürü’nü kabul etmelerini bekleriz. Tedarikçilerimize yönelik geliştirici çabalarımız sayesinde sektörün dönüşümüne liderlik etmek istiyoruz.

 Cinsiyet eşitliği çalışmalarınız ne durumda?

Sürdürülebilirlik stratejimizin en önemli parçası kadınların ve kız çocuklarının güçlendirilmesi için fırsatlar yaratmak. Biz kadınların iş dünyasında daha fazla yer almaları için çeşitli pozitif ayrımcılık uygulamalarına imza atıyoruz. Yönetici pozisyonlarımızın yüzde 87.2’si kadınlardan oluşuyor.

 Toplumsal Cinsiyet Eşitliği konusunda farkındalık yaratmak ve bu konudaki çalışmaları koordine etmek için Toplumsal Cinsiyet Eşitliği takımı oluşturduk, tüm çalışanlarımıza bu konuda eğitimler veriyoruz. Eşit işe eşit ücret politikası ile ücretlendirme uygulamalarını devamlı olarak takip ediyoruz.

Geleceğe nasıl hazırlanıyorsunuz?

Dijitalleşmeye odaklanıyoruz, bu sayede hem karbon salınımımızı azaltacağız, hem de müşteriye katma değerli hizmetler sunarken, ürünün ötesinde para kazanacağız, dijital kanallara göç eden müşteriler sayesinde veri tabanlı pazarlama yaparak, hem bütçelerimizden hem de perakende maliyetlerimizden tasarruf edeceğiz.  Tüm bunları yaptığımız için dünyaya açılabiliyoruz. Hem markalı hem de markasız perakendede tercih edilen şirket olma gücümüz her geçen gün artıyor. Sürdürülebilirlik faaliyet raporumuz dünya standartlarında bir rapor.

Spor, Dans ve Kapsayıcılığı birleştiren proje “TDSD Dans + 1 by Hilton Bomonti”

Geçen hafta, Ülker Sports Arena’da gerçekleşen Fenerbahçe Beko - FC Barcelona basketbol maçını izleyenler arasındaydım.  Fenerbahçe Basketbol takımı harika bir performans ortaya koydu. Her ne kadar bir Galatasaray taraftarı olsam da, uluslararası maçlarda daima Türk takımlarını desteklerim. Fenerbahçe Basketbol takımı da göğsümüzü kabarttı. Sprocularımızı gönülden kutluyorum.

Maç 21 Mart gününe denk gelmişti. 21 Mart aynı zamanda Dünya Down Sendromu Günü olduğu için, izleyiciler devre arasında bir sürprizle karşılaştılar. TDSD Dans +1 by Hilton Bomonti” dans grubu sahaya çıktı ve  çok başarılı bir performans sergiledi.

Öğrendiğim kadarıyla TDSD Dans +1 by Hilton Bomonti” dans grubu uzun süredir pek çok etkinlikte sahneye çıkan gençlerimizden oluşuyor. Öncelikle dans grubumuzu sonra da emeği geçen iki organizasyonu  kutlamak istiyorum.

İlk alkış,  Türkiye Down Sendrom Derneği’ne. Türkiye Down Sendrom Derneği,  down sendromlu bireylerin her yaşta ve konumda karşılaştıkları ayrımcılık ile mücadele ederek, fırsat eşitliği sağlamak ve toplumdaki vazgeçilmez yerlerini sağlamlaştırmak amacıyla çalışıyorlar. Türkiye'de ve dünyada Down sendromu ile ilgili gelişmeleri yakından takip edip çeşitli kurumlarla işbirliği geliştirerek öncü projeler üreiyorlar.

Büyük bir azim ve çalışkanlıkla, çocuklarımıza, gençlerimize ve ailelere destek olan projeler gerçekleştiriyorlar. Eğitimler düzenliyorlar.

İkinci kutlama ise sekiz yıldır kesintisiz olarak  TDSD Dans + 1 by Hilton Bomonti grubuna destek veren Hilton İstanbul Bomonti Hotel & Conference Center yönetimine.Kuruluş,  “TDSD Dans+1 by Hilton Bomonti” dans grubunun sponsoru olarak grbun yıl boyu gerçekleştirdiği çalışmaları destekliyor.  

Dans, down sendromlu gençlerin duygu yönetimi, merak etme, azimli ve sabırlı olma becerilerini güçlendirerek sosyal ve duygusal olarak sağlıklı gelişimleri için önemli bir araç sunuyor.

Türkiye Down Sendromu Derneği bu tür projelerle Down sendromlu gençlerin sosyal hayata katılımlarını artırırken, yetenekleri doğrultusunda istihdam edilmelerini de sağlıyor.

Tüm kuruluşların topluma ve çevreye faydalı olmak için projeler geliştirmesi gerekiyor. Her bireye, her kuruma büyük görev düşüyor.

Bu bağlamda, dansa gönül veren gençlerimizi,hocalarını ve destekçilerini tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum.

 

 

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar