Sosyal medya daha temiz yıkar

Şeref OĞUZ
Şeref OĞUZ ÖNERİ - YORUM

Enflasyonun kalıcı tahribatı, hayat pahalılığı yanı sıra iş ahlakı ve toplumsal barış üzerinedir. Endeks dediğin çıkar da iner de… Ancak giden ahlak, kolay geri gelmez. Tek haneyi görmek o kadar da zor değil fakat iş etiği gitti mi zordur dönmesi... Bazen on yıllar hatta kuşaklar boyu sürer düzelmek…

Şimdi kayıtdışı derdiyle boğuşuyoruz. Ekonominin zaten üçte biri kayıtdışı idi. Yüksek enflasyon sebebiyle üçte ikisi olmasa da yarısının kayıtdışına kaydığı konusunda tahminlere yapılıyor. Tam da bu ortamda, sistemin farklı bir baş ağrısı geldi, gündeme oturdu; kara para aklayan fenomenler…

GELEN GİDİYOR ACEP NE İŞTİR

Kara para aklama konusunda internet fonemenleri gündemi kaplayıverdi. Masak araştırıyor, soruşturmalar sürüyor, tutuklamalar ve sosyal medya üzerinden sergilenen lüks hayatların vergi boyutu mercek altına alınıyor. Bu noktada olan, Türkiye algısına oluyor, itibarımız zedeleniyor.
Yabancı sermaye davetimize tam da olumlu cevaplar verilmeye başlandığı dönemde, kara para aklama ithamı gelip bizi bulabilir. Yüksek yargının tepiştiği sürecin içindeyken sosyal medya şöhretlerimizin “para aklama” şayiaları, sadece içeride değil dışarıda da başımıza dert olabiliyor.

İKİ SORU İKİ CEVAP

Kara para aklama mücadelesinde sosyal medya fenomenleri nasıl bir rol oynuyor?

Gündemi izleyenler zaten bunun cevabını biliyor. Yüksek harcamalar, sözde kozmetik satışları, ev, kat, yat ticareti ve akabinde sisteme sokulan yüz milyonlarca lira ya da dövizler… Aslında öteden beri Türkiye, özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde kara paranın aklandığı ortamlar ürete gelmiştir. Şimdi de benzer bir durum söz konusudur ve kim bilir daha kaç sosyal medya fenomeni, vergi denetiminden dolayı sisteme yakalanacaktır. Bu süreçte vergi denetim ağımızın gayretini takdir etmek gerekiyor. Dikkat ve gayretleriyle kara para aklayan ülke yaftasından kurtulabileceğiz.

Giden gelmiyor, acep nedendir?

Bizler sıcak para dahi olsa kaynak peşinde koşarken yabancı sermayenin zaten tereddütte olan zihin yapısını daha fazla karartmamak gerekiyor. Giden sadece Mazda benzeri yabancı sermaye değil, aynı zamanda yerli sermaye de içerideki yargı karmaşası, ekonomik belirsizlik yüzünden göç ediyor. Her ne kadar Heterodoks belasını savuştursak dahi, ekonominin yeni yönetiminin kalıcılığı konusunda içeride ve dışarıdaki yatırımcıları tam anlamıyla ikna edebilmiş değiliz.

not
FENOMEN PANDEMİSİ

Bu, yeni bir olgu… Şu anda toplum 2 şeye kilitlenmiş durumda; 1-güce, 2-sosyal medya tarafından onaylanmış başarıya(!) Burada sözü edilen başarı, fenomenler ve onları var eden hayran kitleleri… Yeni bir pazarlama kanalı olmaları yanı sıra attıkları her adım toplum tarafından izlenir halde…
Durum öyle bir noktaya vardı ki ben bunu “fenomen pandemisi” olarak adlandırıyorum. Pandemi kelimesi, Covid virüsü sayesinde dilimizde yer etti. Fenomenler ise sosyal medya sayesinde hayatımızı, gündemimizi kapladı. Sayıları her geçen gün artıyor ve adeta salgın boyutuna varıyor.
Covid salgınıyla aşı ve karantina sayesinde baş edebildik. Fenomen pandemisi ile ancak ve ancak bizim onlara gösterdiğimiz ilgiyi azaltarak baş edebiliriz. Covid virüsünü nasıl ki aşı öldürebiliyorsa pandemik fenomeni de ancak ve ancak “ilgisizlik kurşunuyla” ortadan kaldırabiliyoruz.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Pideflasyon %80 28 Şubat 2024