Orhangazi ihracattaki gelişimini sürdürecek

Orhangazi TSO’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen ‘2023 Gündem Ekonomi’ paneli ilçe sanayicisinden büyük ilgi görürken Başkan Erol Hatırlı, yaklaşık 500 milyon dolarlık hacim ile 49 ülkeye ihracat yaptıklarını ve gelişmelerini sürdürmek istediklerini söyledi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Panel sonunda Hakan Güldağ’a teşekkür plaketini Belediye Başkanı Bekir Aydın (solda) Orhangazi TSO Başkanı Erol Hatırlı (soldan ikinci) ve Orhangazi TSO Meclis Başkanı Cem Kapitan (sağda) takdim etti.

ALİ ŞAHİN

BURSA-Orhangazi Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlenen ‘2023 Gündem Ekonomi’ panelinde EKONOMİ Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ ve Ekonomist Cüneyt Başaran global ve yerel alandaki güncel ekonomik gelişmelere ilişkin bilgilendirmeler yaptı.

Orhangazi TSO üyelerinin yoğun ilgi gösterdiği panelin açılış konuşmasını yapan Orhangazi TSO Başkanı Erol Hatırlı, “Bugüne kadar yaptığımız ekonomi panellerinde üyelerimiz değerli katılımcılar sayesinde çok önemli bilgiler edindiler. İlçemiz ekonomisinden de kısaca bahsetmek gerekirse Yaklaşık 49 ülkeye 500 milyon dolar ihracat yapmaktayız.

Gıda, tarımsal ürünler, otomobil yan sanayi, makine, tekstil, maden ve bunlar gibi birçok değer ilçemizde üretilmektedir. Bin 300’e yakın üyemizle 15 bin kişiye istihdam sağlamaktayız. Türkiye'de 500 büyük arasında dört tane sanayi kuruluşumuz bulunmakta.

Kısacası bölgeye ve ülkemize katma değer yaratılan işletmelere sahibiz. Güncel gelişmelerle birlikte kendi gelişimimize de yön vereceğiz. Bugün gerçekleştireceğimiz programda ülke ve dünya ekonomisini çok yakından takip eden isimlerle birlikteyiz” dedi.

Türkiye yeniden avantajlı

Dünyada yaşanan gelişmelerin global ekonomiye yansımalarını aktararak sözlerine başlayan Ekonomist Cüneyt Başaran, “Dünya tarihi ezber bozan zor bir süreçten geçiyor. Pandemi ve akabinde yaşanan savaş bildiğimiz bir çok ezberin rafa kalkmasına neden oldu. Sanayi ve ticaret erbabı için alınan ihracat tabanlı hareketler salgın ile birlikte ciddi bir su aldı.

Çin başta olmak üzere önemli stratejik oyuncular kapıları kapattığında stok tutmanın önemini öğrendik. İşin sağlık kısmı bir yana koyalım, pandemi bize Çin’e ve Uzak Doğu’ya olan alışkanlığın bir anlamı kalmadığını gösterdi. Bundan sonra stokla çalışma ve daha yakın merkezlerden tedarik konusu belli bir miktar maliyet artışını da göz önüne alarak gündeme geldi.

Ülkemizde birden artan Avrupa kökenli talep bununla başladı. Ayrıca dünyada iklim değişikliği ve çevreye duyarlılık artık çok öne geçti. İki kutuplu bir dünyaya gidiyoruz.. Bizim bu savaşlara girmeyecek politika setine ihtiyacımız var. İhracatımızın yarısını Avrupa’ya yapıyoruz. Finansmanın yüzde 60’ı yine oradan geliyor.

Dış ticaret açığı verdiğimiz iki ülke Çin ve Rusya. Onlar ile oluşan açığı Avrupa’dan gelen para ile kapatmaya çalışıyoruz. Dijitalleşme, markalaşma gibi konuların ötesine geçmemiz gerekiyor. Yoksa fiyat tutturamaz hale geleceğiz. Köprüden önceki son çıkışı kaçırmak üzereyiz.

Markalaşma ve dijitalleşmeyi başaramıyorsak, fason üretim ve ucuz işgücü konusunda devam edersek bu sürdürebilir değil. Avantajlarımız azalmış durumda. Lojistik ve geniş ürün yelpazesi olsa da sanayimizde vasatlaşma tehdidi var” diye konuştu.

“En önemlli konu sanayinin güncellenmesi”

Globaldeki ekonomik büyüme ile birlikte insanlığın dünyayı çürüttüğünü belirten Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ, “Bugün yaşadığımız kuraklık ortada. İnsan nüfusuna oranla ekonomide 10 kat büyüme ve bunun doğaya getirdiği tahribat var.

Ekonomi ile sürdürülebilirliğin birlikte çalışacağı modeller konuşuluyor. Herkes dijitalleşme ile birlikte veri yönetmeyi ve bunlarla ekonomiyi şekillendirmeyi gündemine aldı. İsterseniz katılır isterseniz dışında kalırsınız. Kimse bizi beklemez. Ama bu konu bizim her şeyimizi etkiler. Gelecek 10 yılı bunlar belirleyecek.

Asıl meselelerimiz seçim, EYT ve vergi affı değil sürdürülebilirlik olmalı. Biz kovitle beraber dünyanın B planı haline geldik. Bizi 60 farklı sektörde en iyi üretim yapan ülkelerden biri haline getirdi. Bunu yeni döneme zamanın ruhuna intibak ettirirsek geleceğimizi de şekillendirebiliriz. Türkiye ekonomisinin en önemli konusu sanayinin güncellenmesidir. Tarıma yeni teknolojilerin girmesi verimliliğin artmasıdır. Bunlar temel sorunumuz” ifadelerini kullandı.